Burgaz’ın Para Politikası

Türk Dil Kurumu’nun internet sitesi Türkçe sözlüğüne “demagog” yazdığınızda size “İsim, Laf cambazı” şeklindeki kısa tanımı ve Necip Fazıl Kısakürek’ten “Demagog, kelime oyunu içinde hakikati güme götüren bir hokkabazdır” örnek cümlesini verir. Hakikatin güme gitmesi için saçmalıktan ibaret nedensellikleri anlatır bize demagog. Örneğin, finansal kesimin elini ayağını kesmeden seçmenlerin hür ...

Devamı... »

Reel enflasyon oranımız – II

Önceki yazımda 2005–2015 dönemine ait reel enflasyon oranı hesaplaması ve grafiğine dair bazı temel tespitlere değinmiştim. Grafiğin yorumu ve sonuçları adına önemli birkaç ekleme daha yapmamız mümkün. Öncelikle, söz konusu çalışma Birol Kovancılar’ın 7 Ocak yazısında Türkiye ekonomisi için yaptığı ‘düşük verim sorunu’ teşhisini teyit eder niteliktedir. 2005–15 dönemi toplam ...

Devamı... »

Reel enflasyon oranımız – I

Enflasyon oranları makroekonomik sıhhatimizin temel göstergelerindendir. Nitekim Türkiye’nin 90’ları ile 2000’lerini enflasyon oranları üzerinden karşılaştırdığımızda dramatik bir dönüşümü görmemek mümkün değildir. 90’larda enflasyon hem çok yüksekti hem de önemli ölçüde dalgalı seyrediyordu. 2000’lerde oranlar yüzde 10’un altına düştü ve daha fazla öngörülebilirlik kazandı. Bunun adı aynı zamanda ‘yapısal bir dönüşümdür’ ...

Devamı... »

Müşteri kazanmak, ama nasıl?

Berat Özipek 10 Aralık yazısında “Büyük siyasi sorunlar arasında” küçük gibi görünen ancak “bir dizi ihlalin bir arada yaşandığı” bir sorunu ele almıştı. Bu sorunu ‘firmaların telefonla pazarlama, satış ve müşteri kaybını engelleme amaçlı faul niteliğindeki taktikleri’ şeklinde tanımlayabiliriz. Özipek haklı olarak “Cep telefonlarına musallat olan ve engellenmeye karşı sürekli ...

Devamı... »

Küresel serbest ticaret için gerekçe

Akıllı telefonların standart teknoloji olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Bizler için artık ‘mazide kalan’ telgraf 1851’de icat edilmişti. Devasa tesirlere sahip olan bir yenilikti bu. Telgrafa kadar en etkin iletişim yöntemi, lütfen gülmeyin, posta güvercinleriydi. Tahmin etmek zor değildir ki, bu yeni iletişimden rahatsız olanlar vardı. Meşhur Rothschild ailesinin bir üyesi ...

Devamı... »

Rekabetin değeri

1990’lara kadar Türkiye’de özel televizyon kurmak yasaktı. Bugünden geriye bakınca böyle bir gecikmeye nasıl tahammül gösterdik, hayret etmemek mümkün değil. Bu gecikme ayrıca 1980’lere kadar hükmeden zihniyetin ne kadar ‘koyu devletçi’ olduğunun göstergelerinden birisidir. 90’lar boyunca özel televizyonların başarısını hep beraber izledik. Fakat yine bir sorun vardı. Rekabetin işleri ne ...

Devamı... »

Yargısız infaz

Petrol fiyatları yükselince kapitalizm sömürücü diye bağırıp çağırırlar. Fiyatlar dibe vurunca birden bire sessizliğe gömülmez ve aynı nakaratı tekrar ederler. Çünkü kapitalizm hakkındaki hüküm herhangi bir delilden önce verilmiştir. Kapitalizm mahkûm edilmek için başarısız olması gerekmeyen bir sistemdir. Su geçirmez bir öğrenmeme inadı var. Zenginlik ve refahın geniş kitlelere yayılmasının ...

Devamı... »

Kapitalizm işsizlik üretir mi?

Gülay Göktürk Akşam’daki 24 Kasım yazısında, teknolojik işsizlik argümanının popüler ve yeni gibi görünen bir izahını yaptı. Ve sanırım bu benim şimdiye kadar ki en az beğendiğim yazısı oldu. ‘Yeni gibi görünen’ dedim çünkü bu argüman hep vardı. Örneğin, Mises ona 1931’deki bir yazısında değindiğinde adı “üretimin rasyonalizasyonu” idi. Mises’in ...

Devamı... »

Asgari ücretin gereksizliği

Politikacılar, bilhassa seçimler öncesinde, yapabilecekleri üzerinde herhangi bir sınır yokmuş gibi konuşurlar. Adeta tek mesele ‘vaadin’ seçim bildirgesinde yer almasıdır. Asgari ücretin 1.300 liraya artırılması konusu kazın ayağının öyle olmadığına güncel bir örnek. Basit gerçek şudur ki, asgari ücreti ne kadar artırırsanız uzun vadeye yayılan işsizliği o kadar yükseltirsiniz. Bu, ...

Devamı... »

Washington mutabakatı diye bir efsane

Sol efsaneler üretmekte bir hayli mahirdir. Bir bakıma efsanelere muhtaçtır da. Bulgaristan sosyalizmin demir perdesi altındayken, insanların daha müreffeh olduğuna dair bir söylemi solcu bir iktisat profesöründen duyduğumda şaşırmamış ve kulaklarıma inanmıştım. “Washington Mutabakatı” bu efsanelerden birisi. Sözüm ona neo–liberal hegemonyaya dair kuru gürültünün kullandığı bir malzeme. İfadeyi ilk kez ...

Devamı... »