Yerli mi Avrupa mı?

Bir zamanlar, Türkiye sanayisi yok denecek kadar zayıf bir ülkeyken, özellikle dayanıklı tüketim malları alırken satıcılar sorardı: “Yerli mi, Avrupa mı?”. Çoğumuz “Avrupa” cevabını verirdik. ‘Avrupa’ söz konusu malın Avrupa’da imal edilmiş/üretilmiş olduğuna işaret ederdi. Bu malların fiyatı daima yerli mallarınkinden yüksek olurdu, ama biz daha kaliteli ve uzun ömürlü olduğu düşüncesiyle kesenin ağzını açıp yerli yerine ‘Avrupa’almaya çalışırdık. Aradan ...

Devamı... »

Eleştirinin dili ve gücü

Eleştirinin toplum hayatındaki yeri çok önemli. Bunu, S. Mill’in Hürriyet Üstüne (Lİberte Yayınları) adlı klasik eserinden itibaren açıklayan ve vurgulayan birçok metne ve eleştirinin yararını ispatlayan yığınla tarihsel tecrübeye sahibiz. Eleştiri ifade hürriyetinin ana parçalarından biri, hatta özü. Doğru fikirlerdeki yanlışları, yanlış fikirlerdeki doğruları yakalamamızı sağlar. Fikirleri yanlışlarını düzeltmeye ve kendilerini geliştirmeye teşvik eder. Eleştirilmeyen fikirler donar, dogmalaşır. Eleştirinin daha ...

Devamı... »

Süper Bebekler

İnsan cinsinindevamı bebeklerin olmasına ve doğmasına bağlı. Bunun klasik, olağan yolu – şarkının dediği gibi mutluluğun sırrı- belli: Bir sen (kadın) bir ben (erkek) bir de bebek. Bazen birden çok bebek. Şarkı bebeğin varlığını özellikle kadının mutluluğu açısından ele alıyor, ama mutluluk tüm aileyle ilgili. Toplum ve insanlık açısından sonuç ise neslin ve insan cinsinin devamı ve bekası. Tabiatta tüm ...

Devamı... »

Sağcı demokrat olamaz mı?

Sol-sağ ayrımı tek unsurlu (değişime karşı tavır) ve birçok bakımdan müphem. Birinin sağda veya solda yer aldığını söylemek onun politik ve ekonomik tezlerinin ne olduğunu tam olarak bilmemizi, tahmin etmemizi sağlamaya yetmiyor. Bunun farkına varan bilim ve fikir insanları daha açıklayıcı yeni siyasî yelpaze geliştirme teşebbüslerine girişti. Artık daha fazla unsuru göz önünde tutan birkaç siyasî yelpazeden söz ediyoruz. (Bu ...

Devamı... »

Batı’nın gördüğü ve görmediği

Türkiye’de demokrasinin, insan haklarının durumu hakkında eleştirileri ve yorumları kapsayan iki rapor peş peşe açıklandı: ABD’nin İnsan Hakları Raporu ve Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu. İki raporda da ülkemize yönelik sert eleştiriler var. ABD’nin ve Avrupa’nın her dediğine sorgusuz sualsiz inanmam, onay vermem. Her iki aktörde de ciddî çifte standartlar olduğunu ve bazen Türkiye’yi haksız yere zora düşürecek, maddî temeli olmayan ...

Devamı... »

Minibüs rantçılığı

Bir grup minibüs sahibi 2 Mart’ta İstanbul’da bir eylem yaptı. İşlek bir yolu trafiğe kapattı. Bundan birkaç gün önce de, Sabah Gazetesi’nde İstanbul Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası ve İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği’ne ait bir ilân yer aldı. İlânda Cumhurbaşkanı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na seslenilmekteydi.       Gerek eylemde gerekse ilânda ‘C’ tipi araç plakalarına sınırlama getirilmesi ...

Devamı... »

Müteşebbise saygı

Ekonomik sistemlerle ilgili genel değerlendirmeler üreticiler veya tüketiciler merkeze alınarak gerçekleştirilebilir. Sosyalizm tüm ekonomik hayatın akışıyla ve geleceğiyle ilgili açıklamalarını üreticiler üzerinden yapar.Sosyalist teorisyenlere göre sadece işçiler/çalışanlar üretir. İşçiler dışındaki herkes asalaktır, yararsızdır, sömürgendir. İşçiler hem ekonominin merkezidir hem de diğerlerine –yani burjuvaya karşı- ahlâkî üstünlüğe sahiptir. Bu yüzden, iktidar da işçilerin elinde olmalıdır. “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız” ...

Devamı... »

Kapitalizme önyargı

Serbest piyasa ekonomisi ile aynı anlamda kapitalizm hakkında tartışmanın ne kadar zor olduğu sağda solda beliren yazılardan anlaşılıyor. Eleştirmenlerinin çoğu kapitalizm hakkında ne derin düşünceler geliştiriyor ne de kapsamlı gözlemler yapıyor. Kapitalizmi savunan bilim insanlarından ve filozoflardan ise tamamen habersizler. Seyrek olmayacak şekilde ağızlarını bozuyor ve tartışmaları ziyadesiyle kişiselleştiriyorlar.  Birçok kimse haklı olarak böylelerini hiç muhatap almamanın en doğru tavır ...

Devamı... »

Kapitalizmin kaçıncı sonu?

Etrafta çok sayıda kapitalizmin sonu sevdalısı var. Tüm kehanetleri yanlış çıkan Marx kapitalizmin yok olacağının bilimsel bir gerçeklik olduğunu ileri sürmüştü. Daha sonra da hem bazı düşünürler hem de pop yazarlar kaçınılmaz çöküşten bahsetti. Örneğin, 1929 krizinin bunu sağlayacağını sananlar oldu. Modern zamanlarda da ne zaman bir ekonomik kriz çıksa kapitalizmin sonunun geldiği söylendi. Sonuncusu 2007/8 finansal kriziyle geldi. Aynı ...

Devamı... »

Sosyal medyaya ayar

Hatırlıyorum, yıllar önce, Çin’de bir e-mail adresi almak için insanlardan birtakım belgeleri resmî makamlara sunmalarının istendiğini söyler, gülerdik. Ben öğrencilerime bunu özgürlük kısıtlanmasının bir örneği olarak verirdim. Aradan sadece 10-15 yıl geçti ve dünya şimdi sosyal medya kullanımında başka bir safhaya doğru koşar adım gidiyor. Sosyal medya ilginç bir ortam. Adı medya ama klasik medyadaki kurallar burada işlemiyor. Geleneksel medya ...

Devamı... »