Şenol Kaluç

Gururlan Beşiktaşlı

Maçtan önce şu gerçeği görmek gerekiyor ki Beşiktaş gerçekten bir Şampiyonlar Ligi takımı olmuş durumda. Geçmişte İstanbul’da oynanan iki Porto maçını tribünden canlı izlemiş biri olarak bu gerçeği Porto’lu futbolcuların vücut dilinden ve yüz ifadelerinden açıkça görebiliyoruz. O geçmişin tepeden bakan Porto’su gitmiş yerine büyük saygı duyan bir takım almıştı. Şenol Güneş maça beklenen kadro ile çıkarken karşı tarafta da ...

Devamı... »

Eğitim fetişizminden kurtulmalı!

Türkiye’de pek çok konuda olduğu gibi eğitim hakkında da sağduyulu konuşmak neredeyse imkansız. Eğitimi daha doğrusu okulları gözümüzde öyle büyütüyoruz ki sanırsınız her kapıyı açan bir anahtar. Öncelikle eğitimden ne beklediğimizi ve gerçekte bize neler verebileceğini bilmemiz gerekiyor. Halbuki örgün ya da yaygın eğitimin temel amacı oldukça pragmatik; ya daha iyi bir yaşam için fırsat kapılarını açmak ya da kişisel ...

Devamı... »

Eğitimde kendimizi kandırmayalım!

Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı iken yapılan Rusya ziyareti sırasında Türkiye’nin ana gündemi üniversiteyi bitiremeyip atılanlar için ,kaçıncı defa- yeni bir affın gelip gelmeyeceği idi. Türk gazeteciler görüşmeler sırasında Moskova Ünv. rektörüne öğrencilere kaç sınav hakkı verildiğini sorduklarında “Bir tane!” karşılığını almış “Az değil mi?” diyerek itiraz ettiklerinde ise “Rusya’nın birinci sınıf beyinlere ihtiyacı var. İkincilere değil!” cevabı ile şaşırmışlardı. *** Bizim ...

Devamı... »

Demokrasinin gelişebilmesi için?

Maurice Duverger “Siyasi Rejimler” kitabında siyasal rejimleri okullarda öğretilenin aksine iki gruba ayırır; “Birincisi idare edenlerin otoritesini idare edilenler lehine tahdit eden liberal temayül. Diğeri, idare edilenlerin yetkilerini idare edenler lehine daraltan otoriter temayül. Burada fert, cemiyet, bunların birbirleriyle münasebetleri mevzuunda iki ayrı düşünce tarzı, iki ayrı felsefe, iki ayrı hayat sistemi karşısında kalırız. Çeşitli siyasi rejimler bunların özel bir planda teknik tanzim şekillerinden ...

Devamı... »

Babel attı, Fabri tuttu

Maç öncesi Şenol Güneş’in kadro tercihi oldukça ilginçti, yeniler oynamıyor derken bu kez Negredo ve Lens sahadaydı. Ve asıl merak konusu 2-3 sezondur alıştığımız Karabükspor, Kasımpaşa, Başakşehir deplasman başarısızlıklarına bir yenisinin eklenip eklenmeyeceğiydi? Beşiktaş gol için ilk yarı yapılması gereken ne varsa yaptı. Sağdan, soldan, göbekten her türlü geldi ama maalesef son vuruşlardaki beceriksizlik skoru engelledi. Talisca’nın geçen yılın çok ...

Devamı... »

Çocuklar ne yapsın?

Türkiye günlerdir eğitimin sorunlarını tartışıyor fakat dönüp de çocuklara “Siz ne istiyorsunuz?” diye soran yok. Halbuki yıllardır yapılan yanlışların ceremesini hep çocuklar çekiyor. Her şeyi sınavlara bağlayıp, üç beş iyi okula girebilmek için milyonlarca öğrenciyi yarıştırıp, yapabileceklerinden fazlasını bekledik. Umarız yeni sistemle bu açmaza son verilir. İlgilenenler bilir, yıllar önce öğrencilerin ders yükünü ve yoğun müfredatı azaltacağız diye yola çıkanlar ...

Devamı... »

Güneş çarpması

Şenol Güneş’in rotasyonu yine herkesi şaşırttı. Gençlerbirliği önünde kadroda ciddi değişiklikler vardı ve işler iyi gitmediği taktirde oyunu değiştirebilmek için birden fazla değişiklik yapmak gerekecekti. Nitekim maçın daha 15 dakikası dolmadan Güneş’in yüz ifadesi her şeyi anlatıyordu. Hemen ardından da Gençlerbirliği’nin golü geldi. Kim ne derse desin bence bu kadro yapılanmasının en şanssız ismi Negredo’ydu. Çünkü bugüne kadar takımın asıl ...

Devamı... »

AK Parti’nin bekası gençliğin geleceği

Türkiye, her zaman olduğu gibi gündelik siyasetin izbe sokaklarında vakit kaybederken çok önemli sorunlarımız ise yine yerli yerinde duruyor. Emek ve zamanımızı bu sorunların çözümüne harcamak yerine israf ediyoruz. AK Parti kendi bekası ile ülkenin bekasını uzun süredir birleştirdiği için eskisi gibi halkın sorunlarına çözüm üretmek vasfını yitirmiş gözüküyor ve daha sakıncalısı kendisine içerden ya da dışarıdan yapılan en ufak ...

Devamı... »

Halk, siyasiler ve elitler

Türkiye dönüp dolaşıp hep aynı yerlerde patinaj yapıyor ve işin kötüsü bu sorunların çoğu halk için gerçekte bir problem de değil; halk bu problem alanlarını kendi içinde zaten bir şekilde çözmüş. Tabii ki burada her şeyin güllük gülistanlık olduğu iddiasında değilim ancak halk arasında yazılı olmayan zımni bir anlaşmanın varlığından bahsediyorum. Ancak siyasilerimiz ve elitlerimiz ısrarla kendi tahayyül, korku ve ...

Devamı... »

Zweig, AB ve biz

Stefan Zweig (1881-1942), Avrupa’nın 20’nci yüzyılda yetiştirdiği en büyük dehalarından biriydi. Zweig, İbn-i Haldun okumuş mudur bilinmez ama o da İ. Haldun’a benzer bir şekilde tarihin gel-gitlerle, yükselişler ve geri çekilişlerle dolu olduğunu söyler. S. Zweig’ın özgür ruhu Avrupa’nın karanlık bir çağın içinde çırpındığı günlerde her şeye rağmen özgürlüğün savunucusu olmuş ve hep birleşik bir Avrupa ve dünya hayali kurmuştu. ...

Devamı... »