Vahap Coşkun

Sarraf vakasıyla yüzleşmek

Amerika’da görülen ve Rıza Sarraf’ın önce “sanık” sonra “tanık” olduğu dava, Türkiye’de gündemin üst sıralarındaki yerini koruyor. Dava çok yakından takip ediliyor; mahkemedeki ifadeler anbean Türkiye’ye aktarılıyor. Sarf edilen her söz, dile getirilen her iddia Türkiye’de hem var olan tartışmaları harlıyor hem de yeni tartışmalara yol açıyor. Bu davada öncelikle Sarraf’ın kendine dönük bir tehlike olduğunu bilmesine karşın ABD’ye gitmesi ...

Devamı... »

Resmî ideolojinin gücü (1)

Son günlerde yükselen Atatürk ve Kemalizm tartışmaları bağlamında okumalar yaparken, Kürt Tarihi Dergisi’nin 2013’te İsmail Beşikçi ile yaptığı söyleşiye denk geldim. Derginin o sayısının dosya konusu, tarihsel süreç içinde CHP’nin izlediği Kürt siyasetiydi. Bu bağlamda İsmail Beşikçi ile (dergi adına) Prof. Dr. Mesut Yeğen konuşmuş. Beşikçi, kuruluş ve Tek Parti dönemi CHP’sine, Mustafa Kemal ile Kürtler arasındaki ilişkilere, Şeyh Said’e, Dersim’e ...

Devamı... »

Korku siyaseti kime yarar?

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, T24’ten İnan Ketenciler ile uzun bir mülakat yaptı. İki gün süren (17 ve 18 Kasım, 2017) mülakatta, gündemdeki konular hakkında Ağırdır’ın önemli tespitleri var. Memleketin derdiyle hemhal olan ve siyasetin izleyeceği seyir hakkında görüş oluşturmak isteyen herkese bu uzun mülakatı okumalarını tavsiye ederim. Üzerinde durulabilecek birçok mesele var; ben bu yazıda Ağırdır’ın ülkedeki siyaset yapma ...

Devamı... »

AKP’NİN Atatürkçülük hamlesi

Alper Görmüş, AKP’nin “Atatürk hamlesi” hakkındaki yazılarında birbiriyle irtibatlı üç tez ileri sürdü: Bir: Cumhurbaşkanı Erdoğan iki yıldan beri, laiklik-dindarlık kutuplaşması üzerine oturan siyasi saflaşmanın yerine “millilik” eksenli yeni bir saflaşmayı geçirmeye çalışıyor. İki: AKP’nin Atatürk hamlesi, 2015’ten beri olgunlaşması için gayret edilen bu millilik siyasetinin doğrudan bir uzantısıdır. Üç: AKP’nin bu millilik çağrısı, çağrı yapılan kesimde iki tür yankı buldu: Ordu dâhil ...

Devamı... »

Kişi kültü ve demokratik normalleşme

1923-1925 yılları arasında Mustafa Kemal ile evli olan Latife Hanım’ın, 21 Şubat 1926 tarihinde Boston Sunday Advertiser gazetesinde bir mektubu yayınlanır.  Mustafa Kemal’in yönetim tarzına yönelik itirazlarını kaleme alan Latife Hanım, aşırı olarak gördüğü bazı kararların “dişi Mussolini” diye andığı bir kadının etkisiyle alındığını iddia eder. “ Gazi, tam bir şovenizm timsali olan bu dişi Mussolini’nin söylediklerini ciddiye almaya başladığı işte o andan itibaren, ...

Devamı... »

“Halkın itimadına küfranı nimet etmem”

Serbest Fırka’nın kurulmasından kısa bir süre sonra yerel seçimlerin zamanı gelir. Partinin bazı ileri gelenleri, kuruluşlarının üzerinden çok süre geçmediğinden bahisle bu seçimlere katılmamak taraftarıdır. Onlara göre partinin kuvvetlenmesi için daha vakte ihtiyaç vardır; bir yıl sonraki seçimlere daha güçlü girmek adına biraz daha beklenmesi doğru olacaktır. Fakat arkadaşı Fethi Bey’e muhalif bir parti kurmasını söyleyen Mustafa Kemal, aynı zamanda ...

Devamı... »

Kürdistn referandumu (7) Kürtlerin kaybı, Türkiye’nin kazancı mı?

29 Ekim’de Türkiye, Cumhuriyet’in ilanının 94. yıldönümünü kutladı. Bir asrı devirmeye az bir süre kaldı. İktidarın söyleminde muazzam bir özgüven var. Geçmişteki cihan imparatorluğuna atıflar yapılıyor. Gelecekte de bölgeye nizam verileceği iddia ediliyor. Ne var ki gerçekte izlenen politikalara şekil veren özgüven değil korku oluyor. Türkiye büyümemekte ısrar ediyor, yaş almanın gerektirdiği olgunluktan uzak duruyor. Halen kuruluş devrindeki korkularla yolunu ...

Devamı... »

Kürdistan referandumu (6) açlık-yokluk tehdidi

Kürdistan Bölgesel Yönetimi bağımsızlık için referanduma gitme kararı aldığında, muhtemelen Türkiye’den bir tepkinin geleceğini bekliyordu. İki sebepten ötürü: Biri, Türkiye’de iktidarlar değişse de varlığını koruyan kökleşmiş devlet zihniyetinin, Kürdistan’ın bağımsızlığını kolay sindiremeyeceği sezgisiydi. Diğeri de, Ortadoğu’da mevcut statükoda radikal bir sarsıntı yaratacak bir gelişmeye bölge devletlerinin sıcak bakmayacaklarının bilinmesiydi. Dolayısıyla Türkiye’nin bağımsızlık sürecini sahiplenmemesi, desteklememesi ve belli bir oranda tepki ...

Devamı... »

Kürdistan referandumu (5) beş bin Ülkücü

Paneller, konferanslar, programlar, dersler, yurt içi ve yurt dışı çalışma seyahatleriyle yüklü bir süreçten geçtim. Arka arkaya gelen işlerden ötürü yazı disiplinine riayet edemedim. Şimdiye kadar referandum dizisini bitirmeyi düşünüyordum; olmadı. Yine de aklımdaki plana uyarak bu diziyi a istiyorum. Dört yazı yazmıştım, üç kalmıştı; kaldığımız yerden devam ediyorum. Blöf yapmayan MHP Kürdistan referandumu üzerine en büyük fırtına Kerkük konusunda ...

Devamı... »

Kürdistan referandumu (4) beka meselesi

IKBY Başkanı Mesud Barzani, Mayıs 2015’teki ABD ziyareti sonrasında, bağımsızlık meselesine dair bir açıklama yapmıştı. “Ne zaman olacağını söyleyemem ama bağımsız Kürdistan geliyor” demişti. ABD’nin bağımsızlığa “olur” verdiği olarak okunan bu açıklama, daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da sorulmuştu. Erdoğan’a göre “Bağımsız Kürdistan meselesini Irak’ın birinci derecede kendi iç meselesi olarak değerlendirmek gerekiyor”du: “Yani Irak, kendi içinde eğer böyle bir eyaleti bu şekilde bölünme ile neticelendiriyorsa bu ...

Devamı... »