AYM lâzım mı?

Can Dündar’a hiçbir zaman sempati duymadım. Onu önemli bir gazeteci veya aydın olarak görmedim. Gezi isyanlarındaki kışkırtmalarının üstüne yattığını, hiçbir şey yapmamış gibi ortalarda gezindiğini biliyorum. Şu sıralarda Cemaate yakın ve Türkiye’yi uluslararası arenada güç duruma düşürme faaliyetinde kullanılan araçlardan biri olduğuna da kaniyim. Nitekim sorguda çevrilen TIR’lardaki silahların IŞİD’e gittiğine dair elinde bir belge olup olmadığı sorulunca, belge olmadığını, ...

Devamı... »

Savaşta son safha

Dün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla Zaman Gazetesi’ne kayyum atandı. Ondan birkaç saat önce de Kayseri merkezli Boydak Holding’in üç sahibi ve bir üst düzey yöneticisi gözaltına alındı. Neler oluyor? Bazı kimseler ülkede olan biten her şeyi hukuk üzerinden açıklamaya çalışıyor. Hâlbuki olayların arkasında bir siyasî kavga yatıyor. Başka bir deyişle, seçilmiş demokratik iktidarla bürokrasi ...

Devamı... »

Batı’nın Rusya oyunu?

Türkiye – Rusya ilişkileri gergin. O kadar ki, kara sınırı olmayan iki ülke arasında bir savaş çıkmasından bile korkuluyor. İlişkilerde Rusya’nın daha haksız ve saldırgan olduğu açık. Başka bir deyişle gerginlikte asıl sorumluluk Rusya’ya ait. Bununla beraber bir savaş patlarsa hangi ülkenin haklı hangisinin haksız olduğunun pek önemi kalmayacak ve her iki tarafta da ağır tahribat ortaya çıkacak. Muhtemel bir ...

Devamı... »

AYM’nin Arslan’ı

Anayasa mahkemesi fenomeni ABD’nin dünyaya armağanı. ABD’de anayasa yargısı fonksiyonunu üstlenen mahkemenin adıSupreme Court. Başlangıçta kanunların anayasaya uygunluğunu denetleme görevi ve yetkisi olmayan mahkeme zamanla verdiği kararlarla bu yetkiyi kendi kendisine tanıdı. Yetki ortaya çıkınca görev de doğdu. Bugün anayasa mahkemesi deyince akla ilk gelen şey kanunların anayasaya uygun olup olmadığının yargı tarafından denetlenmesidir. Başta ABD’ninki olmak üzere anayasa mahkemelerinin ...

Devamı... »

Temiz ölüm ve ötenazi

Ölümün her insanın kaçınılmaz sonu/kaderi/menzili olduğu her kültürde değişik sözlerle anlatılır. ”Ölümden öte yol yoktur” , ”Kimse ölümden kaçamaz” gibi ifadeler bunun örnekleri. Ölüm her insan açısından aynı sona ulaşma anlamına gelir ama ölümler arasında ayrım da yapılır. Çocuk/genç ölümüyle yaşlı ölümü, fakirin ölümüyle zenginin ölümü, masumun ölümüyle zalimin ölümü, iyinin ölümüyle kötünün ölümü arasında yapılan ayrımlar bize bu konuda ...

Devamı... »

Çevreci öfkenin acizliği

Artvin Cerattepe’deki bakır madeninin işletilmesi meselesine ilişkin yazıma bazı çevrecilerden öfkeli tepkiler geldi. Tepki dediysem, bunlar karşı fikirlerden ziyade küfürler ve suçlamalar. “Pis kapitalist”liğimden “emperyalizme” hizmet etmeme, hükümete “satılmış”lığımdan ilgili şirkete “ortak” olmama, bu şirketten “otlanmama” kadar uzanan zırvalar. Bunları elbette dikkate alacak değilim. Cevabım meramımı daha iyi açıklamaya çalışmak olacak. Dünya çeşitli madenlere sahip. Bu madenler binlerce yıl bir ...

Devamı... »

Avrupa’nın esmerleşmesi

Avrupa’da “mülteci sorunu” gündemden hiç düşmüyor. Yaşlı kıtanın akıbeti ne olacak? 5 Eylül 2015’te Yeni Şafak’ta yayınlanan, kısaltarak aşağıda aktardığım yazımda bu konuyu ele almıştım: *** Dünya nüfusu 7 milyar civarında. 2050’li yıllarda 12 milyara ulaşması bekleniyor. Elli yıl içinde yerkürede yaşayan inanların sayısı neredeyse ikiye katlanacak ve tarihte görülmüş en yüksek seviyeye çıkacak. Dünyada şimdiye kadar yaşamış ve ölmüş ...

Devamı... »

Cumhuriyet’in Komünist Manifesto’su

Birkaç ay önce, Cumhuriyet Gazetesi okuyucularına Marx ve Engels’in Komünist Manifesto’sunu (KM) hediye etti. KM’nun çağrısını biraz sonra ele alacağım. Ondan önce, gazetenin ideolojik çizgisi üzerine birkaç şey söylemeliyim. Cumhuriyet ilginç bir gazete. Tarihi boyunca çok kargaşa yaşadı ama çizgisinden hiç sapmadı. Şimdiye kadar savunduğu dünya görüşleri Kemalizm, faşizm, sosyalizm, nasyonal sosyalizm. Yani gazete çok istikrarlı, totaliter zihniyetten asla kopmuyor. ...

Devamı... »

Cerattepe milliyetçiliği

Çevrecilik modern bir fenomen. İnsanlar ne avcı-toplayıcılık dönemlerinde ne yerleşik hayata ve tarımsal üretime başladıktan sonraki asırlar boyunca ne de yakın zamanlara kadar çevreye kayda değer bir ilgi gösterdi. Eskilere, meselâ Amerikan Kızılderililerine atfedilen çevreyi kutsayıcı sözler tamamen uydurma. Amerikan yerlilerinin büyük çevre tahripçileri olduğunu bilimsel çalışmalar gösterdi. Kısaca, çevreciliğin büyük ölçüde bir 20. Yüzyıl vakası olduğu söylenebilir. Çevreye ilgi ...

Devamı... »

Savaş ve tatil?

Suriye’de yerli halkın iç savaşı ve yabancı güçlerin vekâlet savaşları Türkiye’yi birçok bakımdan olduğu gibi turizmde de etkiliyor. Türkiye Rusya ilişkilerinin gerilmesi, Rusya’nın Türkiye’ye ambargo uygulamaya başlaması inşaat şirketlerini,  Rusya’ya ihracat yapmakta olan firmaları ve onlarla bağlantılı üreticileri ve diğerlerini sarsıyor. Rusya’nın vatandaşlarına Türkiye’ye seyahat yasağı getirmesiyse turizm sektörünü, yaygın tâbirle, doğrudan “vuruyor”. Özellikle Antalya’da bulunan ve başlıca müşterisi Rus ...

Devamı... »