İnsanlığın Sonunu Getiren İktisat Meteoru

38’inci doğum günüm olduğu için güne iyi başlamayı ümit ediyordum. Öyle de oldu, beklentimin de ötesinde. Bir iktisat köşe yazısı okudum ve dünyam değişti. Eminim siz de okuyunca bunun sebebini anlayacaksınız (I). Aslında, bir süre önce Adem Simit isimli köşe yazarının ‘kapitalizm şeytandır’ tadında bir yazısını okumuş ve bu yazıyı, ...

Devamı... »

Berktay’ı Destekleyen İktisat

Çözüm Süreci henüz buzdolabına kaldırılmamışken, ülkemizin bazı sahte elitleri süreç başarılı olacak diye çok korktular. İçinde liberalimsi bazı tipleri ve Algıları Ayarlama Enstitüsü’ne yazılan -fikir değil- nefret değirmenlerini de barındıran bu grup şu anki buzdolabı sürecini ise kendi haklılıklarının bir işareti olarak yorumluyorlar. Siyasete, siyasetçiye ve siyasî süreçlere hareket alanı ...

Devamı... »

Bir TCMB Metnine Dair Eleştiri

TCMB’nin ücretsiz yayını olarak kamuoyu ile paylaşılan “Merkez Bankası Bağımsızlığı/ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Bağımsızlık” metninin ilk paragrafını okuduğumda şaşırmaktan kendimi alamadım. Çünkü okuduğum cümle TCMB’ye yakıştıramadığım hatalı bir bilgiyi içermekteydi. “Önceleri merkez bankaları, para politikasını yürütmekten ziyade, hükûmetin veya devletin bir bankası olarak para basmak veya gerektiğinde piyasalara ...

Devamı... »

Korumacılığın bedeli

14 Mart Pazartesi günü Sabah gazetesi Ekonomi-Finans sayfasında çıkan “Çelikte koruyucu vergi geliyor” başlıklı haber bize dış ticaret sınırlandırmalarının maliyeti yokmuş gibi düşünmenin güzel örneklerinden birisini vermektedir. Bilhassa konu dış dünya ile ticaret olduğunda, gazetecilerimiz, iş adamlarımız, politikacılarımız bu hayal ürünü ‘maliyetsiz müdahaleler’ dünyasına hızlı bir geçiş yapmaktadır. Haberin ilk ...

Devamı... »

Bankacılığı Savunmak

Liberallerin, gerçek liberallerin işi zor bu ülkede. Liberal iktisatçıların işi ise daha da zor. Partizanlar, demagoglar, şarlatanlar, menfaatperestler bol ama ‘iktisadî anlayış’ son derece kıt. Kelli felli köşe yazarları iktisadı kendi kişisel bağnazlıklarına kurban etmiş bir halde. Neo-Marksist hegemonyanın muhtelif, türlü çeşitli izdüşümlerini Beyaz Türklerin Marx aşkından Cumhurbaşkanımızın ‘faiz nefretine’ ...

Devamı... »

Et fiyatlarında müdahale kargaşası

Devletin ekonomi politikasındaki sorunlu herhangi bir muhteva kaçınılmaz şekilde ‘yansıma bir soruna’ giden yolu döşüyor. Ülkenin ekonomik meseleleri konuşulur ve tartışılır iken çerçeve paradigma müdahale ve müdahale, başka bir şey değil. Piyasaları serbestleştirme ve devleti geri plana itme asla akla dahi getirilmemesi gereken bir ayıp gibi. Canlı hayvan ve karkas ...

Devamı... »

Burgaz’ın Para Politikası

Türk Dil Kurumu’nun internet sitesi Türkçe sözlüğüne “demagog” yazdığınızda size “İsim, Laf cambazı” şeklindeki kısa tanımı ve Necip Fazıl Kısakürek’ten “Demagog, kelime oyunu içinde hakikati güme götüren bir hokkabazdır” örnek cümlesini verir. Hakikatin güme gitmesi için saçmalıktan ibaret nedensellikleri anlatır bize demagog. Örneğin, finansal kesimin elini ayağını kesmeden seçmenlerin hür ...

Devamı... »

Reel enflasyon oranımız – II

Önceki yazımda 2005–2015 dönemine ait reel enflasyon oranı hesaplaması ve grafiğine dair bazı temel tespitlere değinmiştim. Grafiğin yorumu ve sonuçları adına önemli birkaç ekleme daha yapmamız mümkün. Öncelikle, söz konusu çalışma Birol Kovancılar’ın 7 Ocak yazısında Türkiye ekonomisi için yaptığı ‘düşük verim sorunu’ teşhisini teyit eder niteliktedir. 2005–15 dönemi toplam ...

Devamı... »

Reel enflasyon oranımız – I

Enflasyon oranları makroekonomik sıhhatimizin temel göstergelerindendir. Nitekim Türkiye’nin 90’ları ile 2000’lerini enflasyon oranları üzerinden karşılaştırdığımızda dramatik bir dönüşümü görmemek mümkün değildir. 90’larda enflasyon hem çok yüksekti hem de önemli ölçüde dalgalı seyrediyordu. 2000’lerde oranlar yüzde 10’un altına düştü ve daha fazla öngörülebilirlik kazandı. Bunun adı aynı zamanda ‘yapısal bir dönüşümdür’ ...

Devamı... »

Müşteri kazanmak, ama nasıl?

Berat Özipek 10 Aralık yazısında “Büyük siyasi sorunlar arasında” küçük gibi görünen ancak “bir dizi ihlalin bir arada yaşandığı” bir sorunu ele almıştı. Bu sorunu ‘firmaların telefonla pazarlama, satış ve müşteri kaybını engelleme amaçlı faul niteliğindeki taktikleri’ şeklinde tanımlayabiliriz. Özipek haklı olarak “Cep telefonlarına musallat olan ve engellenmeye karşı sürekli ...

Devamı... »