Finansal Baskıcılık Çözüm Değil

“Kolay Kredi Kolaycılığı” başlıklı yazım Avusturyacı İktisadi Dalgalanmalar teorisinin kendisini ziraat sektörü özelinde resmettiği bir tecrübe hakkındaydı. O zamandan bu yana hem küresel seviyede hem de Türkiye’de ekonomik müdahalecilik yeni mevziler kazandı. Ekonomik sorunları kolay kredi ile çözme çabası Türkiye’de de kolaycılık aşamasını geçip, kreditizm olarak adlandırılan sistematik bir nitelik kazandı. 2008’den sonraki bazı gelişmeler meydanı daha fazla kreditizm için ...

Devamı... »

Finans Merkezi Olmak İçin

Türkiye ‘gerçekten’ bir finans merkezi olabilir mi? Olmasının faydaları bu kadar net ve ortada iken, neden halen bu yolda işe yarayacak adımlar atamıyoruz? Finans merkezi olmak için yapılabilecek somut reform listesi nedir? Türkiye’nin potansiyelinden bahseder dururuz yıllardır ve yıllardır. Aynı anda pek çok şey olmak isteriz. Olabilecek iken hep potansiyelden bahsetmek ama somut adımlarla ilerleyememek zihniyet dünyamıza ait sorunlardan birisi. ...

Devamı... »

Liberalizm ve Altın Standardı

Liberal düşünceyi 20. Yüzyıl’ın ikinci yarısında Avusturya, Şikago ve Kamu Tercihi okulları ayağa kaldırdı. Bu üç okul büyük bir fikri geleneği çağın gereklerine göre yeniden ele aldı. Onu güncelledi, geliştirdi. Liberal demokrasi dediğimiz ‘sınırlı devlet ve serbest piyasa’ sisteminin çok daha teferruatlı bir anatomisini sundu. Bu üç okulun devletçiliğe, Keynesyenizme, neo–merkantilizme, sosyalizme ve faşizme karşı fikir savaşı kusursuz ve kesin ...

Devamı... »

Enflasyonun Nedeni

Naçizane, yazılarımın çoğu para politikası ve makroekonomi hakkında. Daha geniş bir literatürü okuyor olmama rağmen, yazı çalışmalarım bu konuda yoğunlaştı. Enflasyonun nedeni hakkındaki bu yazının belki de para politikasına dair yazılarımın ilki olması gerekirdi. Ama hayatın, gündemin zorlukları ve öncelikleri nedeniyle bugüne kaldı. Geç olması hiç olmamasından iyidir diyelim. Fiyat seviyelerini belirleyen iki ana etken vardır. Birisi, üretim faktörleri toplam ...

Devamı... »

Ayşe Teyze’nin asıl sorunu

Bu ülkede yıllarca ABD emperyalizmi ile ilgili sol belagatin ‘kahrolsun…’ listesinde doların egemenliği, eksik olmayan bir süs ve dolgu malzemesi olarak kullanıldı. Şu son zamanların dolar yükselişinin kimi solcuları böylesine sevindireceğini, onların böyle bir çelişkiye de düşeceklerini göreceğimiz varmış. Tabiî bu durum, 2013 sonrasına ait hızlandırılmış ülke gündeminde artık çok fazla şaşkınlık duymamıza neden olmuyor. 2008 sonrası dolar nispî bir ...

Devamı... »

Fiyat istikrarını gerçekten istiyor muyuz?

Kimileri için bu ülkede artık enflasyon da dış güçlerin oyunu. Maliyet enflasyonu denen teorik yanılgının böyle bir hatalı düşünceye nasıl arka çıktığını görmek iktisadi düşüncenin ciddi öğrencilerinin üstüne vazife olmalı. Yine iktisadın ciddi öğrencileri fiyat istikrarının ekonomik istikrarı garanti etmediğine de dikkat etmeli. Ölçülen enflasyon neredeyse sıfırken, merkez bankasının bir ülkenin sermaye dağılımını faiz oranları üzerinden kapsamlı şekilde nasıl çarpıtabileceğini, ...

Devamı... »

Futboldan makroekonomiye giden bir yol vardır…

Spor ekonomisi yazarı Tuğrul Akşar’ın “Ali Koç’un en büyük engeli ‘her sene şampiyonluk’ şiarı” başlıklı makalesinden; “Fenerbahçe ölçeğinde, misyonunda ve vizyonunda olan bir kulüp için en büyük handikap, içinde bulunduğu yetersiz ekonomik ve mali yapıya rağmen ‘her sene şampiyon olmak’ şiarıdır… Bu anlayış, (taraftarın sürekli şampiyonluk beklentisi) Fenerbahçe’yi ‘sürekli pedal çevirmeye’ zorluyor… Sürdürülebilir bir mali yapı ve büyümeye sahip olamayan ...

Devamı... »

Kapitalizmin Ahlâkî Üstünlüğü

Küresel refah durumuna dair kara propaganda ‘gerçeklik sonrası’ (post–truth) siyasetinden de güç alarak böylesine çok gürültü çıkarabilmektedir (I). “Olgulardan kopuk gerçeklik üretim ve kullanımına dayalı yeni siyaset” sadece politika dünyasında değil, akademi ve medyada da rağbet görmektedir. Akademi dünyasından en iyi örnek bence Thomas Piketty ve haksız şöhrete sahip kitabı Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital’idir (II). Medya bu sakat gayretin sayısız, ...

Devamı... »

Türkiye’nin Derin Özelleştirmesi

Kentsel dönüşümün Türkiye ekonomisinde çok kritik bir ‘yapısal dönüşüm’ anlamına geldiğini ilk ifade edenlerden birisiyim (I). Bir orijinallik iddiam yok. Esasen yaptığım şey, kısaca ifade edecek olursak, Hernondo de Soto’nun Sermayenin Sırrı isimli kitabındaki (II) fikirleri bizim şehirlerimizin gelişimine uygulamaktı. Kentsel dönüşüm ile “ülkenin gayrimenkul varlığının hukukî bir mülkiyet hakları zeminine kavuşmasını” sağladığımızı, bu sayede “kredi işlemlerinde teminat gösterilebilir, ‘âtıl ...

Devamı... »

2017 İlk Çeyreği: Ekonomi Doğal Yörüngede

2016’nın ekonomik defterini kapatırken (I) 2017 için neden iyimser olduğumu da ifade etmiştim. TÜİK’in bugün yayınladığı veriler (II) bu iyimserliğimin yeterince rasyonel olduğuna işaret ediyor. Enflasyondan arındırılmış gayrisafi yurtiçi hâsıla 2017 birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre % 5 arttı. Üretim yöntemiyle ve cari fiyatlar üzerinden gayrisafi yurtiçi hâsıla ise ilk çeyrekte % 14,3 artarak 641 milyar 584 ...

Devamı... »