Kapitalizm şeytan mıdır?

Bazı sağcı ve İslamcı aydınlar da kapitalizmi ‘şeytan’ veya ‘şeytanî bir şey’ olarak görmekte, ama kapitalizmi asıl şeytanlaştıranlar ve onun yok edilmesiyle yeryüzü cennetinin kurulacağına inananlar sosyalistler. Sıradan bir-iki örnek vereyim. Bir ara artık yayınlanmayan Radikal adlı gazetede sinema yazıları kaleme almakta olan senarist Ercan Kesal Film Arası Dergisi’nin düzenlediği bir söyleşide şöyle demişti: “Kapitalizmin içindeki hiçbir şey saf değildir. Şeytan düzenidir kapitalizm. ...

Devamı... »

Ankara’da bir Liman

Liman, şüphesiz, her dildeki en anlamlı kelimelerden biri.  Limanlar bir kavşak; insanların ve eşyaların toplanma ve dağılma noktası; bir taraftan ayrılmaların ve hüzünlerin, diğer taraftan kavuşmaların ve sevinçlerin mekânı. Malların varış ve gidiş mevkii; ekonomik hayatın akışının, dinamizminin, canlılığının âdetâ motoru. Limanları ziyaret etmek, limanlarda zaman harcamak daima ilginç. Liman üstlendiği fonksiyonların belki de ilk toplanma alanı. Limanların işlevleri sonradan ...

Devamı... »

Yakın geçmişin kısa hikâyesi

Tarihçi değilim ama tarihle ilgili birkaç noktaya dikkat çekebilecek durumdayım. İlk olarak, tarihin tek okuması yok. Aynı olaylar ve aktör davranışları farklı okumalara tâbi tutulabilir. İkinci olarak, her tarih yorumu zaman içinde ortaya çıkacak yeni bilgilere ve paradigma değişikliklerine bağlı olarak şu veya bu ölçüde değişebilir. Bu tesbitlerin en mühim anlamlarından biri ve belki de en önemlisi, hiç kimsenin tarih ...

Devamı... »

Altan kardeşlerin ve Nazlı Ilıcak’ın cezası

Ahmet Altan,  Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak ilk derece mahkemesi tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olması gerektiği ve beklendiği gibi bu karar toplumda geniş yankılara yol açtı. Hem geleneksel hem de sosyal medyada çeşitli yorum ve değerlendirmeler yapıldı. Bana göre bu yorum ve değerlendirmelerin çoğu aceleci, tek taraflı ve önyargılıydı. Düşünceler kadar duyguları, nefretler yanında sempatileri de kapsamaktaydı. Ben ...

Devamı... »

Habercilikte tarz ve dil

Türkiye her zaman gündemin çok yüklü ve yoğun olduğu bir ülkeydi. Afrin harekâtı gündemi daha da yoğunlaştırdı. Bu yüzden medya organları eskisinden de fazla gece gündüz çalışmaya başladı. Gazeteler de, televizyonların haber ve tartışma programları da Afrin haber ve yorumlarıyla dolu. Bu günlerde televizyon kanallarının en çok rağbet gösterdiği şey ise Suriye sınırından canlı yayın yapmak. Takip edebildiğim kadarıyla, hemen ...

Devamı... »

Ekonomik büyüme gereksiz ve anlamsız mıdır?

Ekonomik büyüme fikri ve olgusu, sağcısı ve solcusuyla, Marksisti ve feministiyle, düşünürü ve sıradan aydınıyla pek çok kesim tarafından çeşitli eleştirilere maruz bırakılır. Genellikle söylenen, sınırsız ekonomik büyümenin kendi başına bir amaç haline getirilmesinin yanlış olduğu, büyümenin sınırlarının olması gerektiği,  sınırsız büyüme tutkusunun insanî değerleri erozyona uğratarak bir taraftan bencillik ve materyalizmi, diğer taraftan eşitsizliği teşvik ettiğidir. Bu çerçevede, ihtiyaçların ...

Devamı... »

Meslek örgütleri ve demokrasi

TTB’nin Afrin harekâtı hakkında yayınladığı bildiriyle başlayan tartışmalar yeni boyutlar kazanarak devam etmekte. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşmasında TTB’nin isminden Türk kelimesinin kaldırılmasını ve serbest doktorluk yapmak isteyenlerin TTB’ye üye olma mecburiyetine son verilmesini istedi. Bu tür kuruluşların isimlerinde Türk ve Türkiye kelimesinin kullanılması özel izne bağlı. Meslek odaları birliklerinin hemen hepsinin isminde Türk veya Türkiye kelimesi var: TOBB, ...

Devamı... »

Yardımcı doçentlik ve üniversitelerin asıl problemleri

Yardımcı doçentliğin kaldırılması meselesi, Afrin harekâtı yüzünden şu günlerde pek tartışılmıyor ama bildiğim kadarıyla gündemden tamamen kalkmış da değil. Bu yüzden meseleyi unutmamamız, üzerinde durmamız gerekiyor. Ancak tartışarak doğruya yaklaşabiliriz. Aslında bakış açımızı biraz daha genişleterek, yardımcı doçentliği üniversitelerin başka (ve hayalî değil gerçek) problemlerinin ele alınmasına vesile kılabiliriz. Esas açısından: olmayan problemler, fark edilmeyen faydalar Yardımcı doçentlik sorunu iki bakımdan ...

Devamı... »

Yardımcı doçentlik kalksın mı?

Yardımcı doçentliğin kaldırılmasıyla ilgili yazılarım ve sosyal medya paylaşımlarım üzerine bir meslekdaşımdan bir mektup aldım. Konuyu daha iyi anlamaya yardımcı olacağı düşüncesiyle, bu mektubu kısaltarak okuyucularımla paylaşıyorum.   *          *          * Sevgili Hocam: Facebook duvarınızda “Yardımcı Doçentlere Çağrı” başlıklı iletiniz üzerine, aşağıdakileri size yazma gereği hissettim. Bir bilgi notu olarak düşünün lütfen yazdıklarımı. Ayrıca şunu belirteyim ki burada yazdıklarım, ulaşabildiğim ...

Devamı... »

Yarı-resmî meslek kuruluşlarından doğan ahlâkî tehlike

Türkiye’de demokrasinin hem teorisi hem pratiği açısından ele alınması gereken önemli sıkıntılardan biri, yarı-resmî kamu kurumu niteliğine de sahip olan, ama kendilerini pür sivil toplum kuruluşu gibi görmeyi ve sunmayı seven meslek kuruluşlarından — yani odalar ve barolardan — kaynaklanan sorunlar. Türk Tabipler Birliği’nin Afrin harekâtıyla ilgili açıklaması ve TMMOB başta olmak üzere benzer başka kuruluşlardan gelen TTB’ye destek mesajları ...

Devamı... »