Burak Ertaştan

Darbeye niye karşısınız?

Tarihi, galipler yazıyor. İkinci Dünya Savaşı Almanya’nın galibiyetiyle sonuçlansa, Hitler’den büyük bir cihangir ve Alman ırkının en mümtaz evlatlarından biri olarak tarihe geçecekti. Ya da Mustafa Kemal başarısız olsa idi, bugün millî mücadele olarak destanlaştırılan dönemi bir fetret ve celâliler devri, kahraman olarak yad ettiklerimizi ise padişahın iradesine başkaldıran komitacılar ve hainler güruhu olarak anıyor olacaktık. Aynı sonuç-odaklılık, darbeler için ...

Devamı... »

27 Mayıs

Osmanlı’dan tevarüs eden hal’ geleneğinin Cumhuriyet Türkiyesi’ne ilk uyarlanışıdır 27 Mayıs… Hareketin başarıya ulaşması, izleyen dönemlerde karşılaşılan ihtilal teşebbüsleri için cesaret verici olmakla kalmamış, meşru hükümetlerin kaba kuvvetle iktidardan uzaklaştırılabileceği fikrinin belleklerde yer edinmesine de zemin hazırlamıştır. Siyasî tarihe bakıldığında Osmanlı’dan Türkiye’ye, saltanattan cumhuriyete, tek partili hayattan çok partili siyasete kadar “idarenin şekli” ile ilgili çok şeyin değiştiği, lakin kaba ...

Devamı... »

İfade hürriyetinin sınırları

Sesi gür çıkan ve tesir kabiliyeti nispeten yüksek bir kesime göre Türkiye hızla otoriterleşiyor ve bir AKP (aslında Erdoğan) diktatöryasına doğru yol alıyor. Aynı kesim, yaşanan birtakım olumsuz gelişmeleri kendi tezlerinin teyidi olarak görüyor ve genelleştirerek sunuyorlar. Son yıllarda iyice serpilen ve büyük ölçüde Ak Parti’nin (aslında Erdoğan’ın) müteeyyidi olarak mevzilenen diğer kesime göre ise işler yolunda. Bir kötülük ya ...

Devamı... »

Doğrudan demokrasi iyi bir şey mi?

Son iki yıl içinde üç önemli seçim yapıldı. Her birine son derece gergin bir atmosferde girilen bu seçimlerden sonuncusunun üzerinden henüz beş ay geçmişken tekrar sandığa gitmek zorunda bırakılmak, seçmen nezdinde bıkkınlık yaratmış olmalı ki siyasî hayatımızın belki de en renksiz propaganda dönemini yaşıyoruz. Hal böyleyken, seçmenin her konuda devreye girerek karar alma süreçlerine bizzat ve bilfiil katıldığı “doğrudan demokrasi” ...

Devamı... »