İktisat Bilimiyle Dalga Geçmek

Zaman kısıtlarım elverse, faiz oranları dışındaki başka konularda da yazabileceğimi düşünüyorum. En azından, amacım yazdığım konuları çeşitlendirmek. Fakat, bir önceki yazımda ifade ettiğim gibi, ülke olarak faiz oranlarına kafayı takmış durumdayız. Ben bu takıntıya dahil değilim, Allah sizi inandırsın. Sadece medyada, akademide, hükümette karşılaştığım bu konudaki bazı ifadelerin yetersizliği ve ...

Devamı... »

Ya Müdahale ya da Müdahale

1970’lerin büyük ekonomik sarsıntılarının öğrettiği bir ders vardı. Bu dersi, ekonomi politikasını belirlerken ince ayar yapma derdine düşme, politikanı mümkün olduğunca öngörülebilir kıl, böylece ekonomik aktörlerin beklentilerini oluşturmalarına ve planlama yapmalarına engel çıkarma şeklinde özetleyebiliriz. Fakat öyle görünüyor ki, gelişmiş ülkeler 2008 çöküşünden sonraki dönemde bu dersi tamamen unutmuş görünüyor. ...

Devamı... »

Bir Özelleştirme Gerekçesi

Olağan üstü, hatta harikalar diyarında yaşayan bir medyamız var. Böyle olmasaydı, devlete her yeni memur alımını, devlet çalışanları maaşlarındaki her artışı, her avanta kredi haberini, devletin her sektörel kıyağını, ve saire devlet ihsanlarını “müjdeler olsun, yaşasın, sevinin, coşun” gibi bir havada haber yapan bir medyamız olmazdı. 1990’lar Türkiye’de popülizmin şaha ...

Devamı... »

Kolay Kredi Kolaycılığı

  Dünya gazetesinin 30.07.2013 tarihli “‘Sıfır faiz’ besiciye pahalıya mal oldu!” başlıklı haberi etrafımızı sarıp sarmalayan kolay kredi kolaycılığının başarısızlığına hayli güzel bir kanıttan bizi haberdar etmekte. Önce, Arzu Alp ve Derya Eğrican Güleç’in hazırladığı bu haberin esas öneme sahip detaylarına bakalım. Gazetenin birinci sayfasında kötü haberi alıyoruz. “Hayvan varlığı ...

Devamı... »

Beyaz Türklerin Ekonomisi

Doğru! Bizim sahte “Cumhuriyet”imiz bu halka çok sayıda yalan söylemiştir. Bunlardan birisi de “İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle” olduğumuz şeklindeki resmi ideoloji propagandasıdır. Mehmet Barlas’ın adeta tek başına bu ülkenin politik hafızası olduğunu düşünürüm. İktisat tarihimizden bize hatırlattığı ilginç bir tecrübe, inanıyorum ki, cumhuriyet dönemi ekonomik kurumlarımızın yapısı ve bu ...

Devamı... »

Ağır Çekim Bir Darbe Olarak 17 Aralık Süreci

Do not give in to evil, but proceed ever more boldly against it. –Virgil “İyicil amaçlar kötücül yöntemleri meşrulaştırır mı?” Arthur Koestler “Gün Ortasında Karanlık”, “Geliş ve Gidiş”, “Gladyatörler”den oluşan roman üçlemesinde bu sorgulamayı son derece güzel ve başarıyla yapar. Bu edebî üçleme insan aklının bedenî zevklerin sunduğundan çok daha ...

Devamı... »

Liberalizmin Vakti Gelmedi mi ya da Yarım Liberaller Ne Alemde?

Gelişmeler ümit kırıcı. Bu ülkede “olağan üstü günler” hiç bitmeyecek bir kâbus gibi. Normalleşme bu topraklara bu kadar yabancı kalmak zorunda değil. Tam liberalleşme gerçekleşinceye kadar, sıra dışı ama yorucu ve enerji israfına neden olan günler devam edecek. Biraz daha olumlu gelişmelerle heyecanlandığımız bir ülkeyi hak etmiyor muyuz? Önce Bican ...

Devamı... »

Kartaca’da Faiz Lobisi Fobisi

“Toplumlar balığa benzer; çürümeleri hep beyinden başlar.” – Bir Çin atasözü. Politik Gündemimizin Bir Yansıması Olarak Faiz Lobisi Söylemi Doğrusu son zamanlarda ben de kendimi naif hissetmeye başladım. Atilla Yayla’ya katılmamak mümkün değil. Zor memleket. Akıl, mantık, izan, ara ki bulasın (I).  Havasından geçilmez entelektüellerimiz arasında bile bu erdemler norm ...

Devamı... »

Finansal Müdahale Dürtüsü

“Hiçbir şey, ticaret ile daima güçbela tanışık ve daima mesleksiz ukalalar tarafından, her çağda para faizi konusunda yapılan yasalar ve kilise kanunları yığınından daha eğlendirici olamaz.” Richard Cantillon, Essai, s. 211. Haberler pekiyi değil bence. Kredi kartları ve tüketici kredilerine yeni bazı kısıtlamalar getiren düzenlemeler Resmi Gazete’de yayınlandı. Bankacılık Düzenleme ...

Devamı... »

Gezi Parkı’nın Ölü Meşruiyeti

Her zamanki gibi, “olağanüstü günlerden geçtiğimiz şu dönemde” fikirler piyasamızın bütünündeki her yorumu yakalamak gittikçe zorlaşıyor. Bunun, belki de, entelektüel derinlik kazanan bir düşünce iklimine işaret ettiği öne sürülebilir. Eğer öyle ise, buna sevinmemek mümkün değil. Gezi ve sonrasının ateşli gündeminde Mustafa Erdoğan hocamızdan hemen hiç ses çıkmamıştı. Bunun kendisinin ...

Devamı... »