Uygunluk meselesi mi ilke meselesi mi?

Dünkü yazıma çeşitli kesimlerden eleştiriler ve yorumlar geldi. Bazıları iktidarı çok daha sert -küfrederek- eleştirmemi ve hiç bir şekilde demokrat olmadığına hükmedercesine yazmamı istedi. Diğer bazıları ise kahraman bir askeri eleştirmenin yanlış olduğunu, Temel’in bir siyasetçiyi değil başkomutanı olan cumhurbaşkanını alkışladığını, bunun normal olduğunu,  tersini ancak FETÖ’cülerin ve PKK’lıların söyleyebileceğini ileri sürdü. Yazılarımı takip edenler yazma ve değerlendirme tarzımı bilirler. ...

Devamı... »

Generalin alkışı ve siyasette askerler

Olayı biliyorsunuz. TESK Cumhurbaşkanının seçim mitingi için Malatya’da bulunduğu günün akşamı bir iftar düzenledi. Şehir protokolünün davetli olduğu iftara İkinci Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel de katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmanın bir yerinde CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi eleştirdi. Salonda alkışlayanlar oldu. General Temel de yüzünde bir tebessümle alkışlamaya katıldı. Bu görüntülerin medyaya yansıması üzerine M. İnce generale ağır ...

Devamı... »

FETÖ mağduru akademisyenler

Güce tapan bir kişi tarafından kurulan ve yönetilen totaliter örgüt FETÖ gerek devlet gerekse sivil toplum içinde mutlak hâkimiyeti için elinde bulunmasını gerekli gördüğü her alana ve her kesime el atmış. Hiçbir yeri ve hiçbir çevreyi, tabiri caizse, boş veya boşta bırakmamış. Birçok yerde tepeden tırnağa örgütlenmiş. Örgütlenmediği yerlerde de istediği vakit manipülasyon yapabilmesine yetecek bir varlık bulundurmuş. FETÖ’nün örgütlenme ...

Devamı... »

Gezicilere inat, Taksim plânlarım!

Özü ve büyük resmi itibariyle demokrasinin usul ve meşruiyet kurallarına yönelik bir isyan hareketi olan Gezi olaylarının en ağır tahribatlarından bazıları Taksim’de ortaya çıktı. İstanbul’un kalbi ve en önemli merkezi olarak bilinen Taksim Gezi’den çok yara aldı, çok kan kaybetti. Eski canlılığı ve renkliliği kalmadı. Her fırsatta Taksim’e gitmeye alışan ve çalışan yüz binlerce insan şimdi oradan uzak durmaya çabalıyor. ...

Devamı... »

Yine dolar, hep dolar!

Doların Türk lirası karşısında değer kazanması gündemden hiç düşmüyor. Ne yazık ki bu meselenin özü de bir türlü anlaşılamıyor. İktidar kanadı ekonomik hayatın kanunlarından ve gerçeklerinden habersiz olunduğu izlenimini vermeye elverişli bir yaklaşımla her şeyi Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen mahfillerin kasıtlı olarak doların değerini yükseltmesine veya (ne demekse) yüksek göstermesine atfediyor. Muhalefet kanadı ise sistem ve yapılanmayla ilgili en küçük bir ...

Devamı... »

Yeni seçimler, eski fikirler ve alışkanlıklar

24 Haziran seçimleri yeni bir hükümet sistemine geçişin köprüsü olacak. Sistem değişikliği getirmesi yüzünden bu seçim önceki seçimlerden farklı. Yani ‘yeni seçimler’ adlandırmasını fazlasıyla hak ediyor. Ancak, mevzuatın ve hükümet yapılanmasının değişmesi -değişecek olması- siyasal kültürün ve siyasal davranış kalıplarının da değiştiği veya hemen değişebileceği anlamına gelmiyor. 24 Haziran seçimlerinin daha önceki seçimlerden önemli bir farkı, parlamento (milletvekilleri heyeti) ve ...

Devamı... »

Doların ateşi siyasî mi?

Doların değerinin yükselmesiyle ilgili tartışmalar sürüyor. İlginçtir, iktidar kanadında da muhalefet kanadında da bu yükselmeyi sırf siyasî sebeplere gönderme yaparak açıklamaya çalışanlar var. Muhalefet birçok sorun gibi bu sorunu da yalnızca Erdoğan’a bağlamış durumda. Buna göre, Erdoğan olmasa dolar yükselmez. Çünkü Erdoğan’ın iktidarda olması ülkede demokrasinin olmadığını gösteriyor. Meselâ KıIıçdaroğlu “Demokrasi olmadığı için dolar yükseliyor” diyor. İktidar kanadında ise olan ...

Devamı... »

Ne olacak bu doların hâli?

Dolar başta olmak üzere bazı yabancı paralar Türk lirasına karşı istikrarlı bir yükseliş hâlinde. Ekonomi gündeminin en önemli meselesi, haklı olarak, bu. Dünya ticaretine entegre olmuş Türkiye’de döviz kurlarının yukarı fırlaması hayatımızın her alanını -hem de derinlemesine- etkiliyor. Çünkü Türkiye gıda ürünlerinden sanayinin ara mallarına, enerjiden silah teminine kadar birçok kalemde ithalat yapmak zorunda. Dünya parası olan doların lira olarak ...

Devamı... »

‘Parti içi demokrasi’ demokrasinin nesidir?

Eskiden beridir bazıları tarafından sıklıkla dile getirilen bir görüş var. Buna göre, bir ülkede demokrasinin gerçekten var olabilmesi ve iyi işleyebilmesi için önce partilerin kendilerinin demokratik olması gerekir. Parti liderlerinin tek başına veya etraflarındaki dar bir halkayla birlikte partileri her yönüyle ve her şeyiyle elinde tuttuğu bir yerde iyi bir demokrasi kurulamaz. Bu çerçevede, münhasıran,  partilerin milletvekili adaylarının belirlenmesi de ...

Devamı... »

CHP’nin FETÖ dünyası

CHP geçenlerde bir FETÖ raporu yayınladı (http://www.gazeteyeniyuzyil.com/gundem/chp-raporunda-can-alici-soru-2004-kararlari-uygulansaydi-feto-bu-guce-erisebilir-miydi-h27236.html). Gerek rapor gerekse Kılıçdaroğlu’nunson zamanlardaki konuşmaları FETÖ’nün bir siyasî ayağı olduğuna daha hırslı, haşin, sert sözlerle işaret ediyor. Ana muhalefet lideri hayli çirkin ve provokatifbir üslupla Erdoğan’ın FETÖ’nün siyasî ayağının başı olduğunu ileri sürüyor. Daha önce de yazdığım gibi, FETÖ gibi iddialı, muhteris, her renge girebilen bir örgütün siyasî alanı ve siyasî aktörleri ...

Devamı... »