İhsan Dağı

Hukuksuz devletten hayır gelir mi?

‘Bu kadarı yetmez’ dediğimiz hukuk devleti ve demokrasi, o kadarıyla bile elimizden uçup gidiyor. Yapılan reformların geri dönülemez olduğunu söyleyip duruyorduk. Yanılmışız; devlet yıllardır elde ettiği demokrasi ve hukuk ‘kazanımları’nı anında geri alabiliyormuş. Hükümetin yargıya müdahalesi kuvvetler ayrılığı ilkesinin de hukuk devletinin de bildik biçimlerinin hiçbirine uymuyor. İktidar mücadelesi sadece demokrasiyi ve hukuku imha etmekle kalmıyor, toplumsal barışı da tehdit ...

Devamı... »

Hürriyet sarkacı

Hürriyet, vazgeçilebilir bir fikir değildir. Memlekete birkaç defa geldiği de vakidir. İlginçtir, hep getirenlerden bir grup tarafından sonradan el konulmuştur. Her defasında da ‘elbirliği’yle gelen hürriyet ‘tek el’ tarafından defedilmiştir. Bazıları bundan ‘devrim evlatlarını yer’ gibi neredeyse evrensel bir ‘kural’ da türetmiştir. Doğrudur, evlatlarını yiyen ‘devrim’ herhalde hürriyet ve hukuk rejimi içinde kalamaz. Ülkemizin yakın tarihi hürriyet ile otoriter tek ...

Devamı... »

Uzlaşmak imkânsız mı?

Son gelişmeler bir kez daha gösterdi ki Türkiye’nin yeni bir toplumsal uzlaşıya ihtiyacı var. Yeni anayasa bu nedenle gerekliydi. Olmadı. Toplumda bu yönde büyük bir talep ve beklenti olmasına ve son seçimlerde tüm siyasi partiler bu yönde söz vermelerine rağmen Meclis’te uzlaşamadılar. Barışı daha fazla zedelememek, hukuku şiddete teslim olmaktan kurtarmak, herkes için asgari özgürlük ortamını muhafaza etmek isteyenler birlikte ...

Devamı... »

Ne oldu AKP’ye?

AKP’nin sorunu, kendi ‘kuruluş felsefesi’nden uzaklaşması; demokrasi diyerek yola çıkan bir partinin giderek otoriterleşmesi, yasaklara son vermeyi hedeflediğini ilan ederken yasakçı hale gelmesi, bir konuşmasından dolayı hapse atılan liderinin artık ifade özgürlüğüne tahammülünün kalmaması… Ne oldu AKP’ye? ‘Orijinal’i nerede? Mutlak iktidar çürüttü. Denetimsiz, alternatifsiz olmak, devlet gücünü fütursuzca kullanmak, halkı kendine mahkûm görmek, gerekirse inşa ettiği medyayı bir propaganda makinesi ...

Devamı... »

Kimlik vesayeti

İslamcıları bir tarafa bırakın. Onlar toplumun hiçbir zaman ana gövdesini, merkezini, büyük bir kısmını temsil etmediler, şimdi de etmiyorlar. Dolayısıyla bazı temel soruların muhatabı onlar değil; genelde sağda duran, merkez sağ ve milliyetçi partilere oy veren Türkiye muhafazakârları ve dindarları. Bu büyük gövde demokrasi istemeden memlekete demokrasi gelmeyecek. Onları demokrasi istemekten alıkoyacak tuzakların başında ‘kimlik siyaseti,’ daha doğrusu ‘kimlik vesayeti’ ...

Devamı... »

Dindarlar-muhafazakârlar ne istiyor?

Toplumun yarısından fazlasını oluşturan muhafazakârlar-dindarlar istemeden bu ülkeye demokrasi gelmez. Peki, istiyorlar mı demokrasiyi, yoksa ‘’Kemalist devlet’in ardından ‘muhafazakâr devlet’ bize yeter mi diyorlar? Muhafazakârların iktidarı seçimler yoluyla belirleme yöntemi olarak demokrasiyle sorunları yok. 1950’den beri biliyorlar ki ‘sandık’ onları ‘sekülerist-Kemalistler’in iktidarından koruyan bir kalkan. Peki kendi oylarıyla iktidara gelen muhafazakâr-dindar bir iktidara karşı ne-kim koruyacak onları? Bu soru ve ...

Devamı... »

İktidara erenler demokrasiyi ne yapar?

Demokrasinin asgari şartları konusunda anlaşmak bu kadar zor olmasa gerek. Ama devlet geleneğindeki otoriter damar, körleştiren ideolojik takıntılar ve siyasetin kişiselleştirilmesi iktidarların demokrasi içinde kalmasını zorlaştırır. Dahası, devlete ve güce yaslanarak iktidarınızı sürekli kılabileceğinizi düşünüyorsanız artık demokrasiye ihtiyacınız da kalmamıştır. Demokrasiye ihtiyaç duymayanlardan da demokrat olmaz. Bugün iktidar olanlar da biliyor olmalılar demokrasinin gereklerini, kurumlarını, değerlerini. Çünkü bunların üzerinde ilerleyerek ...

Devamı... »

Devlet kimle, neden uğraşır?

Bu ülkede güç de, kazanç da, itibar da hâlâ devlettendir. Hem ‘verir’ bunları, hem de geri ‘alır’ isterse… O büyüktür, kutsaldır adeta, dokunulmaz, hatta eleştirilmezdir. Bu millet devletten çekinir, bulaşmak istemez. Çünkü bilir devletin hak hukuk tanımadığını, vatandaşı sürüm sürüm süründürdüğünü… Korkarlar devletten; sermaye de korkar, medya da. Sivil toplum da, aydınlar da… Haksız da değiller. Bu coğrafyada devlet hep ...

Devamı... »

AK Parti’nin son hizmeti!

Demokrasiye en büyük katkıyı demokratik olmayan iktidar güçleri yapar. Onlar sayesinde anlarız demokrasinin değerini. Hakkımızı, hukukumuzu çiğneyenler öğretir bize hukuk devletinin önemini. Özgürlüğümüzün anlamını ceberut bir yönetim kadar hiçbir şey anlatamaz bize. Diyalektik işte, kıs kıs güler zalimin, güçlünün arkasından! Bu ülke de öğreniyor, keşfediyor, gelişiyor. Devletin zulmetmediği ideolojik, etnik ve dinî grup neredeyse kalmadı. Dindarlar, Aleviler, solcular, ülkücüler, Kürtler ...

Devamı... »

İran mı daha yalnız, Türkiye mi?

İran bile yalnızlığından çıkmaya çalışırken bizim hükümet, dış politikada yalnızlığın ‘değerli’ bir şey olmadığını anladı mı acaba? Son birkaç haftadır sergilenen ‘U dönüş’e rağmen bundan oldukça kuşkuluyum. Hamaset, duygusallık, ideolojik körlük kolay kolay geçecek gibi görülmüyor. Dahası, Batı’da ve Ortadoğu’da zedelenen inandırıcılığın yeniden tesisi zor.   Üstelik dünya âleme ‘Kral’ımızın çıplak’ olduğunu kendimiz gösterdik. ‘Oyun kurucuyuz’, ‘bizden izinsiz bölgede bir ...

Devamı... »