Geçmişin hayaletlerinden kurtulmanın zamanı

Türkiye uzun zaman bağımsız bir Kürdistan’ı kendi toprak bütünlüğü için bir tehdit olarak algıladı. Çünkü işlediği günahın farkındaydı. Cumhuriyetle birlikte Kürt varlığını reddetmiş, Kürdistan ismini yasaklamış, bütün Kürtçe yer isimlerini değiştirmiş, Kürt kimliğinin kamusal görünürlüğünü ortadan kaldırmayı, Kürtleri asimile etmeyi bir devlet politikası haline getirmişti. Despotik bir laiklikle din ve vicdan özgürlüğünün sistematik olarak ihlal edildiği, siyasi haklar bakımından yerlerde ...

Devamı... »

Kırmızı bir çizginin kerametini sorgulamak

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık referandumuna gitme kararı tepki toplamış. Gazeteler öyle söylüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan kararı “üzücü”, Başbakan Binali Yıldırım ise “sorumsuz” olarak tanımladı ve her ikisi de Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını ifade ettiler. Buradan başlayalım: Her şeyden önce, Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak üstümüze vazife midir? “Bütün Iraklıların bir arada, bir devlet olarak yaşamasını istiyoruz” diyor Yıldırım. İstemek meşru ...

Devamı... »

Sığınmacıyı caninin önüne atmak

Önce Hürriyet’in haberini okuyalım: “Şanlıurfa’da kız arkadaşına saldıran Mehmet K., kendisine engel olmaya çalışan polisi darp etti. Çevredekiler arasında ise şahsın Suriyeli olduğu dedikodusu yayıldı, 150 kişilik bir grup kent merkezindeki Suriyelilere ait işyerlerine zarar verdi. Yaşanan olaylar üzerine öfkeli kalabalık grubu gören bazı Suriyeli işletmeciler işyerlerinin kepenklerini kapatıp evlerine çekildi.” Haber böyle. Tahribatın birkaç saniyelik videosunu da içeren linki ...

Devamı... »

Asker Suriye’de Suriyeliler için savaşmıyor

“Bizim askerimiz El Bab’da savaşırken neden Suriyeliler elini kolunu sallayarak dolaşıyor” diyenlere… Her şeyden önce Türkiye ordusu orada Suriyeli mülteciler için savaşmıyor. Suriye için de savaşmıyor. Türkiye ordusu orada “Türkiye’nin çıkarları” için, daha doğru bir ifadeyle, Türkiye devletinin Türkiye’nin çıkarları olarak gördüğü şey için savaşıyor. Suriyeli sığınmacıların bu işle alakası yok yani, onlar bu savaşın kurbanları sadece. Burada tek bir ...

Devamı... »

Neden vatanlarında kalıp da savaşmamışlarmış!

Neden ülkelerinde kalıp savaşmamışlarmış da buraya sığınmışlarmış! Bunu söyleyenler, hayatın, insanın ve savaşın doğası hakkında hiçbir şey bilmiyorlar demektir. Çünkü: Bir toplumun bütün unsurları savaşamaz; özellikle de toptan yok olma tehdidi varsa. Savaşabilecek durumda olanların savaşmamasının da objektif koşulları vardır. Her zaman kahramanlık veya cesaret meselesi değildir bu; canınızı vermeye hazır olsanız bile bazen bunu yapamazsınız. Dünyanın bin bir türlü ...

Devamı... »

Sınırlar ve sığınmacılar

Aslında bütün mesele, egemenlerin sınırı nereden çizdikleriyle ilgiliydi. Cetveli biraz daha aşağı kaydırsalar bugün “vatandaş” olacak insanlar “sığınmacı” oldular. Bugün bazılarının uzaylı gibi baktıkları Suriyeli göçmenler, Batılı devletlerle müzakereler farklı sonuçlansaydı, belki de bugün “milletimiz”in bir parçası olacaklardı. Antep ile Halep birbirinden bugün sandığımız kadar uzak değildi; araya sınır çekildiği halde Suruç’un sınır boyundaki sakinleri, namaz vakitlerini “öteki tarafta” kalan ...

Devamı... »

Söz rahatsızlıktan açılmışken

Dünkü yazımda Hürriyet’in “Karargah rahatsız” başlıklı yayını dolayısıyla bu kurumun demokratik sistemlerde gayet normal olan eleştirilerden rahatsızlık duymasını eleştirmiştim. Bugün de eleştiriden rahatsız olan “Karargah”a kurumsal sorumluluğunu hatırlatıp, ordunun demokratik reform ihtiyacına dikkat çekmek istiyorum. Daha yedi ay önce bir darbe girişiminin yaşandığı ülkede, ordu içinden birilerinin eleştirilerden alınıp ya da alınmış gibi yapıp, Hürriyet’e haber yaptırma geleneğini hortlatmaya çalışmasını ...

Devamı... »

Kurumsal alınganlık ve demokratik reform ihtiyacı

28 Şubat’ın yıldönümünde kötü bir şaka gibi. Epeydir kendisinden haber alamadığımız ve haber alamadığımız bu süre içinde hiçbir şekilde eksikliğini hissetmediğimiz “adı açıklanmayan üst düzey askeri yetkili” şimdi “Karargah” mahlasıyla Hürriyet’e konuşmuş. Gazetenin haberine göre bazı eleştiri ve iddialar, “TSK’yı yıprattığı gerekçesiyle Genelkurmay’da rahatsızlık yaratıyor”muş. Anlaşılan bazı kötü alışkanlıklar zaman geçse de değişmiyor ve fırsatını bulduğunda nüksediyor. Özellikle de demokratik ...

Devamı... »

Bu işin adaletle halledilmesi lazım

Geçenlerde bir doktor intihar etti. Gazeteler, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi hastanesinde biyokimya asistanı olarak görev yapan 30 yaşındaki Dr. Orhan Çetin’in FETÖ kapsamında açığa alındıktan sonra bunalıma girip intihar ettiğini yazıyor. Bu kaçıncı intihar bilmiyorum. Kimsenin çok da ilgilendiği yok aslında. Gündemi işgal etmiyor “FETÖ’cü”lerin başına gelenler. Bazıları 15 Temmuz’daki Gülenist darbeci çetenin yaptıklarını hatırlayıp onlara yönelik operasyondaki hak ihlallerine ...

Devamı... »

OHAL böyle yürütülmemeli

Türkiye 15 Temmuz’da korkunç bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kaldı. Böyle bir durumda Olağanüstü Hal ilan etmek meşru bir tedbiri ifade ediyordu. OHAL keskin kılıçtı ve olağanüstü özenli kullanmak gerekiyordu. Ama maalesef öyle olmadı. Ve son olarak 686 Sayılı KHK ile 330’u akademisyen, 4.500 civarında kamu görevlisinin işten atılmasıyla, OHAL yetkilerinin amacını aşan ve ihlal üreten bir şekilde kullanılması sorunu ...

Devamı... »