Mustafa Akyol

Türkiye’nin internet adabı sorunu

STAR’ın “Beyinsiz Adam” rumuzlu latif köşesinde dün gayet hoş bir yazı vardı: “SMS Çilesi”. Saygıdeğer yazarımız, yok falanca belediyeden yok filanca şirketten cep telefonuna yağan mesajlardan ne kadar bunaldığını anlatıyordu. İşin kötüsü bu mesajları durdurmak için gösterdiği gayretler de boşa çıkmış, en sonunda yılıp “ne haliniz varsa görün” deme noktasına gelmişti. Yazıyı büyük bir duygudaşlık içinde okurken “çok doğru, sadece ...

Devamı... »

Değer dayatma merakımız

İki genç kadının iki ayrı sözü, son günlerde “ortalığı karıştırdı.” Yani öfkeli yorum ve tepkilere hedef oldu. Bunlardan ilki, mütesettir yazar Esra Elönü’nün Haber Türk ekranlarında sarf ettiği “kendimi hiçbir zaman Türk olarak tanımlamadım, kimliğim sorulduğu zaman asla ‘Türk’üm’ demem” ifadesiydi. Basında aktarıldığına göre, bu sözler üzerine kanala ve Twitter’a protesto mesajları yağdı. Diğer tepki uyandıran söz ise, popüler şarkıcı ...

Devamı... »

Kemalizm sonrası Ortadoğu

İranlı mütefekkir Seyyid Hüseyin Nasır, Türkiye’deki muhafazakar kamuoyu tarafından bilinen ve sayılan bir isim. Ancak onun oğlu olan Veli Nasır’ın da biraz dikkat celbetmesinde fayda var. Çünkü oğul Nasır, iki yıl önce ABD’de yayınlanan ve “İslami Sermayenin Yükselişi” adıyla Ufuk Yayınları tarafından geçenlerde Türkçe’ye çevrilen kitabında Türkiye’ye dair epey önemli şeyler diyor. Amerika’da başarılı bir akademik kariyere sahip olan Veli ...

Devamı... »

Savaşa elbette hayır, ama…

Suriye’nin bir Türk jetini vurup düşürmesi, elbette büyük olay. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun dünkü açıklamaları, uçağımızın uluslararası sularda vurulduğunu ve öncesinde Suriye tarafından uyarılmadığını gösteriyor. Bu ise, Suriye kanadındaki açık bir düşmanlığın ifadesi. Nitekim Suriye resmi görüşünün Türk basınındaki en istikrarlı temsilcisi sayabileceğimiz Akşam gazetesi yazarı Hüsnü Mahalli de, “Uçak hikayesi” başlıklı dünkü yazısını, olayı bir hata olarak tasvir etmek ...

Devamı... »

Dağlıca’nın ardından terör ve biz

Tam acaba bu sefer terör biter mi, kan durur mu derken, PKK yine saldırdı. Ve Dağlıca’da sekiz şehit daha verdi Türkiye. Sekiz gencecik beden toprağa düştü. Anneleri, babaları, kardeşleri, sevenleri yıkıldı. Allah hepsine rahmet eylesin. Ve bütün acılı ailelere sabır ve metanet versin. Peki ama ne için hayata veda etti bu canlar? Kürtçe seçmeli ders yetmiyor da, ille de Kürtçe ...

Devamı... »

Mısır’da Kemalist Darbe

Geçen hafta bir “post-modern darbe” yaşandı Mısır’da. Anayasa Mahkemesi, teknik bir bahane uydurarak, Ocak ayındaki seçimle oluşan parlamentoyu fesh etti! Yani, 60 yıllık “tek parti rejimi”nden sonraki ilk serbest seçimlerin sonucu, bir anda güme gitti. Bu işin arkasındaki Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyiise, mahkeme kararından sadece bir gün önce işi daha da sağlama aldı: Hüsnü Mübarek zamanında kaldığı sanılan “sıkıyönetim kanunu”nu ...

Devamı... »

Hele şükür: Kürtçe eğitimi

Uzun zamandır aldığım en iyi siyasi haberlerden biri, Başbakan Erdoğan’ın dün meclis grubunda sarf ettiği şu sözlerdi: “Öğrencilerimiz… Yerel dil ve lehçeleri öğrenme imkanına kavuşuyorlar. Örneğin, yeterli sayıda öğrenci bir araya geldiğinde, Kürtçe bir seçmeli ders olarak alınabilecek, öğretilecek ve öğrenilecek. Bu, tarihi bir adımdır.” Evet, bu, gerçekten de tarihi bir adım. Biraz gecikmiş de olsa, çok önemli bir reform. ...

Devamı... »

Fazıl Say yargılanmalı mı?

Fazıl Say, ünlü birisi. Sadece uluslararası çapta bir piyanist değil, aynı zamanda ulusal çapta bir Kemalist. Din özgürlüğüne karşı çıkan, başörtülüleri küçümseyen, “arabeskçi”leri aşağılayan elitist tavrın temsilcisi. Yaptığı müziği beğensem de fikirlerini beğenmediğim, sanırım bu köşeyi izleyen herkesçe tahmin edilebilir. Ancak Fazıl Say şu arada fikirlerinden dolayı değil, hakkında açılan “dini değerleri aşağılama” davası nedeniyle gündemimizde. Hem de sadece bizim ...

Devamı... »

Kürtaj meselesi

Bir anda gündemimize giren kadın-doğum tartışmasının “gündem değiştirme”ye matuf olup olmadığını bilmiyorum. Türkiye’ye yönelik bir “sezaryen komplosu” olduğunu ise hiç sanmıyorum. Ama yine de Başbakan Erdoğan’ın kürtaj konusundaki çıkışını önemsedim. Çünkü hem ahlak hem de özgürlükler açısından önem taşıyan bir mesele bu. Kürtaj tartışmasının âlâsı uzun yıllardır ABD’de yürüyor. Kürtajdan yana olanlara kabaca “pro-choice” (tercih yanlısı) deniyor. Buradaki “tercih”ten kasıt, ...

Devamı... »

Niçin sağcıyım

Türkiye, “sağ” ve “sol” kavramlarının siyasi anlamlarını epeyce yitirdiği bir dönem geçirdi. Çünkü, son on yılın en büyük siyasi kutuplaşması, “ülke demokrasiyle mi yönetilsin, askeri-yargısal vesayetle mi” sorusu üzerineydi. Demokrasiyi seçenlerin kimisi “sağcı” kimisi de “solcu” olduğu için, “demokratlar ittifakı” diye bir şey ortaya çıktı. Öteki tarafta da eskiden asla bir araya gelmeyecek isimler sağlı-sollu hizalandı. Ancak bu durum, “demokrasi ...

Devamı... »