Taha Akyol’dan ses var mı?

Gazetelere düşen haber şöyle: x x x HSYK 2017-2021 Stratejik Plan Final Çalıştayı’nda dün konuşan (HSYK Başkan Vekili) Mehmet Yılmaz, hâkim ve savcıları “hukuk evliyaları”na benzeterek hukukun onların omuzlarında ayakta durduğunu vurguladı. Yılmaz, “Şimdi sizin hakkınızı teslim etme zamanı. Tekrar adaletli bir terfi sistemi, adaletli bir atama tayin sistemi oluşturup kurumsal iş barışını sağlamak umudu ve arkadaşlığı güçlendirme zamanı” açıklamasını ...

Devamı... »

Temel gelir iyi bir fikir mi?

Bütünleşmiş piyasa ekonomilerinin yarattığı muazzam üretim artışı -yani zenginleşme- 19. Yüzyıl’ın ortalarında önce refah harcamalarının sonra da teorisi ve pratiğiyle refah devletinin ortaya çıkışını mümkün kıldı. Yirminci Yüzyıl, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası, bir refah devleti dönemi oldu. Batı’da, toplumda üretilen zenginliğin gittikçe artan bölümüne el koyan devletler, bunları (yoksul ve zayıfları koruma, eğitimi teşvik, gelir dağılımında adâleti sağlama gibi) ...

Devamı... »

Sisi’nin Hapishaneleri

Mısır’ın diktatörü Sisi insan hakları konusunda ilginç bir laf etmiş. Nisan ayının son günlerinde Kahire’de ABD Kongresinden gelen bir heyetle görüşürken, sık sık karşılaştığı insan hakları eleştirileri ve iki gazetecinin tutuklanmasıyla ilgili sorular üzerine şöyle demiş: “Ülkesinin ve bölgenin koşullarından dolayı Batı tarzı insan hakları ve sivil özgürlük kavramları Mısır’ın şartlarına uymuyor. Mısır’daki insan hakları ve sivil özgürlükler konularına Batılı ...

Devamı... »

Muhalefetin Dili

Siyasette kullanılan dilin hem iktidar hem muhalefet açısından değerlendirilmesi gerekir. İktidarın dili, özellikle Cumhurbaşkanının sözleri üzerinden, değerlendirme ve eleştiri konusu oluyor. Demokratik bir ülkede bu olağan, hatta olması icap eden bir şey. Buna karşılık muhalefetin, özellikle ana muhalefetin dili yeterince irdelenmiyor. Her liderin bir bakışı ve bir bilgi, dil müktesebatı var. Liderlerin konuşmalarının şekli de muhtevası da bundan etkileniyor. Siyaset ...

Devamı... »

Hakikatin krallığı, insanın köleliği*

  C. Murray’ın bir yazısından öğreniyoruz ki, Rus düşünür N. Berdyaev, 1990’da yazdığı bir kitapta “Rus halkı ve Rus aydınları hakikat üzerine inşa edilmiş bir krallık arayışına yatkındır” dedi. Milyonlarca Rus, on yıllar boyunca, sosyalizmin böyle bir krallık olduğuna inandı. Ancak, Rusya’da bu kavrayış sosyalizmle doğmadı, daha eskilere giden kültürel kökleri vardı. 19. Yüzyıl Rus edebiyatçısı Tolstoy, “Bir Tavuk Yumurtası ...

Devamı... »

İran’ın “dazlak” kadınları

İran 20. Yüzyıl’ın sonlarında doğan yani totaliter sistemler/tecrübeler zincirini son anda yakalayan, hatta zincirin son halkası olan bir ülke. İran örneği totaliterizmin yalnızca sosyalizm, faşizm ve nasyonal sosyalizm gibi seküler ideolojilerden doğmak zorunda olmadığını, dinsel total ideolojilerin de totaliter sistemlere kaynak teşkil edebileceğini kanıtlıyor. İran son yıllarda totaliterizmini güler yüzlü kılmaya ve daha fazla kamufle etmeye çalışan bir ülke. Bunda ...

Devamı... »

Esnek istihdam

Modern demokratik toplumlardaki en problemli alanlardan biri emek regülasyonları ve çalışan-çalıştıran ilişkileri. Sosyal ve siyasal kültür derin ve yaygın önyargılarla dolu. Bir taraftan hayli geniş bir seçmen tabanı teşkil eden işçilerin-sendikaların baskısıyla, diğer taraftan siyasî partilerin seçmen tabanlarını genişletme arzusundan kaynaklanan istihdam politikalarının tesiriyle emek piyasaları gittikçe daha çok sıkılaşan regülasyonlara tâbi kılınmakta. Her alanda ve bu arada emek piyasasında ...

Devamı... »

Sisteme karşı olma özgürlüğü

TÜRKİYE’de mağdur olmak sanki bazılarının tekelinde. Berat Özipek’in dediği gibi, başkaları, başlarına ne kadar kötü şeyler gelirse/getirilirse gelsin, asla mağdur ol(a)maz. Mağdur olma tekelci hakkına sahip kimselerse, mağdur etseler de mağdur edilmiş sayılır. Bir türlü mağdur olamayanlardan, başka bir deyişle belli çevrelerce mağdur hatta bazen var kabul edilmeyenlerden biri S. Mirzabeyoğlu. 28 Şubat sürecinde “anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma” suçundan ...

Devamı... »

Yargıda Cemaat gerçeği

Yargı bürokrasisi içinde Gülen Cemaati mensuplarının gayri kanunî ve gayri meşru bir yapılanma oluşturduğu yolundaki sözlere sık sık “nereden biliyorsunuz?” diye itiraz ediliyor ve “deliller nerede?” diye soruluyor. Başlarda bu çıkış meşru ve anlamlı olabilirdi, zira söz konusu yapılanma kendisini çok başarılı şekilde kamufle edebilmekteydi. Ama bugün gelinen noktada bu soruları ya saflığın, ya gözü bağlılığın veya kötü niyetin işaret ...

Devamı... »

İnsan homo-ekonomikus mudur?

Homo-ekonomikus kelime olarak ekonomik insan, kavram olaraksa, daima maddî menfaatleri peşinde koşan, her şeyi ekonomik mesele olarak gören, başka bir deyişle ekonomizm yapan, ekonomizme bağlı olan insan anlamına geliyor. Böyle olmanın doğal sonucunun adâletten uzaklaşmak, ekonomik kavramlarla ifade edilemeyecek değerleri çiğnemek, önemsememek ve diğer insanların ekonomik haklarını gözünü kırpmadan, arsızca gasp etmek olduğu kabul ediliyor. Tabiî ki bu düşünüş ve ...

Devamı... »