Popüler Tıpçıların İnsanları Terörize Edişi

İletişim araçları ve imkânları çok gelişti. Buna paralel olarak iletişimin hızı da inanılmayacak kadar arttı. Dünya gerçekten bir global köye dönüştü. Bugün yerkürenin herhangi bir yerinde vuku bulan ve birilerinin haber değerine sahip olduğunu düşündüğü her olay birkaç dakika içinde tüm dünyada duyulmakta, siyasî, ekonomik, kültürel bir ilgi odağı ve/veya meselesi olmakta. İletişimin yoğunlaşmasının doğal sonuçlarından biri bilginin daha önce ...

Devamı... »

İlah Seçme Hakkı Teolojik Değil Siyasî ve Hukukî Bir Meseledir!

İlah seçme özgürlüğü hakkındaki yazım çok yankı yaptı. Övgüler yanında tepkilerle de karşılaştı. En çok gösterilen tepki, Allah’ın elçiler (peygamberler) ve kitaplar (kutsal metinler) aracılığıyla hakikati insanlara bildirdiği ve bu hakikate iman ve itaat etmeyenlerin, Allah’ın emirlerine uymayanların bu dünyada yaptıklarının (yani “yanlış” tanrı inançlarının ve bu inancın yansımalarının) hesabını öbür dünyada verecekleriydi. Bu tepkiye şaşırmadım. Ancak, tepkinin benim yazımla ...

Devamı... »

İlah Seçme Özgürlüğü

Radikal fikirleriyle ve sert çıkışlarıyla bilinen gazeteci yazar Mine Kırıkkanat katıldığı bir televizyon programında “Atatürk benim ilahımdır, Atatürk’e tapıyorum” dedi. Atatürk’ü seven milyonlarca insan var.  Hepsinin Atatürk’ü bir ilah olarak gördüğünü ve ona taptığını söylemek büyük bir haksızlık olur. Ancak, bunların bazılarının Atatürk’e bir ilah olarak baktıkları gerçeği de görmezden gelinemez. Örneğin, kullanalar ne kadar farkındadır bilmem ama “sen olmasaydın ...

Devamı... »

Soğanın Fendi Aklı da Mantığı da Yendi!

“Fend” hüner, püf noktası gibi anlamlara geliyor. “Soğanın fendi” deyince, hâliyle,  soğanın hüneri, püf noktası anlaşılıyor. Soğanın hoş ve hemen her yemeğe katılabilen bir mazleme olma, geleneksel tıpta işe yarama -meselâ antibiyotik etkisi yapma- gibi birçok iyi özelliği var elbette, ama -nesne olduğu için-  insana atfedilen anlamda hüner sahibi değil. “Püf noktası” da soğanın değil soğanla ilişkisi bulunan insanların, başka ...

Devamı... »

Krizsiz Bir Dünya Mümkün mü?

Toplumların balık hafızalı -yani unutkan, hafızası zayıf- olduğu bir aşağılama veya şikâyet olarak çok sık dile getirilir ama bunun illa da kötü bir şey olması gerekmez. Hatta bazı durumlarda bir nimet olduğu bile söylenebilir. Unutmak yerine göre en büyük şanstır. Unutmak olmasaydı belki de insanlar ve toplumlar ağır felaketler ve başarısızlıklardan sonra hayatını sürdüremezdi, yeni başlangıçlar yapamazdı. Niall Ferguson’un Paranın ...

Devamı... »

Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi –3

Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi – 1 Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi – 2 Ferguson’ a göre finans sisteminin gelişmesinde bankaların ve bankacılığın doğmasından sonra gelen adım tahvillerin ve tahvil piyasalarının doğmasıydı. Bugün tahvil piyasaları, tahvil alım-satımında olmasak bile, iki nedenle hepimizin hayatını etkiliyor: 1) Emeklilik için biriktirdiğimiz paraların büyük kısmı tahvil piyasalarında değerlendiriliyor (yani tahvile yatırılıyor), 2) Tahvil piyasasının devasa ve ...

Devamı... »

Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi – 2

Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi – 1 Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi  – 3 Niall Ferguson’ un dünya finans tarihi paranın vazgeçilmezliğini özellikle vurguluyor. Tarih boyunca, dinî radikallerden (Thomas More) seküler radikallere (F. Engels ve Karl Marx), komünistlerden aşırı sağcılara, dinistlerden hippilere parasız bir dünya hayali kuranlar hep oldu. Gelecekte de bunu hayal edenler mutlaka çıkacaktır. Ancak, geleneksel ve modern hiçbir toplum ...

Devamı... »

Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi -1

Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi – 2 Paranın Yükseltmesi ve Düşürmesi  – 3 Bu yazının başlığının ilham kaynağı son yılların gözde tarihçilerinden Niall Ferguson’un Paranın Yükselişi: Dünyanın Finansal Tarihi (Çev. Barış Pala, İstanbul: YKY, 2009) adlı kitabı. Üç bölümlü bu yazı, büyük ölçüde, kitaptaki bilgi ve tespitlerin özeti ve değerlendirilmesi mahiyetinde. Ferguson da kitaptaki “Paranın Düşüşü” başlıklı sonsözünde, kitaba verdiği adın ...

Devamı... »

Sağlıkçı Personelin Çalışma Hakkı

Her demokrat ve dürüst insan Türkiye’nin 15 Temmuz’da korkunç bir saldırı ile karşılaştığını teslim edecektir. Bu saldırı görünürde sadece seçilmiş iktidarı hedef almakla birlikte aslında tüm halka yöneltilmişti. Saldırıyla demokrasinin temel kuralları çiğnenmiş ve toplum patolojik ve elitist bir çetenin mutlak tahakkümü altına alınmak istenmişti. Bu saldırının çok boyutlu olduğu açıktı. İlerleyen zamanlarda ortaya çıkacak bilgiler ve ilişkiler, muhtemelen, bunu ...

Devamı... »

Ekonomik Devletçilik Koyulaşıyor mu?

Türkiye’de son birkaç ay içinde toplumun hemen her kesiminin piyasa iktisadı bilgisizliğinden ağır biçimde mustarip olduğu ayan beyan ortaya çıktı. Ekonominin mekanik bir yapı olduğu ve ona (genellikle kamusal) bir otoritenin müdahale ederek istenen sonuçları yaratabileceği inancı ve bu inancın yansımaları tavan yaptı. İktidar çevreleri günlerce “haksız”, “yersiz” fiyat artışlarından, “fırsatçılardan”, “spekülatörlerden” bahsetti. Devletin onların üzerine gideceğini söyledi. Vatandaşı zabıtaya ...

Devamı... »