İktibas Yazılar

Can Paker: “Liberalim diyenler, AK Parti’yi destekleyenlerin yanında olmalı” – Kübra Par

2000’li yılların başında Türkiye’de seslerini sıkça duyduğumuz liberal demokrat kanaat önderleri vardı. Açık Toplum Vakfı ve TESEV gibi dönemin önemli düşünce kuruluşlarının başında olan Can Paker de öncü isimlerden biriydi. İlerleyen dönemde kimi liberaller Erdoğan karşıtı cephede yer alırken, Paker AK Parti’ye desteğini açıklamaktan çekinmedi. Akiller’de de yer alan Paker’in kapısını çaldım ve başkanlık sistemi, Kürt meselesi gibi kritik konulardaki ...

Devamı... »

Etyen Mahçupyan – Başkanlığa zaten geçmedik mi?

Yönetim sisteminde kalıcı ve meşru bir yenileşme yaşamak zorunda olduğumuz konusunda herkes hemfikir. 1982 Anayasası bugüne dek yapılan yüz küsur değişikliğe rağmen ve belki biraz da o sayede Türkiye’yi taşımaktan aciz. Ancak bütün bu değişiklikler kendi içinde tutarlı olsaydı bile durum değişmeyecekti. Çünkü şu anki anayasanın en büyük handikabı dibaceye yansıyan arkaik ideolojik bakışı. Dibacenin ana metinle ilişkilendirilmesiyle birlikte, böyle ...

Devamı... »

Etyen Mahçupyan – Başkanlık niçin anlamlı?

Parlamenter rejimler bugün halen dünyanın birçok ‘demokrasisinde’ varlığını sürdürse de hızla yıpranıyorlar. Bunun temel nedeni parlamenter sistemin onu meşru kılan teoriyi doğrudan ihlal etmesidir. Liberal demokrasi anlayışına göre yasama, yürütme ve yargının birbirinden bağımsız olması gerekiyor, çünkü ancak böyle bir durumda halkın doğrudan ve dolaylı bir denetim yeteneği elde etmesi mümkün oluyor. Oysa parlamenter sistemde yasamada çoğunluğu elde tutan bir ...

Devamı... »

Ali Bayramoğlu – HDP ve siyasetin ölümü…

Kürt meselesinde HDP adım adım bir “çözüm ve etkileşim aracı” olmaktan çıkıp, bir “dayatma ve meydan okuma” cihazı olmaya ilerliyor. DTK bildirisini kamuoyuna taşıma, savunma, siyasileştirme görevini HDP üstlenmiş bulunuyor. Söz konusu bildiri, “özerklik talebi” üzerine oturuyor ve bunun tartışılması isteniyor. Aslında bunda ya da buraya kadar bir sorun yok. Ademi merkeziyetçi bir yaklaşım, bu sorunun çözüm yöntemlerinden, Kürtlerin taleplerinin ...

Devamı... »

Hilal Kaplan Öz – DAEŞ: Korku teolojisi

Batı’nın DAEŞ’i öne sürerek İslamofobiyi meşrulaştırdığı dönemi, Türkiye merkezinde, irfani gelenekten İslamcılığa uzanan perspektifte ele alan din sosyoloğu Necdet Subaşı: “Arap ve İran geleneklerinin İslam’la buluşma zeminleriyle bu coğrafyadaki yapılanmanın kendine özgülüğünü, istisnailiğini hiçbir politik manipülasyona kurban etmeden konuşmak gerekir.” Anadolu Müslümanlığı’ DAEŞ  Gibi Yapılara Karşı Sigortadır Dünya siyasetini belirleyen ana unsurlardan biri terör bugün. Terör deyince akla gelen ise ...

Devamı... »

Gürbüz Özaltınlı – İflah olmaz kötümserlik

Dünya gümbür gümbür değişiyor. 20. Yüzyılın son çeyreğinde ulusal sınırların aşıldığı, mal/hizmet/sermayenin serbest dolaşıma girdiği “küreselleşme”gerçeğiyle tanıştık. Aralık 1989’da Berlin Duvarı yıkılırken duyduğumuz ses dünya siyasi tarihinde yeni bir çağı haber veriyordu. Doğu’da Çin yükselirken, Avrupa, birliğini geliştirmeyi tartışıyor; ABD, Orta Asya ve Orta Doğu’ya ordu göndermeyi göze alan emperyal ataklar yapıyordu. Ardından Mağrip ve Mezopotamya ayaklandı. Sosyolojiler, haritalar, ideolojiler… ...

Devamı... »

Gürbüz Özaltınlı – PKK bir özgürlük hareketi mi?

Sözü dolandırıp yumuşatmadan soruyu tam ortadan sorarsak; Ortadoğu’da bir PKK devleti oluşturma siyasetinin adı neden “Kürt Özgürlük Hareketi” olsun? Hangi ölçütlerle bu siyaseti “sol ideallere” ya da “demokratik değerlere” uygun, anlamlı, desteklenebilir bulmamız isteniyor? 1) “Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı” tek başına haklar hiyerarşisinin en tepesinde duran; diğer bütün hak ve özgürlükleri kendi uğruna vaz geçilebilir kılan mutlak bir hak ...

Devamı... »

Etyen Mahçupyan – Eskisi ve yenisiyle modern muhafazakâr

İslami kesimin ‘modern’ adı verilebilecek bir değişim geçirdiğinin anlaşılması 1980’lere dayanıyor. İran devrimi sonrası ortaya çıkan ideolojik heyecan, İran’ın hâlâ modern anlamda bir ulus devlet olduğunun anlaşılmasıyla söndü ve yerini süre içinde farklı adlar almak zorunda kalan Refah Partisi çizgisinin pragmatizmine bıraktı. 90’ların sonuna kadar süren bu dinamiğin temel niteliği İslami duyarlılığı bir siyasi hareket etrafında mobilize etmeye dayanıyordu. Ancak ...

Devamı... »

Etyen Mahçupyan – Türkiye oyunun neresinde?

Senaryosunu İran’ın yazıp yönettiği, başta ABD ve Rusya olmak üzere en önemli aktörlerin rol aldığı ‘yeni Ortadoğu’ oyununda, Türkiye de ağırlığını koymak üzere uğraş veriyor. Oyunun ilk perdesi ‘kar maksimizasyonu’ mantığını yansıtıyordu. Arap baharları başlamıştı. Toplumsal dinamikler demokratikleşme yönünde ağırlık koymakta, Baasçı ve vesayetçi rejimler sarsılmaktaydı. Bu aynı zamanda küresel post modern dünyada anlamlı olabilecek yeni bir İslami anlayışın gerekliliğini ...

Devamı... »

Hrant Topakian: Fermanlar

Değerli okurlar, bugün sizlere ecdadımızın gayrimüslimlere yönelik üç adet fermanını hatırlatmak istedim. Osmanlı İmparatorluğu’nun neden ve nasıl yüzyıllarca ayakta kaldığının ispatıdır… (1) Hz. Peygamber ve Hz. Ömer zamanından beri Kudüs Hıristiyanlarına verilmiş olan hakların Osmanlı devleti tarafından da geçerli kabul edildiği hakkında, Fatih Sultan Mehmed Han tarafından Kudüs Patriğine verilen 1458 tarihli ferman.  Fatih Sultan Mehmed’in emridir. Gereği yapılsın. Her ...

Devamı... »