İnsanlık ve ahlâkî ilerleme

Dünyanın kötüye gittiğini iddia eden, her meşrepten epeyce insan var. Tersinin doğru olduğunu söylediğimde bin dereden su getirerek itiraz edenlerle karşılaşıyorum. Bu kimseler, tahmin ediyorum ki şimdi söyleyeceğime daha şiddetli itiraz edecektir. Ben yine de dile getireyim: İnsanlık tarihinin en ahlâklı döneminde yaşıyoruz. Hemen ekleyeyim, bu iddialı tez Skeptic (Şüpheci) dergisinin kurucusu ve Chapman University’de profesör olan Michael Shermer’e ait. ...

Devamı... »

CHP’nin siyasete dönüşü

Demokratik siyasette anayasa mahkemelerine biçilen rol, esas itibarıyla kanun koyucu — yani parlamento — tarafından yapılan yasaların anayasaya aykırı olup olmadığını belirlemektir. Başka bir deyişle, yasama organının yargısal denetime tabi tutulmasıdır. Anayasa yargısı, dolayısıyla bir anayasa mahkemesi, ilk modern demokrasi olan Amerikan demokrasisinin kurumları ve kuralları belirlendiğinde mevcut değildi. Federal Yüksek Mahkeme (Supreme Court)  bir dâvâdan hareketle kendi kendisine bu ...

Devamı... »

Referandumda neyi oylayacağız?

Referandumlarda, işin doğası gereği, biz seçmenlerin “evet” veya “hayır” demesi beklenir. Bu yüzden referandumların tek konu ve tek alternatif üzerinden yapıldığı kabul edilir. Nisan ayında referanduma sunulacak anayasa değişikliği teklifinde de durum böyle görünüyor. Ancak, daha fazlası var. Oylamaya sunulacak olan, cumhurbaşkanlığı sistemi adı verilen bir hükümet sistemi. Pakette başka şeyler varsa da en önemli unsur bu. Tartışmaların da bu ...

Devamı... »

FETÖ ile mücadelede meşruiyet ve ahlâkî üstünlük

Türkiye 15 Temmuz 2016’da toplumun birçok kesiminin hâlâ ne kadar vahim olduğunu tam olarak idrak edemediği bir vaka yaşadı. Yargı kararlarıyla FETÖ adı verilen ve her türlü kötü sıfatla vasıflandırılmayı hak eden bir çetenin merkezinde bulunduğu bir darbe teşebbüsüyle karşılaştı. Birkaç faktörün bir araya gelmesiyle, âdet3a mucizevî şekilde, darbe engellendi. Fail, on yılları bulan karanlık bir geçmişi olan ve akla ...

Devamı... »

Balyoz dâvâsı neydi?

2 Şubat 2017 akşamı Habertürk televizyonunda katıldığım bir programda Balyoz Dâvâsı hakkında bazı görüşler ifade ettim. Davanın özünde doğru ve haklı olduğunu, ama Gülenistlerin davayı kendi amaçlarına ulaşmak için yozlaştırdığını söyledim. Aslında beş-on kişi ile sınırlı kalması gereken davanın haksız yere yüzlerce insana bulaştırıldığına değindim. Bunun üzerine dâvâda yargılanan ve uzun süre haksız yere hapiste tutulan Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz ...

Devamı... »

Anayasa değişikliğini nasıl tartışmalıyız?

Ortalık yine toz duman. Göz gözü görmüyor. Kavgada yumruk sayılmaz hesabı, keskin görüşlü kimseler birbirlerine girmiş vaziyette. Hayırcılar arasında daha yaygın ve derin olmak üzere, hem hayırcılar hem evetçiler kanadında fikirlerini edeplice açıklamak ve karşı görüşteki kimselerin fikirlerini çürütmeye çalışmak yerine, suçlamalar, küfürler, karalamalar, hakaretler havada uçuşuyor. Birileri birilerini demokrat olmamakla, aydın olmamakla, vatansever olmamakla, bazen liberal olmamakla, hattâ insan ...

Devamı... »

CHP’nin göremediği ve yapamadığı

Anayasa bir ülkenin siyasî sisteminin en önemli belgesidir. Fiilî durumu ne kadar yansıttığı duruma bağlı olmakla beraber anayasalar ülkeler hakkında fikir edinmek için bakmamız gereken unsurların en başında gelir. Anayasalar tüm toplumu, her bireyi ve her toplumsal kesimi yakından ilgilendirir. Bundan dolayı yeni anayasa yapımlarında ve kapsamlı anayasa değişikliklerinde ülkede söyleyecek sözü olan her unsurun sürece katılması beklenir, istenir. Hükümet ...

Devamı... »

ABD demokrasisinin tuhaflıkları

Donald Trump yarın ABD’nin yeni başkanı olarak göreve başlayacak. Trump bir bilinmezi temsil ediyor. Statükoya ters, sıra dışı söz ve davranışlarıyla iktidarda ne yapacağı ve nasıl yapacağı muammaya dönüşmüş durumda. Şüphe yok ki iç politikada bu ülkeyi sürprizlerle dolu günler bekliyor. ABD dünyanın en büyü ekonomik ve askerî gücü olduğu için dünyanın her köşesi ve her ülke Trump’ın politikalarından etkileneceğinden ...

Devamı... »

“Ordu ihanete uğradı”, öyle mi?

Türkiye’nin son birkaç yıldır karşı karşıya kaldığı olaylar güçlü bir orduya ihtiyacı olduğunu gösterdi. Bütünlüğünü koruyan, iyi silahlanmış, toplumla güçlü bağlara sahip bir ordu bu coğrafyada ayakta kalmanın ön şartı.  Hiçbir soyut ilke bu gerçeği gözden kaçırmaya sebep olamaz. Diğer taraftan, ordunun kendi sınırları içinde kalması ve seçilmiş siyasî otoriteye itaati de demokrasiyi korumanın ön şartı. Bu yüzden orduya zarar ...

Devamı... »

Türkiye Demokrasisinin 15 Temmuz Zaferi

Siyasî yönetişim insanlık tarihinin nispeten yeni bir olayı. Son birkaç bin yıl içinde doğdu ve gelişti. Ondan önce de insan toplumlarında bir tür sosyal hiyerarşi ve yönetme-yönetilme ilişkisi vardı ama bu olgu bugün bildiğimiz ve alıştığımız anlamda siyasî yönetimden ve yöneten yönetilen ayrımından çok farklıydı. İnsanlar yerleşik hayata ve tarımsal üretime geçtikten sonra siyasî yönetişim gelişti ve şehir devleti, krallık, ...

Devamı... »