Yeni anayasayı kim yazmalı?

Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunda herkes mutabık görünüyor.Umarım gerçekten öyledir. Bazı partilerin verdikleri işaretler iç açıcı olmaktan uzak. CHP’nin kırmızı çizgileri süreci daha başından sakatlayabilir. Zira, bu çizgiler CHP’nin anayasasının sert resmî ideolojiden arındırılması gereğine inanmadığını gösteriyor. MHP’nin ne düşündüğünü ben anlayabilmiş değilim. Yeni anayasa istiyorum diyor, ama, istediği anayasa otoriterizmi ve etnik vurgusu kuvvetlendirilmiş bir anayasa mı, yoksa ...

Devamı... »

Sağlıkta planlamacılık ve özel muayenehaneler

Sağlık çok çetrefil ve zorlu bir alan. Bu yüzden, sektörle ilgili konularda ucuzcu genellemeler yapmaktan ve mucizevi öneriler geliştirmekten uzak durmak lazım. Ancak, serbest hekimlere yapılan muamelenin haksızlık ve yanlışlığı gün gibi aşikâr. Meslek seçme ve icra etme, kendi işlerini kurma hakları örtülü yollarla ellerinden alınmak isteniyor. İnsan haklarına açıkça aykırı bu durum ne yazık ki medyada ve siyasette yeterince ...

Devamı... »

Özgürlük ve serbest hekimlik

Özgürlük büyülü bir kelime; özellikle başı sıkışanlar için. Bu yüzden olsa gerek, yerli yersiz, doğru yanlış, sık sık kullanılır.Bireylerin olduğu kadar ülkelerin de özgürlüğünden söz edilir. Meselâ, Amerikan filmlerinde, kahramanlar, her fırsatta, “burası özgür bir ülke” der. Özgürlük teorisinden habersiz olanlar, bu kullanımdaki özgürlüğün bireye atfedilen özgürlükle aynı duruma tekabül ettiğini zanneder. Oysa “özgür bir ülke”nin tam karşılığı “özgürlükçü bir ...

Devamı... »

Liberaller ve siyaset

Türkiye’de belli ilkeleri felsefî-ahlakî seviyede kabul etme ve sonuçlarından bağımsız olarak onların bilinçli takipçiliğini yapma anlamında liberal olanların sayısının, en iyimser tahminle, binlerle ifade edilebileceğini sanıyorum.12 Haziran seçimlerinde bu fikirdaşlarımın siyasî tercihleri, bildiğim kadarıyla, monolitik bir bütün olarak boy göstermedi. Dağınık ve hatta çelişik yönelimlerden oluşan bir yelpaze teşkil etti. Bir başka deyişle liberaller ya farklı partilere oy verdi, ya ...

Devamı... »

Seçmenlerin mesajları

Antropo-morfik bir lisan kullanırsak, 12 Haziran’da sandık başına giden seçmen topluluğunun iyi hesaplanmış, enine boyuna düşünülmüş, kuşatıcı bir siyasî karar verdiğini söyleyebiliriz. Veya, bireysel seçmenler ile blok hâlinde oy kullananların yaptığı milyonlarca tercihin ülkenin yararına bir siyasî tablo oluşturacak şekilde bir ‘görünmez el’ tarafından yönlendirildiğini belirtebiliriz. Son olarak, ülke insanlarının ‘kolektif aklı’nın son derece ilginç bir siyasî realite ortaya çıkardığını ...

Devamı... »

Türkiye solunun şiddetle imtihanı!

Radikal Türkiye solu yıllardır şiddetin gönüllü mahkûmu. Şiddetin her türlüsünü açıkça telin edemiyor, lanetleyemiyor. PKK şiddetini net bir şekilde, ‘ama’lara müracaat etmeden kınayamıyor. Şiddetin sol olmayanına karşı sert bir söylem tuttururken sol olanını övüyor, yüceltiyor, efsaneleştiriyor. Seçim sürecinde lüzumsuz gerginlikler yaşandı. Liderler zaman zaman söylemlerini sertleştirdi, birbirleri için hakarete varan sözler sarf etti. Pazar günü seçimler yapılacak ve saatler gece ...

Devamı... »

Seçimler ve partilerin ekonomik vaatleri

12 Haziran seçimlerine yaklaşık bir hafta kaldı. Daha önceki bazı yazılarımda partilerin siyasî vaatlerini, daha somut söylersek, bürokratik askerî vesayet, özgürlükler, yeni anayasa vb. meselelere bakışlarını ele alıp tahlil etmeye çalışmıştım. Seçim öncesi siyasî tabloyu tam olarak görebilmek için partilerin ekonomik vaatlerini de incelemek gerekiyor. Önce AKP’nin 8 yıllık ekonomik performansına göz atalım. İktidar, ekonomide nispî bir başarıya imza attı. ...

Devamı... »

Fakirliği, üretimin artması yener!

Bazı aydınlar, bilhassa İkinci Dünya Savaşı sonrasını “tüketim çağı”, zamanımızın endüstrileşmiş toplumlarını “tüketim toplumu” olarak adlandırır ve mütemadiyen insanların aşırı tüketim yaptığından şikâyetçi olur. Bu aydınların kendi tüketim miktar ve alanlarını ortalama insanlarınkiyle karşılaştıran bir inceleme çok ilginç sonuçlara ulaşabilir. Tahminim odur ki, bu tür şikâyetleri bir sanat haline getirenler çoluğunun çocuğunun maişetini sağlamak için canla başla çalışan kimselerden kat ...

Devamı... »

Fakirlik problemi çözülebilir mi?

İstanbul geçtiğimiz hafta önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Birleşmiş Milletler’in 4. En Az Gelişmiş Ülkeler (EAGÜ) toplantısı bu tarihî şehirde gerçekleştirildi. En fakir 48 ülkenin temsilcilerinin buluşması fakirliğin akademik ve entelektüel çevrelerde yoğun şekilde tartışılmasına sebep oldu. Yazılı ve görsel medya da konuya büyük ilgi gösterdi. Ne var ki, maalesef, benim için hiç şaşırtıcı olmayacak şekilde, akla, mantığa, sağlam ...

Devamı... »

Bireysel özgürlük, özel mülkiyet ve toplumsal hayat

Bireysel özgürlük ve özel mülkiyetin kamusal müeyyidelerle korunması toplumların kendi kendini regüle edebileceği bir ortamın ortaya çıkmasına yeter. Bu yüzden, kamu otoritesi kullananlar doğru yaşayışın sahibi ve sözcüsü gibi konuşmak ve davranmak yerine bireysel özgürlüğün ve özel mülkiyetin daha iyi korunmasının yol ve yöntemlerini bulmaya çaba harcamalı. Toplumsal hayatın regüle edilmesi ihtiyacı kalıcıdır, asla ortadan kaldırılamaz. İnsanların birbirlerini yüz yüze ...

Devamı... »