Yeni sistemde yargı

16 Nisan referandumunda evet çıkarsa yargının durumu ne olacak? Bu mühim bir konu. Nitekim “hayır” kanadının birçok karşı çıkış gerekçesi yargının müstakbel durumuyla alâkalı. Bu yüzden, yargıyla ilgili endişeler üzerinden teklife hayır denmesini isteyenlerin tezlerini değerlendirmekte fayda var. Temel eleştiri, teklifle yargının bağımsızlığının ortadan kalkacağı. Yargının yürütmenin — yani seçilmiş cumhurbaşkanının — kontrolü altına gireceği. İddiaya göre bu, AYM ve HSK ...

Devamı... »

Anayasa Değişiklik Teklifine Kısa Bir Bakış

Liberal Düşünce Dergisi, Yıl: 22, Sayı: 85, Kış 2017, ss. 121-135 Prof. Dr. Atilla Yayla | İstanbul Medipol Üniversitesi Giriş Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) desteğiyle Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) tarafından hazırlanarak TBMM’ye sunulan ve esas itibarıyla hükümet sistemi üzerinde odaklanan 21 maddelik anayasa değişikliği, Komisyon’dan bazı değişiklik ve geri çekmelerle 18 madde olarak geçti. Şimdi Meclis’te görüşülecek ve ...

Devamı... »

Yeni sistemde yürütme

Anayasa değişikliğinin en önemli parçası hükümet sisteminin yenilenmesi. 16 Nisan’da halk “evet” derse, parlamenter sistem olduğu söylenen bir sistemden cumhurbaşkanlığı sistemi adı verilen bir sisteme geçilecek. Cumhurbaşkanlığı sistemi tipik bir sistem değil. Yani ne başkanlık sistemine ne de parlamenter sisteme tam olarak uyuyor. Karma, melez bir sistem. Ancak böyle olması, onu peşinen değersiz kılmaz. Her ne kadar iki-üç ana hükümet ...

Devamı... »

Teklif edilen sistemde parlamento

Siyaset bilimi ve anayasa hukuku derslerinde öğrencilere devletin üç temel kuvvetinin bulunduğunu anlatıyoruz: Yasama, yürütme ve yargı. Eksik de olsa bu anlatımdan vazgeçmek zor. İnsan toplumları bu üç temel kuvvetin yapılanmasına ve işlemesine muhtaç. Bu yüzden, rejimin temel niteliği — demokratik veya anti-demokratik — ne olursa olsun, her sistemde bu kuvvetler mevcut. Demokrasinin demokratik olmayan sistemlerden farkı bu kuvvetler arasında ...

Devamı... »

Kuvvetler ayrılığı güçleniyor mu zayıflıyor mu?

Kuvvetler ayrılığı demokrasinin olmazsa olmazlarından sayılır ama kökleri demokraside değil liberalizmde yatar. Amacı, devletin üç temel kuvveti kabul edilen yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanmasını engellemek ve böylece temel hak ve özgürlükleri devlet gücü karşısında korumak olarak gösterilir. Bu bakışta mantıklı bir taraf var. Kanunu yapan, yürüten ve ihtilâfları da bu kanunları kullanarak, yorumlayarak bizzat çözen bir organ büyük ...

Devamı... »

Anayasa değişikliği tartışmalarında metot sorunları

16 Nisan referandumuyla ilgili tartışmalar bazen çok anlamsızlaşıyor. Bunun başlıca sebepleri aynı cümlelerin devamlı kullanılması; her iki kanattan bazılarının diyalogdan çok monologa yönelerek, karşı tarafın iddialarını çürütmeye çalışmak yerine inatla kendi tezlerini tekrarlaması; belki de en mühimi, hayret verici bir ısrarla sürdürülen metot hataları. Metot hataları özellikle “hayır” kanadında dikkat çekiyor. Bu yüzden olsa gerek, etkili ve tartışmalara dayanıklı bir ...

Devamı... »

Evet, “cennet annelerin ayaklarının altındadır”

2 Mart Perşembe günü babam 65 yıllık sevgili eşini, biz beş kardeş ise annemizi kaybettik. Canımız annemiz uzun bir hastalık döneminden sonra hayata veda etti. Şartlar ne kadar ağır, ıstırabı ne kadar büyük olursa olsun, hastalığı boyunca bir gün olsun isyan etmedi. Biz ona değil o bize moral ve metanet aşıladı. Daima “Allah böyle takdir etmiş” dedi. Mukadder sonu sabırla, ...

Devamı... »

Bürokratik vesayet bitti mi?

Türkiye siyasetini değerlendirirken sadece siyasal iktidar üzerine odaklanan ve sahadaki tüm diğer aktörleri ve faktörleri görmekten özenle imtina eden bazı kişi ve çevreler, Türkiye’de bürokratik vesayetin bittiğini iddia ediyor. Bu görüşleri AK Parti ve Erdoğan nefretiyle birleşince, bürokratik vesayete dikkat çekenlere hakarete varan ifadelerle saldırıyorlar. Kemalist vesayetin artık muhayyel olduğunu; iktidarın yanlışlarını meşrulaştırmak veya örtmek için kullanıldığını ileri sürüyor. Gerçek ...

Devamı... »

Erdoğan yeni sistemi kendisi için mi istiyor?

CHP çevreleri anayasa paketi ile yapılmak istenen hükümet sistemi değişikliğine şiddetle muhalefet ediyor. Gayet tabiî; muhalefet etmek hem haklarıdır hem de görevleri. Muhalefet olacak ki eksikler ve yanlışlar görülebilsin ve giderilebilsin. Ülke tek yola mahkûm olmasın. Toplumda umutlar canlı tutulsun. Ne var ki, CHP’nin muhalefeti çoğu zaman ne sağlam, güçlü, ikna edici ve dürüst argümanlara dayanıyor, ne de demokratik meşruiyet ...

Devamı... »

Referandum bir beka meselesi mi?

16 Nisan referandumuna doğru koşar adımla gidiyoruz. Hem “Evet” hem “Hayır” kanatlarının kampanyası çoktan başladı. Liderler ve partilerin kurmayları her Allahın günü bu konuda konuşuyor, demeç veriyor. Salon toplantıları yapıyor. Bazı liderler meydanlara da iniyor ve büyük kalabalıklara heyecanlı nutuklar çekiyor. Siyaset iyice ısınıyor… Benim gözlemlerime göre ne “Evet” ne de “Hayır” kanadı sonucun kendi lehine olacağından yüzde yüz emin. Kişisel gözlemlerimin  yanında kamuoyu anketleri de durumun ortadaolduğunu gösteriyor. Bu, kampanyaların önemini iyice artırıyor. Öyle anlaşılıyor ki, süreçte kim kararsız, mütereddit toplum kesimlerini daha çok ikna ederse ...

Devamı... »