Kılıçdaroğlu’nun parti içi muhalefete karşı yürüyüşü

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “adalet” yürüyüşü devam ediyor. Yüzlerce kilometre geride kaldı. Şimdiye kadar önemli bir problem ortaya çıkmadı. Umarım yürüyüş sorunsuz tamamlanır. Siyasetçiler arasındaki sert atışmalara ve olağanüstü hâl içinde olmamıza rağmen siyasal iktidarın yürüyüşü engellememesi, çok ciddî güvenlik tedbirleriyle olayı idare etmesi de demokrasimize artı puan olarak ekleniyor. Kılıçdaroğlu’nun yürüyüş hedefi muğlak. Adalet onu istemekle tecelli etmiyor. ...

Devamı... »

Ali Sunal’ın “Güldür Güldür Show”daki müdahaleciliği

Merhum Kemal Sunal en sevdiğim komedyenlerdendi. Bütün filmlerini ezberledim. Başka birçok vatandaş gibi, bazı filmlerini her ne zaman karşıma çıksa tekrar seyrediyorum. Kemal Sunal o kadar başarılıydı ki, filmlerini çekerken çok küçük veya doğmamış olan  kimselerin dahi, filmleri üzerinden ona sevgi ve saygı beslediğine dair birçok gözlemim var. Demek ki Kemal Sunal’ın filmlerindeki gibi saf, iyimser Anadolu çocuğu olmak, temizliğin ...

Devamı... »

Fransa seçimleri ve demokrasi

Fransa’da başkanlık seçimlerinin ardından milletvekilliği seçimleri de gerçekleştirildi. Macron’un partisi, tahmin edildiği gibi, seçimlerden zaferle çıktı. Sosyalist Parti neredeyse tamamen çökerken ulusalcı faşist parti sandalye kazanmayı başardı ve lideri Le Pen ilk kez Meclis’e girdi. Fransa seçimlerinin sonuçları hakkında söylenebilecek çok şey var. Demokrasi bir siyasî yönetişim biçimi. Ana kaygısı iktidara geliş gidişin kurallı olması. Yani demokrasi halkın nasıl yönetileceğinden ...

Devamı... »

CHP’nin yürüyüşü ve adalet

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara ile İstanbul arasında gerçekleştirmeye çalıştığı  “adalet yürüyüşü”nü nasıl değerlendirmek gerekir? Kılıçdaroğlu herhangi biri değil; ana muhalefet partisinin lideri. Her vatandaş gibi onun da kamusal meselelerde görüş açıklama, tavır alma hakkı var. Bu çerçevede, destek gösterileri de, protesto gösterileri de yapabilir, düzenleyebilir. Eleştirilerini, taleplerini kamu otoritelerine ve toplum kesimlerine duyurmaya çalışabilir. İki şehir arasındaki yaklaşık ...

Devamı... »

Fakirlik bir erdem midir?

“Fakirlik kapıya konacak mal değil” der bir atasözü. Bu cümlenin büyük bir bilgeliği ve derin bir insanî tecrübeyi yansıttığından, aklıselim sahibi hiçbir insan kuşku duyamaz. Aynı zamanda bir sağduyuyu, ortak insanî duruşu yansıttığından da. Tahmin ediyorum ki diğer dil ve kültürlerde de bu mealde sözler vardır. Olağan şartlar altında hiç kimse fakir olmayı ve kalmayı istemez; fakirlikten kurtulmak için çabalar. ...

Devamı... »

Katar krizi ve dış politikamız

Dünyanın her yerinde, her zaman, bir taraftan diğer toplumlarla ilişkiyi azaltmaya, kesmeye, içe kapanmaya; diğer taraftan dış dünyaya açılmaya ve başka toplumlarla ilişki kurmaya yönelik talepler bir arada bulunmuştur. Toplumların diğer toplumlarla münasebetlerinde, bunların ağır basanları etkili ve belirleyici olmuştur. Kabile toplumlarında dahi geçerli olan bu durum, içinde bulunduğumuz ulus-devletler çağında daha da keskin ve belirgin. Çünkü hemen her zaman, ...

Devamı... »

Emek, değer belirleyen midir, değeri belirlenen midir?

Yıllar öncesinde bir gün üniversitedeki odamın kapısı vuruldu. Bir kız öğrenci çekingen bir tavırla içeri girdi. Benimle konuşmak istediğini söyledi. Buyur ettim. Vizeden aldığı nottan memnun olmadığını belirtti. Gayet iyi bir kâğıt verdiğini ve çok daha yüksek — hatta tam — not alması gerektiğini ifade etti. Sınav kâğıtlarını henüz idareye teslim etmemiştim. Öğrencinin kâğıdını buldum ve gözlerinin önünde tekrar okudum. ...

Devamı... »

Eğitim kimin hakkı, kimin işi?

Cem Yılmaz meşhur reklamında “eğitim şart” diyordu. Eğitimin gerekli olduğu konusunda toplumun değişik meşrepten bütün önemli kesimleri arasında ciddi bir ihtilâf yok. Aynı toplum kesimleri eğitim işini devletin üstlenmesi gerektiğinde de hemfikir. Ancak, eğitimin gerekli olduğu ve devlet tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği üzerinde anlaşmak, eğitimin nasıl yapılacağı ve müfredatın ne olacağı üzerinde de anlaşmak anlamına gelmiyor. Bu konuyla ilgili sorular basit ...

Devamı... »

İktisatçının aşk şiiri

Her mesleğin insanlara kattığı –ve elbette insanlardan aldığı- şeyler var. Uzun süre bir mesleği icra eden hiç kimse bundan kaçamaz. Kuşku yok ki en ilginç mesleklerden biri de iktisatçılık. İktisadın hem geniş bir özel jargona sahip olmasından, hem her şeye mecburen bulaşmasından –yani en akla gelmedik şeylerin bile iktisatla ilişkisi ve iktisadî bir izahı olmasından- hem de iktisatçılar arasında fikir ihtilâfların çok yoğun ...

Devamı... »

AK Parti’nin ve Türkiye’nin istikameti

21 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti genel başkanlığına seçilmesiyle Türkiye yeni bir döneme girdi. Hem resmen hem de fiilen partili cumhurbaşkanı devri başladı ve böylece cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş yönünde önemli bir adım atıldı.  “Fiilen ve resmen” noktasının altını çizmek önemli, çünkü ülkemizde cumhurbaşkanları gerek Tek Parti, gerekse demokrasi döneminde fiilen hiçbir zaman partisiz — bir başka deyişle tarafsız ...

Devamı... »