Dünya liberallerinin İstanbul buluşması

Bir ülkenin siyaset, hukuk ve ekonomide hangi rengi alacağını belirleyen en önemli faktörlerden biri, o ülkede mevcut fikir akımlarının kompozisyonudur.Sadece kolektivist/devletçi fikir ekollerinin boy gösterdiği veya egemen olduğu yerlerde, ekonomik bakımdan otarşik [kendi kendine yeten], siyasî bakımdan otoriteryen, hukukî bakımdan pozitivist ve devleti bireylere önceleyen, idarî bakımdan merkeziyetçi sistemlerin doğması olağandır. Osmanlı/Türkiye tarihini bu açıdan incelediğimizde, ne yazık ki, karşımıza ...

Devamı... »

Kadınlar ve iş hayatı

Kadınlar dünya nüfusunun yarısını teşkil ediyor ama işgücü içindeki kadın nüfusun oranı yüzde ellinin altında. Bu oran gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkelerde birbirinden farklı olmakla beraber, kesin olan, kadınların erkeklere nazaran iş hayatında daha az yer aldığı. Bir başka olgu, gerek kamu sektöründe gerekse özel sektörde istihdam edilen üst seviye kadın çalışan sayısı oranının daha da düşük olması. ABD’de büyük ...

Devamı... »

Gelir eşitsizliği artıyor mu?

Geçen haftaki yazımda da işaret ettiğim üzere temel insanî değerlerden biri olan eşitliğin farklı türleri mevcut ve her türün mahiyeti ve sonuçları üzerinde aynı derecede geniş bir mutabakat bulunmuyor.Tüm insanların eşit insanî değere sahip olduğunu söyleyen ahlakî eşitlik, herkesi kanun önünde bir gören hukukî eşitlik ve siyasal haklara eşit sahipliğe işaret eden siyasî eşitlik genel bir ilke olarak, maddî eşitliğe ...

Devamı... »

Hangi eşitlik?

Eşitlik siyasi söylemin temel ancak tek ve mütecanis olmayan kavramlarından biri. Değişik türleri var; siyasi, ahlaki, hukuki ve maddi (ekonomik) eşitlik gibi. Bütün insanların, insan olmak sebebiyle, dili, dini, cinsiyeti, deri rengi ne olursa olsun eşit değerde olduğunu öngören ahlaki eşitlik artık sorgusuz sualsiz kabul gören ve savunulan bir ilke. Ahlaki eşitlikle iç içe geçen hukuki eşitlik, hem, özellikleri ne ...

Devamı... »

‘Ulus inşa etme’ ve Türkiye

20. yüzyıl bir yönüyle totalitarizmin yükselme ve çökme çağı olarak görülebilirse, bir yönüyle de, ulus inşa etme projeleri çağı olarak görülebilir.Kuşku yok ki bunda, klasik imparatorlukların önceki asırda başlayan dağılma sürecinin 20. yüzyılda hızlanmasının büyük payı var. İmparatorluklar dağılırken özellikle Avrupa ve Ortadoğu’da birçok yerde ulus devlet kurma ve ulus “yaratma” çabalarının iç içe geçerek yürümesi devlet inşa süreciyle ulus ...

Devamı... »

“Düşünce ve ifade özgürlüğü açılımı gerekli”

Prof. Dr. Atilla Yayla ile Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün geldiği son noktayı konuştuk. Türkiye, düşünce ve diğer özgürlük alanları kapsamında geçmiş dönemde gergin yıllar geçirdi ve geçirmeye de devam ediyor. Sizi Türk siyasi hayatı ve özgürlükler kapsamında geçmiş dönemlerde yaptığınız çıkışlarla tanıdık. Türkiye’yi özgürlükler kapsamında değerlendirdiğinizde günümüz itibariyle ortaya çıkan tabloyu nasıl görüyorsunuz? “Özgürlükler açısından orta alt sıralardayız” Türkiye ...

Devamı... »

All the difficulties in observing Turkey

A critical response came from Joost Lagendijk in regards to my article last week titled “Why is The Economist wrong?” His response was called “Why bash your friends?” (Today’s Zaman, Aug. 16, 2011). In my article, I talked about the deficiencies and mistakes contained in recent information and opinions published by The Economist; I delved into my own personal worries and ...

Devamı... »

Türkiye’yi anlamanın zorlukları

Geçen hafta yayımlanan “The Economist niçin yanılıyor?” başlıklı yazıma Joost Lagendijk’tan bir cevap-eleştiri geldi: “Dostlara vurmanın sebebi ne?” (17 Ağustos) Yazımda The Economist’in son zamanlarda Türkiye hakkında aktardığı bilgilerin ve yaptığı yorumların nasıl eksik ve niçin hatalı olduğunu açıklamış, endişe ve üzüntülerimi ifade etmiştim. Lagendijk bu ünlü ve önemli dergiye yönelik eleştirilerimi bir dost tarafından gerçekleştirilen “agresif vuruş” olarak adlandırmış ...

Devamı... »

Küçük şeyler ve hayatımız

Trafik deyince ele alınması gereken mühim bir konu, büyük şehirlerde, özellikle İstanbul’da, dolmuş-otobüs şoförlerinin araçlarını kullanma pratikleri ve yolculara karşı davranışlarıdır. Toplu taşıma aracı sürücülüğü sorumluluğu yüksek bir iş. Özellikle önemli olan, sürücülerin ehil, dikkatli, efendi, kolay öfkelenmeyen, kibar lisanlı kimseler olmalarıdır. Belediye, belki de, özel halk otobüslerinin firmalaşmasını yahut kooperatif kurmasını teşvik etmelidir. Türkiye gibi aşırı politize olmuş ülkelerde ...

Devamı... »

Güvenlik bürokrasisi ve demokrasi

Her insan kendi bedeninin ve adalet kurallarına uygun olarak elde ettiği her nesnenin sahibidir.Bu açık ve alenî gerçekten, her insanın vücut varlığını ve mülkü olan nesneleri başka insanların saldırı ve tecavüzlerine karşı koruma hakkına malik olduğu ilkesi çıkar. Genel olarak “nefsi müdafaa hakkı” adı verilen şey budur. İnsan, bu temel hakla donanmış olarak dünyaya gelir ve yaşadığı sürece onu elinde ...

Devamı... »