Atilla Yayla | Hür Fikirler | Sayfa 80

Kürt sorunu partiler ve TESEV raporu

AKP hükümetinin Kürt sorununa yönelik açılım politikası doğru ve gerekli. İktidarın açılım sürecini yönetmekteki hatalarına, bocalamalarına ve yalpalamalarına rağmen açılım, kangrene dönüşen bir sorunu çözmek için şimdilik sahip olduğumuz en iyi yol. Nitekim, bu gerçek, uzlaşmaz görünen zıtlıklarına rağmen açılıma karşı çıkmakta birleşen çevrelerin tavırları ve argümanları tarafından da ispatlanmakta. Açılıma siyasî cephede CHP, MHP ve BDP muhalif. Karşı çıkış ...

Devamı... »

Referandumda hangi soruya cevap vereceğiz?

Arkadaşlarımız öyle takdir etmişler.” Bu söz, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 12 Eylül’de referanduma sunulacak anayasa reform paketinin iptali için CHP’nin yaptığı başvuruyla ilgili kararı için sarf etmiş bu sözü.  Daha öncesinde de “İptal edilen kısımların kendileri için iptal edilmesi gereken kısımlar olduğunu, ancak bunun yeterli olmadığını düşündüğünü” ve “Anayasa Mahkemesi ve HSYK ile ilgili maddelerin tümünün iptali ...

Devamı... »

Askeriyenin sivil denetimi bir uygarlık meselesidir

Ordunun sivil kontrol ve denetim altında olması, genellikle sanıldığı gibi sadece demokrasilerde bulunmasını beklediğimiz bir ilke değildir; genel bir prensiptir. Silahlı güçlerin sivil emir ve kontrol altında olması medeniyetin temel ölçülerinden biridir. Uygar olma iddiasındaki her siyasi yapılanma silahlı güçlerini sivillerin emri ve denetimi altına sokmak mecburiyetindedir. Bunu yapmadığı takdirde uygar olma sıfatını kendine yakıştıramaz. Bu tür “ülkelere”, ülke değil, ...

Devamı... »

Bürokratik tahakküm geleneği yıkılıyor mu?

Türkiye Cumhuriyeti onyıllardır bir bürokratik tahakküm sistemi içinde yaşıyor. Bürokratik tahakküm, kendi kendine toplumu modernleştirme misyonu yükleyen bir grubun, toplumu, toplum kesimleri ne derse desin ve ne düşünürse düşünsün, kendisinin uygun gördüğü bir forma sokmak için kontrol altında tutmayı amaçlıyor. Başlıca dört ayağı var. İlki ve birçok bakımdan en önemlisi askerî bürokrasi. İkincisi yargısal sistem ve yargı bürokrasisi. Üçüncüsü eğitim ...

Devamı... »

Baskının hesabını kim verecek?

PKK’nın Şemdinli-Gediktepe’de bir askerî tümene yaptığı baskının peşinden bildik demeçler tekrarlandı. PKK’nın katlettiği genç askerlerin “kanının yerde kalmayacağı” sivil-asker devlet görevlilerince haykırıldı. Van’da ve Ankara’da yapılan törenlerde politikacı ve bürokratlar üzgün yüzlerle sahne aldı. Şehirlerde kalabalık kitlelerin katıldığı ve ağıtlarla sloganların göklere yükseldiği cenaze törenleri gerçekleştirildi. Başkentte toplantı üstüne toplantı yapıldı. Televizyonlar ve gazeteler çeyrek asırdır kullandıkları anonslar ve başlıklarla ...

Devamı... »

Demokrasiye Anayasa Mahkemesi darbesi mi?

Değişikliğe karşı çıkanların çok güvendikleri tezler ikna edici olmaktan uzaktır. Değişikliği yapan hükümet değil, TBMM’dir. Parlamenter sistemde olmamızdan dolayı yürütmenin yasamayı önemli oranda kontrol etmesi, kusursa, sistemin kusurudur. Demokrasinin de anayasanın da asıl sahibi sonuçta halktır. Referanduma gidilmesini önlemek bir anlamda halkın iptal edilmesi anlamına gelecektir. Toplumun bu tür kararlarla demokratik süreçleri iptal eden yargısal tecavüzlere çok uzun süre seyirci ...

Devamı... »

Refah devleti ve geleceği

Siyasetin hem teorisinde hem pratiğinde en çok tartışılan konulardan biri refah devletidir. Yirminci yüzyıl bir refah devleti yüzyılıydı. Ancak, şimdilerde refah devleti zor günler yaşamakta. Ne olacağını kesin olarak tahmin etmek imkânsız ama, refah devletinin gelecekte önemli oranda erozyona uğrayacağı kesin. Türkiye de bu süreçte yol alacak. Nitekim, emeklilik yaşının yükseltilmesi, özel bireysel emeklilik sisteminin kurulması gibi gelişmeler bunun işareti. ...

Devamı... »

‘İsrail’in haydutluğu’ ve insanlık

İsrail’in Gazze’ye yardım götüren konvoya çok sayıda ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan beklenmedik saldırısı birçok bakımdan yeni bir döneme girmekte olduğumuzun işareti olarak okunabilir. Gelecek yıllarda İsrail’in itibar ve mevzi kaybedeceği ve uzun vadede bu saldırıdan fayda sağlamaktan çok zarar göreceği kesin. On yıllardır neredeyse bütün dünyayı karşısına almasına rağmen ayakta kalmayı ve kendini mağdur ve mazlum olarak sunmayı başaran İsrail’in ...

Devamı... »

“Yeni” görünümlü “eski” CHP mi?

İki hafta önce yayımlanan “CHP nereye?” başlıklı yazımda, kaset (komplosu değil) skandalı ile Baykal’ın liderlik seviyesinde siyasî hayatının biteceği tahmininde bulunmuştum. Tahminim bir hafta içinde doğrulandı. Baykal CHP genel başkanlığını kaybetti. Hiçbir mevki–makam hiç kimseye ebediyen ait olamaz. Ancak, gönül ister ki Baykal “daha normal” yollarla genel başkanlığı bırakmış olsaydı. Bu hem kendisi ve hem de partisi ve yerini alan ...

Devamı... »

Bursaspor’un şampiyonluğu ve kendiliğinden doğan düzen

Süper Lig’in 2009-2010 sezonu Bursaspor’un şampiyonluğuyla sona erdi. Ligin tarihinde Trabzon’dan sonra ikinci defa bir Anadolu takımı şampiyonluk tahtına oturdu.   Üstelik bunu yarıştığı İstanbul takımlarınınkine nispetle çok küçük bir bütçeyle başardı. Ligde artık dört değil beş büyükten bahsedilecek. Şampiyonluk Bursa’yı manevî bakımdan olduğu gibi maddi bakımdan da güçlendirecek, böylece lig daha çekişmeli hâle gelecek; futbolun kalitesi yükselecek. Bu gelişmenin bir ...

Devamı... »