Özgürlük korkusu

Kendilerinin tanımladığı bir liberalizmi liberallerin savunduğu liberalizmmiş gibi eleştirenlerin ve her insan toplumunda karşımıza çıkması mukadder problemlerin liberal ilkelerin uygulanmasından doğduğunu sananların temel korkusu, insanların özgür olmasıdır.  Çizgileri teferruatta farklılaşsa da böylelerinin ortak özelliği insana güvenmemek; insanı kendi tercihlerini yapmaya muktedir, akıl fikir sahibi bir varlık olarak görmemek; insanın sıkı bir kontrol ve denetim altında tutulmasını istemektir. Bunu ne adına ...

Devamı... »

Atilla Yayla – Özgürlük korkusu

Kendilerinin tanımladığı bir liberalizmi liberallerin savunduğu liberalizmmiş gibi eleştirenlerin ve her insan toplumunda karşımıza çıkması mukadder problemlerin liberal ilkelerin uygulanmasından doğduğunu sananların temel korkusu, insanların özgür olmasıdır. Çizgileri teferruatta farklılaşsa da böylelerinin ortak özelliği insana güvenmemek; insanı kendi tercihlerini yapmaya muktedir, akıl fikir sahibi bir varlık olarak görmemek; insanın sıkı bir kontrol ve denetim altında tutulmasını istemektir. Bunu ne adına ...

Devamı... »

Özgürlük üzerine birkaç söz

Farklı dinlere ve kültürlere mensubiyet, insanları aynı varlık türüne dâhil edilmelerini imkânsızlaştıracak ölçüde birbirinden farklılaştırmıyorsa, temel insanî değerlerin en başında gelen özgürlüğün birbirinden tamamen farklı tanımları yapılamaz.  Başka bir deyişle, özgürlük, farklı “irfan ve felsefe havza”larına bağlı olarak farklı şekillerde tanımlanamaz. Tanımlanabileceğini kabul edersek, hem birbirimizle bu kavram aracılığıyla iletişim kuramayız hem de kavram gerekleri konusunda mutabakat sağlayabileceğimiz ve siyasî-hukukî ...

Devamı... »

Bazı ülkeler niçin fakir?

Bazı ülkeler niçin fakir?” aslında yanlış bir soru. Zira, zenginliğin kural, fakirliğin istisna olduğu varsayımına dayanmakta.  Bu sorunun ardında yatan kavrayış-mantık, zenginliğin normal-olağan bir durum olduğunu, fakirliğin olağandan bir sapma teşkil ettiğini esas almakta. Oysa, tam tersinin doğru olduğunu iktisat tarihi çalışmalarından biliyoruz. Tarih boyunca fakirlik genel insanlık durumu olmuş, zenginlik bir sapma teşkil etmiştir. Fakirliğin ve fakirlikten çıkışın tarihi ...

Devamı... »

Atilla Yayla – Bazı ülkeler niçin fakir?

Bazı ülkeler niçin fakir?” aslında yanlış bir soru. Zira, zenginliğin kural, fakirliğin istisna olduğu varsayımına dayanmakta.  Bu sorunun ardında yatan kavrayış-mantık, zenginliğin normal-olağan bir durum olduğunu, fakirliğin olağandan bir sapma teşkil ettiğini esas almakta. Oysa, tam tersinin doğru olduğunu iktisat tarihi çalışmalarından biliyoruz. Tarih boyunca fakirlik genel insanlık durumu olmuş, zenginlik bir sapma teşkil etmiştir. Fakirliğin ve fakirlikten çıkışın tarihi ...

Devamı... »

Atilla Yayla – İslam, Liberalizm ve Özgürlük

Bazı İslamcı yazarlar İslam ile liberalizm veya İslam ile liberalizmin özgürlük kavrayışı arasında karşılaştırmalar yaparak ilginç fakat mantıksız sonuçlara ulaşıyorlar.  En başta belirtmek gerekir ki, tam bir liberalizm-İslam karşılaştırması yapmak hem gereksiz hem imkânsızdır; zira liberalizm gevşek, açık uçlu bir ideoloji İslam ise bir dindir. Tam karşılaştırma her türün kendi içinde yapılmak zorundadır. İslamcıların liberalizme, özellikle liberal özgürlük konseptine yönelik ...

Devamı... »

Atilla Yayla – İslam, Liberalizm ve Özgürlük

Bazı İslamcı yazarlar İslam ile liberalizm veya İslam ile liberalizmin özgürlük kavrayışı arasında karşılaştırmalar yaparak ilginç fakat mantıksız sonuçlara ulaşıyorlar.  En başta belirtmek gerekir ki, tam bir liberalizm-İslam karşılaştırması yapmak hem gereksiz hem imkânsızdır; zira liberalizm gevşek, açık uçlu bir ideoloji İslam ise bir dindir. Tam karşılaştırma her türün kendi içinde yapılmak zorundadır. İslamcıların liberalizme, özellikle liberal özgürlük konseptine yönelik ...

Devamı... »

Kapitalizmden kurtulmalı mıyız?

Geçtiğimiz günlerde İstanbul renkli ve sıcak olaylara sahne oldu. IMF ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları bu tarihî şehrimizde yapıldı. Çok sayıda yabancı katılımcı dünyanın her yanından İstanbul’a aktı. Küreselleşme karşıtları bol bol gösteri yaparak toplantıları protesto etti. Bir sosyalist gazeteci IMF başkanına ayakkabı fırlattı. Değişik gruplar Taksim, Dolmabahçe gibi yerlerde nümayişler gerçekleştirdi. Ne yazık ki zaman zaman şiddet de kullanıldı ...

Devamı... »

Askerin dili ve demokrasi

Güneydoğu’da şiddeti siyasal bir araç olarak kullanan PKK’yla silah kullanarak mücadele eden iki kamusal organ var: Askeriye ve polis teşkilâtı. Her iki kurumdan da çarpışmalarda hayatını kaybedenler oluyor.    Her ikisi de toplum tarafından güvenlik hizmetiyle vazifelendirilen ve bunun için gerekli yetki ve araçlarla donatılan askeriye ile polis teşkilâtı arasındaki fark bununla kalmıyor. Hem kendileri hem de ağırlıklı olarak medya ...

Devamı... »

Hangi İktisat?

Yirminci yüzyılda yaşanan kıtlıklar ve yokluklar piyasa ekono-misinin değil, muhteris siyasî projelerin, hak–hukuk bilmez diktatoryaların, obur toplum mühendislerinin eseridir. “Tüke¬tim toplumu olma”, “tüketmecilik” gibi lâflar, modası geçmiş, hiçbir anlamı olmayan lâflardır. Hiçbir piyasa ekonomisi müda¬fii yazar,“Tüketebildiğin kadar insansın.” dememiştir. 1– İktisat ciddî bir disiplinse “Başka bir iktisat mümkün” (Radikal 2, 22 Temmuz 2001) diyenlerin literatüre geçmiş iktisat teorilerinden birinin izini ...

Devamı... »