Berk Ünlü

Makro ekonomi, Türkiye ve çözüm

Ekonominin kendi içinde gerçekleri vardır Yaşamda adımlarımızı atarken, aynı zamanda ekonomik varlıklar olmamızdan kaynaklanan nedenlerle bizi mutlak olarak bağlayan kavramların farkında olmalıyız. Attığımız her adımın, aldığımız her nefesin bir maliyeti varsa aslında çok basit olarak ekonomik varlıklar olduğumuzu söyleyebiliriz. Fayda maliyet hesapları arasında geçen yaşamımızda doğru seçimler ve davranışlar ile hayatta en uzun süre en doğru şekilde yaşamaya çalışırız. Elde ...

Devamı... »

Beğendiğimiz düşünürün her düşüncesine katılmayabiliriz

Düşünürlerin düşüncelerinin toplamı bizim düşüncelerimize mutlaka yansır Düşünmemek elde değil. Kimi uzak doğu felsefesi dediklerine göre zihnimiz kendini kapatır ve boşluğun ortasında hiçliği veya kendi içimizi dinler. Kendi içimizin dinlenmesi ilginç bir tecrübe olabilir. Ancak ben pek bu “düşüncenin” taraftarı değilim. Sanki şimdilik bilinçaltım bana yetiyor. Düşünmekten vazgeçemiyoruz, etrafımız, yaratılışımız, evrimimiz bizi etkiledikçe zihnimiz de adına düşünce dediğimiz soyutlukların bilgisel ...

Devamı... »

Devlet piyasa ekonomisinin aktörü gibi davranıyor

Serbest piyasa ekonomisi devlet müdahalesi kabul etmez Devletin anayasa dahilinde ekonomiye müdahale ettiğini yıllardır biliyoruz. Düşünün devlet kendine anayasal sosyalist görev veriyor. Özgürlükleri doğrudan zedeleyeceğini veya ortadan kaldıracağını açık açık beyan ediyor ve sosyalistler hâlâ Türkiye’nin ekonomi politikasına kapitalizm diyor. İnsan biraz insaflı ve objektif olur. Daha ne istiyorlar? İstedikleri anayasada yazılı ve sabit. Yüzlerce, binlerce, onbinlerce veya yüzbinlerce kez ...

Devamı... »

Kollektivizmin kitlesel simgesi futbolun popülizm üzerinden malî çöküşü

Taraftar kavramı kollektivizmin bir formu olarak ortaya çıkıyor Türkiye’de futbol denilince akan sular duruyor. Kimlikler birden farklılaşıyor, kendilerini takımlarına adamışlar sertleşiyor, “rakiplerine” bileniyorlar. Ellerinden gelse – ki bir zamanlar geliyordu – karşıtlarına şiddet uygulamaya doğru eğilecekler. Birey denilemeyecek tek tek insanlar, kalabalıkların içinde yeni kimlikler kazanmaya çalışıyor, bu kimliklerle yeri geldiğinde gözlerini karartıyorlar ve tuttukları takımların kazanıp muzaffer hale gelmeleri ...

Devamı... »

Bireyin politikaları: Ahlâk, gerçek, tercih

Ahlâktan türeyen gerçek, gerçek üzerinden yapılan tercihler, tercihler sonucu oluşan politikalar  Gerçeğin ne olduğunu merak mı ediyorsunuz? Gerçek olanı olduğu gibi algılamak ve anlamaktır. Ya aklımızda işlem görüp dışarıya çıkan bilginin ne olduğu? Bu çıktı da gerçeklik olacak mıdır? Objektivist açıdan bu böyledir. Gerçekten türeyecek kavram bile gerçeklik içindedir ve gerçeklikle tanımlanır. Evet materyalizm her şeyi açıklayamaz. Bu bir “gerçek”. ...

Devamı... »

İfade Hürriyetinin Sınırları ve Sınırsızlığı

Düşünce sınırlandırılabilir mi? İnsanın insan olmasının en önemli fonksiyonlarından biri, belki de birincisidir düşünmek. Düşünmemeyi bile düşünemeyiz. Düşünmeyi engelleyemeyiz. İstersek boşluğa öylece bakalım durum farketmez. Zihnimiz her an onlarca veriyi içselleştirirken bunları çok kısa bir zamanda işleyerek düşünce denilen forma dönüştürür. Var olan düşünceler yeni düşünceleri türetir ve bu yapı sürekli olarak devam eder. İnsanî bir yaşamı düşünme olmadan “düşünemeyiz”. ...

Devamı... »

Mükemmel siyasal sistemin imkânı ve imkânsızlığı

Mükemmele ulaşma Hayatın sizin dışınızdaki tümünü düşünmeden önce kendinizi düşünün. Mükemmel biri misiniz? Birey bu soruda kendisine ne kadar samimi olursa kendisi dışındaki dünyayı açıklarken de o kadar başarılı olabilir. Meseleyi bireyden uzaklaştıralım ve “dış dünyaya” biraz bakalım. Dünya mükemmel bir yer midir? Bireylerin bu soruya yanıt vermeye çalıştıklarını hayal ediyorum. Evet veya hayır arasındaki tanımlanan “dünyaların” hayalî çokluklarını düşündükçe ...

Devamı... »

Atatürkçülüğün yeryüzü dini: Laiklik

Türkiye’de laiklik seküler bir din olmuştur Cumhuriyet tarihi boyunca dindar iseniz büyük zorluklar yaşamış olduğunuzu bilirsiniz. Bir varoluş felsefesi olarak görülen dinin yaşamdaki yeri karşısında zorluklarla karşılaşmış ve düşünmek istediklerinizi düşünememişsinizdir. Eğer dine tanrısal gücün siyasal yansıması olarak bakıyorsanız Cumhuriyet tarihinde kendinize siyasal bir yer bulamamışsınızdır. Varoluş felsefesi veya siyasal bir pozisyon olsun, din ve dindarlık kavramları laikliğin Türkiye’de uygulanışıyla ...

Devamı... »

Kurucu rasyonalizmin Atatürkçü versiyonu: İnkılâpçılık

Yeryüzü tanrısı Atatürk Atatürk’ün siyasal olaylara çözüm getirmesi konusunda muktedir bir insan olduğu zihinlerimize devletçi eğitim tarafından kazındı. Bundan eminiz. Sorun çözme kapasitesi adeta sonsuz olan Atatürk sadece kendi dönemine değil, geleceğe de şekil verdi. Bunu da biliyoruz. Bize geçmişin köhnemiş, kötü ve geride bırakılası bir zaman dilimi olduğunu gösterdi ve geleceğin devletçi güzelliklerinin varılması mutlak gerekli olan yer olduğunu ...

Devamı... »

Atatürkçülüğün özgürlükleri ortadan kaldırma aracı: Devletçilik

Devletçilik özgürlükleri ortadan kaldırmaktır Türkiye’de eğitim gördüyseniz ve yaşadıysanız size devletçiliği nasıl anlattıklarını tahmin edebiliyorum. Gereklilerin gereklisi, iyileri iyisi olarak gösterdiler ve anlattılar bu organizasyonu size. Size ilettikleri mesajlarla binlerce onbinlerce kez devletin ne kadar doğru ve gerekli bir organizasyon olduğunu zihninize kazımaya çalıştılar. Öyle propaganda mesajları vardı ki devleti kendinizden bile üstün görmeniz gerektiğini içeriyordu. Devlet için ölün, devlet ...

Devamı... »