Türkiye ve NATO: nereye?

Türkiye NATO’ya topraklarını savunmak için girdi. Bunun için otoriter Tek Parti rejiminde demokratikleşme yönünde değişiklikler de yapması gerekiyordu. NATO Türkiye’nin eşit üye olabildiği, üyeleri demokrasiyle yönetilen yegâne uluslararası örgüt. Dolayısıyla NATO on yıllar boyunca hem siyasî sistemimizin renginin belirlenmesinde, hem de sınırlarımızın savunulmasında etkili bir faktör oldu. NATO ortak savunma fikrine dayanıyordu. Planlara göre, NATO üyesi herhangi bir ülke bir ...

Devamı... »

Sosyalizm neden demokrasiyle bağdaşmaz?

Sosyalistlerin ve sosyalist olmamakla beraber sosyalizm hakkında değerlendirmeler yapanların sergilediği ilginç bir tavır, sosyalizmi diğer ideolojileri değerlendirirken kullandıkları kıstaslarla değerlendirmekten uzak kalmalarıdır. Bu yaklaşımda sosyalizm âdetâ tüm ideolojiler arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Kestirmeden söylersek, sosyalizm diğer ideolojilerden farklı olarak, sadece amaçlarıyla — üstelik, şifrelenerek cazip hale getirilmiş amaçlarıyla — değerlendirilir. Bu amaçlara varmak için kullandığı veya kullanacağı araç ve ...

Devamı... »

Atatürk üzerinden mâkuliyetin kaybı

Üç sebeple bu konu üzerine yazmaya hevesli ve istekli değilim. İlki, zaten söylemek istediklerimi daha önceki yazılarımda dile getirmiş olmam. İkincisi, ne söylersem söyleyeyim duruma bir tesiri olmayacağı kanaatine kapılmış bulunmam. Üçüncüsü, bu konuda yazmanın hâlâ riskli olması. Buna rağmen, geçen hafta 10 Kasım’daki anmalarda sergilenen bazı manzaralar beni bir kere daha bu mevzuyu ele almaya itti. Her ülkenin tarihinde ...

Devamı... »

AKM’den Gezi Parkı’na yol var mı?

Türkiye 2013’ün Mayıs sonu ile Haziran ve Temmuz aylarında tarihî bir vaka yaşadı. Kiminin Gezi Direnişi, kiminin Gezi İsyanları adını verdiği olaylarda bazı birey ve gruplar aktif rol aldı. Meydanlara çıktı, gösteriler yaptı, polisle çatıştı.  Sıcak olaylara bizzat katılmamakla beraber manevî, hattâ maddî anlamda isyancılara destek verenler oldu. Bunlar arasında yazarlar, akademisyenler, iş adamları ve partiler de vardı. Hem olaylar ...

Devamı... »

Liberallerin yıllık kongresi

Liberal Düşünce Topluluğu’nun (LDT) düzenlediği Liberal Düşünce Kongresi bu yıl 3-5 Kasım’da Ürgüp’te gerçekleştirildi. Bu kongre 22’incisiydi. Türkiye’nin dört bir köşesinden gelen fikir insanları çeşitli konulara ilişkin oturumlarda konuşmacı, izleyici, soru soran ve yorumcu olarak yer aldı. Oturum başlıkları Kongre’nin entelektüel bakımdan ne kadar zengin olduğunu göstermeye yeterliydi: “Liberal teoride güncel tartışmalar”, “iktisat politikası, iktisadî yaklaşım ve Türkiye”, “LDT’nin 25. ...

Devamı... »

İyi ki cumhuriyet var!

Türkiye’nin cumhuriyetinin 94’üncü yılı geçtiğimiz Pazar günü idrak edildi. Bu münasebetle hem ulusal hem mahallî ölçekte resmî ve sivil kutlamalar yapıldı. Gazeteler özel sayfalar hazırladı. Şirketler, belediyeler — bazıları gerçekten güzel — basılı ve görsel medya ilânlarıyla kutlamalara katıldı. Hürriyet, Aydınlık, Birgün, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerini her gün takip etmeye çalışıyorum. Sebebi, hem haberleri birden çok kaynaktan okumak hem de farklı yaklaşım ve yorumlardan haberdar olmak ...

Devamı... »

Kartepe Zirvesi ve FETÖ’yü çözmek

Türkiye 15 Temmuz 2016’da sarsıntıları hâlâ devam eden müthiş bir olay yaşadı. Yargı tarafından FETÖ adı verilen, bünyesinde terör unsurunu da barındıran, İslâmî görünümlü, totaliter bir ezoterik örgüt, uluslararası ortaklarıyla birlikte, ülkenin parçalanmasıyla, işgal edilmesiyle, iç savaşla da sonuçlanabilecek bir darbe teşebbüsüne girişti. Bu, “darbekolik” ülkemizin şimdiye kadar gördüğü en sofistike darbe girişimiydi. Püskürtülmesi de âdetâ bir mucize oldu. Başarılı ...

Devamı... »

Sosyalizm neden kaçınılmaz olarak diktatörlük üretir?

Sosyalizm en geniş ölçüde 20. yüzyılda uygulanma alanı buldu. 1900’lerin ikinci yarısında yaklaşık 40 ülkede sosyalist rejimler kurulmuş bulunuyordu (fakat sadece 15 kadarı uluslararası komünist harekete dahildi; resmen ve gerçekten komünist parti yönetimleriydi). Bu rejimlerin ortak özellikleri de vardı, farklı yanları da. Şaşmaz ortaklık hepsinin diktatörlük olmasıydı. Sosyalist ülkelerin tamamı fiilî olarak tek parti rejimleriydi ve hangi adı taşırsa taşısın, ...

Devamı... »

Ekim Devrimi’nin 100. yılı münasebetiyle: Sosyalizmin görmezden gelinen başarısızlık ve kötülükleri

Daha önceki yazılarımda da altını çizdiğim üzere, sosyalizm kendi başına bir teori hüviyetinde inşa edilmedi. Bir kapitalizm eleştirisi olarak formüle edildi.  Marksist düşünce zembereği içinde, sosyalizmi bir tez olarak sunmak ve hem sosyalizmden komünizme hangi dinamiklerle ve nasıl geçileceğini, hem de gerek sosyalizmde gerekse komünizmde hayatın nasıl olacağını açıklamak gerekirdi. Sosyalistler bu külfete girmedi. Daha doğrusu bu ağır, muhtemelen altından ...

Devamı... »

Ekim Devrimi’nin 100. yılı münasebetiyle: Sosyalist rejimler birer vahşet rejimiydi

Siyasal rejimler çeşitli ölçütlerle değerlendirilebilir. Benim için en önemli ölçüt insanların hayat hakkına saygıdır. Zira insan hayatı kutsaldır. Bir insanın hayatı bir başkası tarafından hiçbir amaç ve değer uğruna elinden alınamaz. Hiçbir ideoloji, tasavvur, din, siyasal proje veya toplumsal ütopya, insanları öldürmeyi meşrulaştıramaz. Ne insanlar birer melek, ne de insanlık tarihi meleklerin tarihi. Tarih boyunca insanlar birbirlerinin hayat hakkına haksız ...

Devamı... »