İhsan Dağı

‘Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz’

Dün Diyarbakır’daki cenaze töreninde taşınan pankartlarından birinde bu yazıyordu.  Otuz yıla yakın süren savaşın bitmesinin şartı bu hakikati hepimizin anlaması. Kolay değil tabii ki bu. Zaferlerini savaşta, hezimetlerini barış masasında arayan siyasal kültürümüz var. ‘Barışta kazanmak’ fikrine yabancıyız. Bize hep savaşta yenerek kazanacağımız öğretildi. Sanırım bu ezberi bozmanın zamanı geldi. Bu toplumun iki parçası ‘savaşarak kazanmak’ için çok kan döktü. ...

Devamı... »

Çözüm mü, tasfiye mi?

Kürt sorunu bu defa çözülebilecek mi? Uzun zamandır bu meselenin siyasal bir zeminde çözülebileceği, çözülmesi gerektiği görüşünde olanlar yeni sürece de heyecanla ve umutla bakıyorlar.  Neden olmasın ki? Kamuoyunda, PKK’yı besleyen Kürt sorununun silahlı yöntemlerle bitirilemeyeceği yönünde bir kanaat yerleşmiş durumda. Artık silahların susmasını, kanın durmasını isteyen büyük bir kitle var. Bunun için de görüşmeler yapılması ve siyasal bir anlaşmaya ...

Devamı... »

Why Turkey’s liberals criticize the AK Party

Liberals who supported the Justice and Development Party (AK Party) in the past have increasingly become critical of the party and its rule. This appears to the AK Party leadership as a case of disloyalty and to the opposition as a vindication of their stand against the AK Party. For those who really want to understand the liberal critiques of ...

Devamı... »

Devlet aşkı ve demokrasi ihtimali

Bu toplum için devlet vazgeçilmezdir. O her şeyimizdir; onsuz ne hayat olur, ne saadet. Ona ‘aşkın’ bir değer biçilir, el üstünde tutulur, söz söylenmez. En kötü anda bile ‘Allah devlete zeval vermesin’ adeta milli bir repliktir. Devleti merkeze alan, üstün gören bir ‘siyasal kültür’ bu ülkenin adeta genlerinde var. Zaman zaman devleti yönetenlerin halka tepeden bakmasına, onu adeta ‘teba’ olarak ...

Devamı... »

Kendi devletinizi seçmek ister misiniz?

Herkes vatandaşı olacağı devleti kendi seçebilseydi ne olurdu? Kuşkusuz vatandaşlar daha özgür, devletler de kimin ‘patron’ olduğunun bilincinde olurdu. Ve de emin olun bazı devletler kendilerine vatandaş bulamazlardı. ‘Devletler piyasası’nda devletler birbirleriyle rekabet eder, her biri vatandaşlarına ne kadar iyi hizmetler sunduklarını, temel hak ve özgürlüklerine ne kadar riayet ettiklerini, hukuk devleti ilkesine nasıl uyduklarını, ne kadar şeffaf olduklarını vs. ...

Devamı... »

ODTÜ’de ve Türkiye’de neler oluyor?

İktidar ve muhalefet kendi aralarındaki kavgaya üniversiteyi ve öğrencileri alet ediyor. Bu hiç doğru değil; sonuçta olan öğrencilere olacak.   Filler tepinirken onlar ezilecek. Mesele ne öğrenciler aslında ne de üniversiteler. Başbakan meseleyi uzatarak tabanını yeniden toparlamaya çalışıyor, muhalefet de tükenmişliğini gizlemeye. Önce muhalefetten başlayalım. Onlar Türkiye siyasetinin etkisiz elemanları. Sadece adları var. İktidar için siyaset stratejisinden, alternatif fikirlerden, etkili ...

Devamı... »

İslamcılık ve merkez sağ arasında

İktidar olan ‘yeni İslamcılar’ demokratik mekanizmalar ve süreçlerle arkalarına aldıkları toplum desteği ve ele geçirdikleri devlet gücüyle otoriterleşiyorlar mı? Son günlerde tartışmaya çalıştığım soru bu.   İslamcılık ve seçimlere indirgenmiş bir demokrasinin sentezinden otoriterlik ile totalitarizm arasında bir yerde duran postmodern otoriterlik çıkacağı kanısındayım. İslami referanslar, çoğunluğun meşrulayıcı desteği ve devlet aygıtlarının gücüyle belli ‘değer tercihleri’ni toplumun tümüne dayatması bizi ...

Devamı... »

‘Bizimkilerin’ devletine de demokrasi gerek

‘Kuvvetler ayrımı’ndan vazgeçilebilir mi? Niyetiniz demokrasi içinde kalmaksa, hayır. Demokratik rejimin ana mekanizmalarından birinin kuvvetler ayrımı olduğundan kimsenin bir kuşkusu yok.   Ama yönetenler bütün gücün kendi ellerinde toplanmasını isterler. İşte, kuvvetler ayrımı da bu eğilimlerin önüne set çekmek için ‘icad edilmiştir’. Dolayısıyla şikayetlere şaşmamak gerek. Denetimden, sınırlanmaktan hoşlanmıyorlar. Bu sadece bize has bir durum da değil. Ancak Türkiye’nin yönetim ...

Devamı... »

Muhalefet artık mümkün mü?

  Taraf gazetesini kuran ve yöneten ekibin tepesindeki isimlerden Ahmet Altan ve Yasemin Çongar ayrıldı. Gazetenin yazarlarından Alper Görmüş’ün ifadesiyle ‘eleştirel değil, muhalif gazetecilik’ yapıyordu Taraf.   Yeni çizgisi ne olacak bilmiyoruz ama Taraf’ta yaşanan deprem bize bir şeyi gösterdi; Türkiye’de  muhalefetin imkân ve araçları daralıyor. İktidar bütün rejimlerde bulunur, özgür muhalefet ise sadece demokrasilerde vardır. Siyasî partileri aşan bir ...

Devamı... »

Devlet Kürtlerden ne istiyor?

BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak, alevin üzerine benzin dökmekten farksız. Üstelik bir yandan cezaevindeki ‘Öcalan’la görüşürüz’ derken öte yandan da hareketin siyasal kanadının temsilcilerine cezaevini göstermek tutarlı değil. Dahası, anadilde savunma hakkını ve kamu hizmeti sunumunu, Terörle Mücadele Yasası’nın değiştirilmesini gündemine alan bir hükümet için Kürt hareketinin siyasal temsilcilerini Meclis’ten uzaklaştıracak bir adım atmak anlaşılması zor bir tutum. Açıkçası ben anlamakta ...

Devamı... »