Hitler’in filozofları (2)

Hitler tarihi ilerletenin şiddet, savaş, kan olduğuna inanmıştı. Onun düşünce dünyasında şiddet hayatın özüydü, insanın karakter özelliklerini geliştirecek ana gücün simgesiydi. Alman milletinin (daha doğrusu saf Aryan ırkının) ise dünyada özel bir yeri vardı. Alman milletinin omuzuna, hem kendine, hem de tüm dünyaya ilişkin görevler ulusun tarihi ve kanı tarafından bindirilmişti. Ancak, Almanların o üstün, titizlikle korunması gereken özellikleri bozulmuştu ...

Devamı... »

Hitler’in filozofları (1)

Filozof kelimesi Türkçe’de genellikle müspet çağrışımlar yapar. Filozofların üstün kavrama ve akıl yürütme kabiliyetine sahip olduğu varsayılır. Bu vasfın onlara otomatikman insanî ve ahlâkî değerlere derinden bağlı ve hoşgörülü olma niteliğini kazandırdığına da inanılır. Gerçekten böyle midir? Her filozof geniş bilgiye, derin bir kavrama ve tahlil kabiliyetine ilâveten ahlâkî değerlere de kuvvetli bir bağlılık gösterir mi? Hayır. Filozof olmayan insanlar ...

Devamı... »

Talepler ve meşruiyet

Bazı olayları izleyip onlarla ilgili yorumları dinledikçe bu ülkenin iki temel probleminin (1) düşünmeyi/tartışmayı bilmemek, (2) usul kurallarının uzun vadede esastan daha mühim ve yararlı olduğunu idrak edememek olduğu kanaatine varıyorum. Gün geçmiyor ki bu tespitleri doğrulayan vakalarla karşılaşmayalım. Son zamanlarda düşünme metotları, düşünme faaliyetinde kaçınılması gereken yanlışlar ve hatalar, akıl yürütme ve muhakeme kuralları hakkında yararlı kitaplar Türkçede belirmeye ...

Devamı... »

CHP’li başkan!

Birkaç gün önce anayasa tartışmalarıyla ilgili olarak kaleme aldığım bir yazıda, CHP’nin hükümet sistemimizde parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişe karşı çıkmasının ana sebebinin, partinin muhtemel bir başkanlık sisteminde asla iktidara gelememe korkusu olduğunu söylemiştim. Bu görüşü dile getiren başkaları da var. Türkiye’de seçmen kitleleri kabaca sağ ve sol diye ikiye ayrılırsa, sağın potansiyelinin yüzde 70, solun potansiyelinin ise yüzde 30 ...

Devamı... »

Zenginlik artıyor mu?

DÜNYANIN zenginleşmesi ve zenginliğin hem ülkeler hem kişiler arasında dağılımı bazı araştırma kuruluşlarının ve akademisyenlerin ilgi alanında. Bunu ele alan araştırmalara imza atan kuruluşlardan biri Credit Suisse adlı finans şirketi. Banka her yıl ülkelerle ilgili özel bilgiler de kapsayan bir Dünya Servet Raporu hazırlatıyor ve açıklıyor. Banka’nın son raporuna göre Türkiye’de yetişkin kişi başına düşen servet 2000’de 12 bin 342 ...

Devamı... »

Türkiye ne kadar özgürlükçü?

ÖZGÜRLÜK ve özgürlükçülük kavramları kolayca birbirine karıştırılıyor. Bir ülkenin özgür olduğunun söylenmesi onun aynı zamanda özgürlükçü -yani vatandaşlarının özgür- olduğunun sanılmasına yol açıyor. Oysa ülkeler açısından bakıldığında, özgür olmak daha çok bağımsız olmaya denk gelir; özgürlükçülük ise, insanların bireysel özgürlüğe sahip olmasına. Her özgür/bağımsız ülkede insanlar özgürlüğe sahip olmayabilir. Bağımsız olmayan bazı ülkelerde ise insanların hayli özgür olması mümkün. Dünyadaki ...

Devamı... »

Küçük şeyler ve hayatımız-4: Sıra kültürü

Daha önce köşe yazdığım Yeni Şafak’ta “küçük şeyler ve hayatımız” genel başlığı altında yazılar kaleme almaktaydım. Gerekçem, hep “büyük” meselelerle uğraşırken, günlük hayatımızı zorlaştıran “küçük” şeyleri sıklıkla gözden kaçırmamız veya hafife almamızdı. Oysa küçük dediğimiz şeyler yerine göre günlük hayatımızı “dev” sorunlardan daha fazla etkileyebilir. Bu düşünceyle, Yeni Yüzyıl’da küçük şeylerle ilgili yazılarıma devam etmek istiyorum. Bazı Batı ülkelerini ziyaret ...

Devamı... »

Anayasa ihtiyacı ve umudu

Toplumda Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğuna dair geniş ve yaygın bir mutabakat var. Ana siyasî aktörler olan siyasî partiler de, aralarında anayasanın muhtevası hakkında fikir farklılıkları olmasına rağmen, aynı düşüncede. Yeni anayasa ihtiyacı üzerindeki bu düşünce birliği ilerleme sağlanabileceği umudunu veriyor. Bu yüzden Başbakan Davutoğlu ile CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun 2015’in son günlerinde bir araya gelmesi ve mutabakata varması da ...

Devamı... »

Hakikat ve bireysel özgürlük(*)

Tarih hakikati keşfetme ve uygulama iddiasıyla geliştirilmiş ütopyalarla dolu. Dinî, lâdinî, sosyalist, nasyonal sosyalist, hangi çizgiden olursa olsun ütopyaların hepsinin temel özelliği evrensel hakikati keşfettiklerini ve bu hakikat üzerinde yeryüzü cenneti kurulabileceğini iddia etmeleri. Bu ütopyalarda para, özel mülkiyet, ticaret, pazar için üretim, zenginlik, tüketim, lüks, maddî eşitsizlik ve rekabet daima kınanır, lânetlenir. Bu olgu iki suali gündeme getirir: 1) ...

Devamı... »

Yılın ülkesi

DÜNYANIN en itibarlı ve en etkili haftalık haber/yorum dergisi olduğu kabul edilen The Economist, 2015 yılının ülkesini seçmek için birçok ülkeye atıf yapan bir değerlendirme yayınladı. Dergiye göre, yılın ülkesi ödülü, haberlere en çok konu olan bir ülkeye verilecek olsaydı, Rusya’ya giderdi. Ancak, bu askerî maceracılığı, iç baskıcılığı ödüllendirmek anlamına geleceği için V. Putin’in 2011’de Çin’den kazandığı barış ödülüyle yetinmesi ...

Devamı... »