Yardımcı doçentlik kalksın mı?

Yardımcı doçentliğin kaldırılmasıyla ilgili yazılarım ve sosyal medya paylaşımlarım üzerine bir meslekdaşımdan bir mektup aldım. Konuyu daha iyi anlamaya yardımcı olacağı düşüncesiyle, bu mektubu kısaltarak okuyucularımla paylaşıyorum.   *          *          * Sevgili Hocam: Facebook duvarınızda “Yardımcı Doçentlere Çağrı” başlıklı iletiniz üzerine, aşağıdakileri size yazma gereği hissettim. Bir bilgi notu olarak düşünün lütfen yazdıklarımı. Ayrıca şunu belirteyim ki burada yazdıklarım, ulaşabildiğim ...

Devamı... »

Yarı-resmî meslek kuruluşlarından doğan ahlâkî tehlike

Türkiye’de demokrasinin hem teorisi hem pratiği açısından ele alınması gereken önemli sıkıntılardan biri, yarı-resmî kamu kurumu niteliğine de sahip olan, ama kendilerini pür sivil toplum kuruluşu gibi görmeyi ve sunmayı seven meslek kuruluşlarından — yani odalar ve barolardan — kaynaklanan sorunlar. Türk Tabipler Birliği’nin Afrin harekâtıyla ilgili açıklaması ve TMMOB başta olmak üzere benzer başka kuruluşlardan gelen TTB’ye destek mesajları ...

Devamı... »

Türkiye Afrin’de ne yapıyor?

Her çatışma üzücüdür. Zira insan kaybına ve maddî tahribata sebep olur. Ne yazık ki çatışmalar insan hayatının bir gerçeği. Bu yüzden, mutlak çatışmasızlıktan dem vurmak yerine şiddet kullanımının meşruluğu üzerinde düşünmek daha doğru olur. Bana göre tek meşru şiddet, meşru müdafaa için kullanılan şiddettir. Lâkin bu ilke her somut sorunu kolayca anlamamıza ve tahlil etmemize yetmiyor. Dünya çok karmaşık.  Bireyler ...

Devamı... »

Akademik hayata ilişkin şehir efsaneleri

Türkiye’deki akademik ünvanlar ile akademik makamlara yükselt(il)me ve ata(n)malar hakkında ortalıkta dolaşan bazı şehir efsaneleri var. Anladığım kadarıyla bunların bazıları gerçekleştirilmek istenen değişikliklere gerekçe yapılıyor. Bu yüzden, bu efsaneleri patlatıp gerçeği toplumun gözleri önüne sermekte fayda var. Akademik hayata girişte anahtar doktora yapmaktır. Bunu yapan kimse “doktor” ünvanını alır. Doktora bir üniversitenin kendi bünyesinde verilir. Herhangi bir merkezî organa bağlı ...

Devamı... »

Üniversitede operasyon

Siyasî otoritenin isteği ve talebiyle Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) üniversite mevzuatını değiştirmek üzere harekete geçti. Sistemde çeşitli değişiklikler getiren bir kanun tasarısı MEB’ten geçti ve TBMM’ye gönderildi. Planlanan ve yapılmak istenen değişiklikler daha çok akademik kademelerle, ünvanlarla ve akademik yükselmelerle, atamalarla ilgili. Türkiye’de üniversitelerin çoğunun tüm maliyetleri devlet tarafından karşılanıyor. Hem de izlenebilecek en kötü yöntemle. Sistemin asıl unsuru olan öğrenciler, ...

Devamı... »

Özgürlükçülük ve serbest ticaret

Özgürlük çok itibarlı bir kavram. Bu yüzden, hemen herkes tarafından cömertçe kullanılıyor. Özgürlüğe karşı olduğunu söyleyen kimselerle nadiren karşılaşıyoruz. Hattâ onların bile, özgürlüğün bütün toplum için bir değer sayılmasını istememelerine rağmen, kendilerinin (en azından bazı bakımlardan) müdahaleye maruz bırakılmamasını, yani bu ölçüde özgür olmayı talep ettiğini görüyoruz. Özgürlük kavramı, diğer nedenlerin yanısıra hem başkalarını etkilemeye hem şık görünmeye yaradığı için ...

Devamı... »

Adam Smith’in öncülleri

Nereden bakarsak bakalım, Adam Smith düşünce tarihinin en önemli ismi. Smith iktisatçı olarak tanınır ama öncelikle bir ahlâk filozofu. 1759’da yayımlanan Ahlâkî Duygular Teorisi bir etik klasiği. Bu eser ahlâkın temeli olarak duygudaşlığı ele alır. Buna bazen sempati (veya empati) ilkesi de diyoruz. Smith’e göre tüm insanlarda davranışlarına başka insanlardan onay arama eğilimi vardır. Bu yüzden insanlar ahlâken neyin doğru neyin yanlış olduğunu, ...

Devamı... »

Liberalizm, özgürlük ve din özgürlüğü (*)

Liberalizm, sonundaki “izm” ekinden de anlaşılacağı üzere, bir ideolojidir. Ama ideolojiler arasında önemli farklar vardır. Bütün ideolojilerin aynı kalıba sahip olduğunun düşünülmesi bizi Cemil Meriç gibi yanılgıya sürükleyebilir. Cemil Meriç’in, biliyorsunuz, “ideolojiler deli gömlekleridir” mealinde bir sözü var. Bu, tamamen ideoloji kavramından ve ideolojiler arasındaki farklardan habersiz olmaktan kaynaklanan bir yaklaşımdır. Liberalizm yumuşak ve esnek bir ideolojidir. Sosyalizm, faşizm ve ...

Devamı... »

Marx’ın insan ve piyasalar hakkındaki fikirleri neden yanlıştı? (3)

Marx’ın insan, toplum ve mutluluk hakkındaki görüşlerinin tümü gerçekten bir kaçıştır. Bu, Marx’ın “otonom eylem” ile kapitalist “tercihler” arasında yaptığı ayrımda görülür. “Eylem” gerçekte ifade edilmiş tercihten başka bir şey değildir. Ancak yapmayı istediğimiz şeye karar verdikten sonra eylemde bulunuruz. Tabiatın sınırları ve diğer insanların varlığı yüzünden arzu ettiğimiz her şeyi elde edemeyeceğimizden, bu,  ulaşmaya çalışacağımız ve bir gün için, ...

Devamı... »

Marx’ın insan ve piyasalar hakkındaki fikirleri neden yanlıştı? (2)

Marx’a  göre komünizm “kollektif planlama” yoluyla  işi/çalışmayı “sınırlanmış eylem” olmaktan çıkartıp “otonom eylem” hâline getirecekti. Bir bütün olarak işçiler tarafından “demokratik” biçimde regüle edilmesi hâlinde, kollektif planlama toplumun tüm üyelerinin arzularından toplumsal ve rızaya dayalı olarak doğacaktı. Kollektif plan hiç kimseyi dışlamayacak, toplumun tüm mensuplarının katılımıyla bilinçli olarak planlanıp idare edilecekti. Bunun sonucu olarak da herkesin uğruna çalıştığı, “başkalarını gözeten” ...

Devamı... »