Kapitalizm işsizlik üretir mi?

Gülay Göktürk Akşam’daki 24 Kasım yazısında, teknolojik işsizlik argümanının popüler ve yeni gibi görünen bir izahını yaptı. Ve sanırım bu benim şimdiye kadar ki en az beğendiğim yazısı oldu. ‘Yeni gibi görünen’ dedim çünkü bu argüman hep vardı. Örneğin, Mises ona 1931’deki bir yazısında değindiğinde adı “üretimin rasyonalizasyonu” idi. Mises’in ...

Devamı... »

Asgari ücretin gereksizliği

Politikacılar, bilhassa seçimler öncesinde, yapabilecekleri üzerinde herhangi bir sınır yokmuş gibi konuşurlar. Adeta tek mesele ‘vaadin’ seçim bildirgesinde yer almasıdır. Asgari ücretin 1.300 liraya artırılması konusu kazın ayağının öyle olmadığına güncel bir örnek. Basit gerçek şudur ki, asgari ücreti ne kadar artırırsanız uzun vadeye yayılan işsizliği o kadar yükseltirsiniz. Bu, ...

Devamı... »

Washington mutabakatı diye bir efsane

Sol efsaneler üretmekte bir hayli mahirdir. Bir bakıma efsanelere muhtaçtır da. Bulgaristan sosyalizmin demir perdesi altındayken, insanların daha müreffeh olduğuna dair bir söylemi solcu bir iktisat profesöründen duyduğumda şaşırmamış ve kulaklarıma inanmıştım. “Washington Mutabakatı” bu efsanelerden birisi. Sözüm ona neo–liberal hegemonyaya dair kuru gürültünün kullandığı bir malzeme. İfadeyi ilk kez ...

Devamı... »

Beton üretmek sorun mu?

Türkiye ekonomisinin 90’lardaki gidişatını en iyimser bakış açısıyla bile ağır–aksak ve vasat ifadeleriyle nitelendirebiliriz. 2000’lerde ise genişleyen ve derinlik kazanan gerçek bir ekonomik büyüme vardır. 2000’lerin dramatik dönüşüm geçiren ekonomi politikası ve çok daha verimli çalışarak asıl ‘zenginlik üretme’ işini üstlenen özel sektörü bu büyümenin temelini kurdu ve üstüne de ...

Devamı... »

Para politikası aldatınca

Ünsal Çetin Para politikasının gelir/servet ve sermaye dağılımı üzerindeki tesirlerini ilk olarak Richard Cantillon incelemişti. Cantillon’dan sonraki bazı büyük iktisatçılar için de bu tesirlerin izini sürmek önemli olmaya devam etti. Fakat 20. yüzyılın ortalarına doğru Keynesyen ve müdahaleci iktisat paradigmasının yükselişi ile birlikte işler değişmeye başladı. Önce parasal politikanın yalnızca ...

Devamı... »

Özelleştirmenin asıl gerekçesi

Türkiye’de genel olarak medyanın, iş adamlarının, üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin serbest piyasa ekonomisine bakışı bir hayli sorunlu. Serbest piyasa ekonomisinin ne olup olmadığına dair bir bilgisizlik kesinlikle bunun sebeplerinden birisi. Diğer önemli bir sebep ise devletçi–müdahaleci anlayış ile popülist fikirlerin doğal bir birlikteliğinin hemen hemen her yerde bulunur olması. Medya ...

Devamı... »

Federal Rezerv’in (FED) kısa tarihi (1)

2008 krizinden bu yana Federal rezerv ve kısaltması ‘Fed’i çok daha fazla duyar olduk. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hepsi artık kendi merkez bankalarının politikalarına ilâveten Fed’in söylem ve eylemlerine de dikkat kesiliyor. Bizde de Fed’in TCMB’nin ardından adeta ülkenin ikinci merkez bankası konumuna yerleştiğini söylemek mümkün. Bu durum merkez ...

Devamı... »

Kolay kredi kolaycılığı

Bankacılık ve kredi tahsis işi ekonomi içerisinde elbette çok kritik ve yeri başka bir şeyle doldurulamaz bir fonksiyon icra etmekte. Bununla birlikte, ondan yapabileceğinden daha fazlasını talep etmek ve birilerine ya da herkese kolay kredi tahsis edilemediği için ekonomik büyümenin önünde yapay engellerin oluştuğunu düşünmek ağır bir hata olur. Elimizde ...

Devamı... »

Bir Amerikan hikâyesi

Amerikan ekonomisi 2000’li yılları Nasdaq balonunun patlaması sonucunda zaten bir durgunlukla karşılamıştı. 11 Eylül’ün getirdiği ekonomik maliyet bir yana, psikolojik tahrip dillere düşmüştü. Güvenlik bürokrasisi ve regülasyonu dallanıp budaklandı. Bir şeyler yapma dürtüsü o kadar güçlüydü ki, alelacele girişilen Afganistan işgali oğul Bush’u kesmedi, II. Körfez Harbi başlamıştı ve Irak, ...

Devamı... »

Beyaz Türklerin ekonomisi

Biz hiçbir zaman ‘İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle’ olmadık. Bu söylemin amacı tam olarak bu gerçeği örtmekti. İmtiyazlı olanlar, imtiyazsızların sesini kısmak için bu ifadeyi zihinlerimize kazımaya çalıştılar. Ne mutlu ki, yavaş ama istikrarlı bir şekilde toplum olarak hafızamız yerine geliyor. Ve hafızamızın bu geri dönüşü Türkiye’nin bugününü daha iyi ...

Devamı... »