Şenol Kaluç

Hiç mi bizim suçumuz yok?

Moğol orduları atları ile Bağdat’ı çiğnedikleri günden bugüne İslam dünyası belki de en karanlık günlerini yaşıyor. 1,5 milyarlık İslam aleminin dünyadaki ağırlığı yok denecek kadar az. Hemen hiçbir alanda esamemiz okunmuyor. Siyasi güçsüzlüğümüz bir yana bilim, edebiyat, kültür-sanatta bile geçmişin pırıltıları yok denecek kadar az ve ölülerimizin kıymeti harbiyesi sadece ana-baba-kardeşlerimiz için var. Tekil başarılarımız ortalamayı değiştirmiyor. Modern bilimin temellerini ...

Devamı... »

Şiiliği biliyor muyuz?

Suriye’de yaşananlar Türkiye’nin geçmiş birtakım hastalıklarının da nüksetmesine yol açtığı için farkında olmadan ikiye bölünebiliyoruz. Mezhepler üstü bakmaya çalışanlarımız bile farkında olmadan bir noktada mezhepçilik tuzağına düşebiliyor. Muhafazakâr çevreler kendiliğinden Sünniliğe savrulurken Aleviler, Kemalist ve Solcular ise Sünnilikten hoşlanmadıkları için Şiiliği destekler görünüyor. Buna rağmen Sol-Kemalistlerin bir kısmı İslam ve Sünnilikten hoşlanmasalar bile kültürel kodlama olarak Kürt sorununda nasıl Türkçülüğe ...

Devamı... »

İtidal de gerek!

Öyle günlerdeyiz ki insanın itidalli olabilmesi çok güç; itidalle kaleme alınacak bir yazının bile yanlış anlaşılmaya müsait olduğu bir süreçten geçiyoruz. Gencecik evlatlarımız teröre kurban giderken hangi itidalden bahsettiğimizi soracakların çıkması da normal. Psikolojik olarak terörün bizi getirmek istediği nokta zaten bu. Biz sıradan insanlar itidali kaybetsek ve tepkilerimizi kontrolde zorlansak da ülkeyi yönetenlerin söylemde bize yaklaşsa bile uygulamada ve ...

Devamı... »

PISA mı eğri, biz mi?

Eğitim-öğretim Osmanlı’dan beri karşımızdaki en önemli sorunlardan biri olarak duruyor. Osmanlı’nın devlet kadroları için acil yetişmiş insan gücüne ihtiyacı vardı ve açtığı okullarla bu ihtiyacı nispeten karşılayabildi. Hem geleneksel okullardan hem de modern okullardan yetişen çok sayıda Osmanlı aydını ilerleyen yıllarda Cumhuriyet’in münevverleri olarak karşımıza çıktılar. Maalesef az da olsa devraldığımız bu kaliteyi ideolojik sebepler ve öngörüsüzlük yüzünden zamanla kaybettik. ...

Devamı... »

Faşizm ve Nazizm yaşarken

II. Dünya Savaşı’nın sonuçları sayılırken bir klişe olarak Nazizm ve Faşizm ideolojilerin tasfiye edildiği tekrarlanır. Peki, gerçekte bu ideolojiler tasfiye edilebilmiş midir? Faşizm ve Nazizm her ne kadar 20. yüzyıl ideolojisi olsalar da Fransız İhtilali’nin bir kazığı olarak hala hayatımızı etkilemeye devam ediyor. Savaşların, bozgunların, ekonomik darboğaz ve buhranların çocuğu olan bu tip ideolojiler insanlığın damarlarında gezen bir mikrop gibi ...

Devamı... »

Endişelenmekte haklılar mı?

2002’den beri Ak Parti’den korkan, Ak Parti’nin gizli bir ajandası olduğunu düşünen, paranoya derecesinde düşmanlık besleyen çevrelerin mevcudiyeti malum, ancak geçen süreçte zaman zaman Ak Parti ile yolu kesişmiş ya da hala umudunu kesmemiş çevrelerde de ciddi bir endişe hâkim. Bu endişenin kaynağını doğru teşhis etmek gerekiyor. Etrafımızda olan biten her şeyi siyah-beyaz ya da dost-düşman ikileminde görmek, değerlendirmek ve ...

Devamı... »

Paradigma değişecek mi?

Başkanlık ya da mevcut sistemin devamı; AB’ye girmek ya da girmemek tercihi son noktada –içeriği dışında- benim için çok da önemli değil. Beni asıl ilgilendiren başkanlık sistemi ya da AB’den vazgeçmenin Türkiye için bir paradigma değişikliği getirip getirmeyeceği. Eğer bu tercihler Türkiye’nin kurucu iradesinin vaktinde birtakım gerekçelerle inşa ettiği gibi Kürtleri, Alevileri, Etnik-dini grupları yok saymaya devam edecek ve eskisi ...

Devamı... »

Gençlik-Başkanlık-2023

Gençler hepimizin göz bebeği ama onlar için “neler yapıyor” ya da “yapabiliyoruz” sorusunun cevabı hiç de hoş değil. Almanya’nın eğitim politikası neredeyse 1871’den beri aynı; Hitler döneminde dahi değişmemiş. Öğrencilerin yetenek ve kapasitelerine göre yönlendirildikleri ve ayrıldıkları bir sistem mevcut. Kim gelirse gelsin temel ilkelerle oynanmıyor. Bizde ise bırakın partileri aynı partinin bakanları arasında bile bir ortaklık, devamlılık yok. Her ...

Devamı... »

Çağrı’dan sonra!

Misyonerlik -bizim için olumsuz çağrışımlar yapsa da- her din ve hatta ideolojinin doğası gereğidir ve bu yolda zamanın imkânlarının ve özellikle de kitle iletişim araçlarının kullanılması normaldir. Bugün TV’lerden izlediğimiz kanallar arasında onlarca dini içerikli kanalın olması ve programların yapılması bu nedenle çok da şaşırtıcı değil. Yine de bir kısım Müslüman çevrelerin geldiği nokta açısından oldukça ironik çünkü bugün, düne ...

Devamı... »

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e

Türkiye her yönü ile tuhaf bir ülke. Hemen hiçbir konuda ortak bir vasatımız yok. Uçlarda gezmeyi seviyoruz ancak bu gezmelerimizin genelde maddi bir altyapısı yok. Var olduğunu sandığımız altyapı da çoğu kez hayal mahsulü ve maddi-manevi bir zemine bağlı değil. Kendi kendimize ürettiğimiz bilgilere büyük bir itikatla bağlıyız ve aksi bizim için mümkün değil. Ve daha sancılısı çoğu kez ileri ...

Devamı... »