Burak Ertaştan

Kişisel Gelişim Hikâyeleri, Hatıra ve Biyografiler

Okuma macerası Yaman İzci serisi ile başlayıp, masallar ve foto romanlarla devam eden, Jules Verne, Ömer Seyfeddin, Kemalettin Tuğcu ve Gülten Dayıoğlu’nun kitaplarından önce Zagor, Tommiks, Teksas, Mister No, Flash Gordon gibi çizgi roman kahramanlarını okumuş birinin, kitabın herhangi bir türüne karşı olması mümkün mü? Okuma hevesi, heyecanı ve alışkanlığının hangi virüsle vücudumuza bulaştığının önemi yok aslında. Mühim olan bu ...

Devamı... »

Sikkeden Banknota: Döviz Kurları

Siyasetin, ekonominin ve sosyal hayatın en sıkıntısız dönemidir yaz ayları. Meclisin tatile girmesiyle siyasî gerilim düşer, okullar kapanınca masraflar azalır, trafik bile rahatlar. Trafikten çekilen öğrenci servisleri ve soluğu sayfiye yerlerinde alan yazlıkçılar kadar, izinlerini memlekette yahut bir tatil beldesinde geçirmek için şehirden uzaklaşanların da payı vardır bu rahatlamada. Buna mukabil, bu dönemde yerli ve yabancı turist akınına uğrayan tatil ...

Devamı... »

OHAL kararnameleri ve kamudan ihraçlar: Genel bakış

15 Temmuz darbe girişiminin ardından uygulamaya koyulan OHAL yönetiminin alâmet-i farikalarından biri de, kanun hükmünde kararnameler (KHK’lar) oldu. Bu kapsamda çıkarılan OHAL kararnamelerini birkaç kategoride inceleyebiliriz. 1) İlk kategoride, hem darbe teşebbüsünde bulunulmasında hem bu teşebbüsün bastırılmasında kritik öneme sahip kurumların yapısını düzenleyen ve silahlı bürokrasinin siyasî denetimini güçlendiren kararnameler yer alıyor. Vesayet sisteminin devamını isteyenler dışında genel bir itirazla ...

Devamı... »

Tartışma kültürü ve geleneği

Öğrencilik yıllarımda okuduğum bir kitapta bozkırın ortasında (sıfırdan) bir orman kurmaya çalışmak pek akıl kârı değil yazıyordu. Belli bir alanda çok sayıda ağacın bulunması, o bölgeyi orman yapmıyordu zira. Orman dediğimiz şey sulanmaya, budanmaya, seyreltilmeye, ilaçlanmaya, kısaca bakıma ve desteğe ihtiyaç duymadan varlığını devam ettirebilen bir yapıydı. Çok sayıda fidanı toprakla buluşturup bir sürü zahmet ve külfetle bakımını yapsanız bile, ...

Devamı... »

Anayasa değişiklikleri ve Olağanüstü Hal

Anayasada 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan değişiklikler için külliyen iyi veya külliyen kötü demek mümkün değildi, bana göre. Değişikliklerden bir kısmını eksik ve yetersiz, bir kısmını ise yerinde ve tatminkâr buldum. Yerinde bulduğum değişikliklerin başında, sıkıyönetimin ve askerî yargının (disiplin mahkemeleri hariç olmak üzere) ilgası geliyor. Sıkıyönetim Vesayet düzeni hâkimken, hükümetin zaten az-buçuk sahip olduğu yönetme hakkını büsbütün askerlere devrettiği ...

Devamı... »

Geçmişten bugüne: Bir HDP eleştirisi

HDP’nin Meclis’e girmesini önemsediğimi belirterek bitirmiştim geçen yazıyı. Yüksek oy oranına ulaşmış bir partinin parlamento dışı kalması hakkaniyete sığmadığı için değil sadece, ekseriyeti Kürtlerden müteşekkil geniş bir seçmen kitlesi HDP’nin Meclis’te temsiline simgesel bir önem atfettiği, psikolojik bir rahatlama yarattığı için de önemsiyorum bunu. Bahsettiğim kesimler, bu partinin Meclise girmesini adeta siyasî rüştlerinin ispatı, hatta gövde gösterisi olarak görüyor. Lâkin ...

Devamı... »

Seçimler: Kim, kime oy verdi?

24 Haziran için sık sık ‘ilklerin seçimi’ tâbiri kullanıldı. Doğruydu da: Yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı, 600 üyeli ilk meclis, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin birlikte yapılması, partiler arası ittifaka izin verilmesi, sandıkların güvenlik gerekçesiyle taşınabilecek olması, hasta, yaşlı ve engelliler için gezici sandık uygulaması ve saire. Bunların içinde beni en çok ‘ittifaklar’ ve ‘seçmenler üzerindeki etkileri’ ilgilendirdi. Öyle ki, aynı ittifak ...

Devamı... »

Oy kullanmak: Hak mı, görev mi, vebal mi?

2002’den sonraki bütün genel seçimlerde muhalefetin sıkça kullandığı bir argüman var: Erdoğan bir diktatör ve bu Türkiye’nin gördüğü son özgür seçim olacak… Bu seçim, bir dikta rejimine geçmeden önceki son şansımız. Bu yüzden sandığa gidin ve sahip çıkın! İktidar kanadı ise “o” günlere dönme ihtimâliyle korkutuyor seçmeni: Bir iktidar değişikliği hâlinde, siyasal istikrarsızlığın tavan yaptığı, peşpeşe ekonomik krizlerin yaşandığı 2002 ...

Devamı... »

UBER: Bir çözüm denemesi

Rahmetli hocamız Sadık Acar, demokrasi için ‘toplumun organize olmuş kesimlerinin, olamamış kesimlerine yaptığı kapris’ derdi. Biraz hınzırcaydı belki, lâkin haklılık payı vardı. UBER meselesinde de durum böyle değil mi? T plakalılar (kısaca taksiciler) ile UBER’ciler arasında hem bir ekmek, hem rant kavgası var. UBER’ciler ekmeğinin peşindeyken, taksiciler hem ekmeğinin hem rantının peşinde. Piyasa mekanizmasının işleyişi sonucu ortaya çıkan ranta karşı ...

Devamı... »

Zenginin malı, züğürdün çenesi

Özel kanallarda iftar ve sahur programı sunan akademi kökenli bazı isimlerin aldığı paralar birilerine fena halde dert oldu. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar diye boşuna dememişler. Vay efendim bu kadar para alınır mıymış, güya din adamıymışlar, dini öğretmek/anlatmak için para mı alınırmış, hayır için, Allah rızası için yapılacak işlermiş bunlar ve saire… Umumiyetle sol cenahtan gelen bu itirazlar hem bazı ...

Devamı... »