Vahap Coşkun

İstisnai Eşitlik

8 Şubat sürecinde Türkiye’de genel olarak dindarlara ve özel olarak da başörtülülere yönelik büyük bir zulüm politikası uygulandı. Başörtüsü, Cumhuriyet’in makbul vatandaş projesinin iflasını görünür kıldığından başörtülü kadınlar katmerli bir eziyete maruz kaldılar. Başörtülüler -neredeyse- vebalı muamelesine tabi tutuldular, üniversitelere giremediler, sokak ortalarında başlarını açmaya zorlandılar. “Rejimin kara kafalı düşmanları” olarak mimlendiler. İçinde bulundukları utanç batağını göremeyen ama kendisinde “çağdaşlık” ...

Devamı... »

AKP, kategorik reddiye ve eleştiri

1. Etyen Mahçupyan, benim “bir tarafın parçası olarak konuya baktığımı” belirtiyor: “Özellikle bir tarafın parçası olarak konuya bakanlar, karşı tarafın ‘yeni’ bir şey yapmasını bekliyorlar ama bir yandan da o tarafın hiçbir yaptığının yeni olmadığını kanıtlamaya çalışıyorlar… Bu çerçevede giderek ‘yaygınlaşan bir tür AKP alerjisi’ ise giderek siyasî analizin yerine geçiyor. Vahap Coşkun’un 2 Nisan tarihli Taraf yazısı bu tutumu ...

Devamı... »

Temcit Pilavı

Başarılı bir halkla ilişkiler çalışmasıydı. “Hükümetin Yeni Kürt Stratejisi”ni anlatmak için dört gazete seçilmişti. İkisi (Milliyet ve Taraf) haberi manşetten gördü; diğer ikisi ise (Habertürk ve Yeni Şafak) bu haberi Ankara temsilcilerinin makalelerinde ayrıntılı bir şekilde işledi. Hükümet, toplumun ilgisi istediği yöne çekmeyi başardı. Gündemi, yine o belirledi; televizyon ekranlarında ve gazete köşelerinde “yeni strateji” tartışıldı.Haberin zamanlaması, şapka çıkartılacak kadar ...

Devamı... »

Vatandaşlık meselesi

1924 Anayasasında (m.88) vatandaşlık şöyle tanımlanır: “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle Türk ıtlak olunur.” 1961 Anayasası (m.54) ve 1982 Anayasası’nda (m.66) ise, vatandaşlık için aynı tanım benimsenir: “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” Genellikle 1924’teki tanımın 1961 ve 1982’ye nazaran daha yumuşak olduğu söylenir. Çünkü “herkes Türktür” şeklindeki bir ibarenin, 1924’teki en azından ...

Devamı... »

CHP ve Dersim: Kaçınılmaz yüzleşme ihtiyacı

  Bugünlerde elimde bir kitap var. Tarih Vakfı tarafından yayınlanan ve adı “Toplumsal Bellek, Kuşaklararası Aktarım ve Algı: Dersim 38’i Hatırlamak” olan bu kitap Bülent Bilmez, Gülay Kayacan ve Şükrü Aslan tarafından kaleme alınmış. Alan araştırmasına dayanan bu sözlü tarih çalışması çok değerli bilgiler içeriyor ve güncel tartışmalara da ışık tutuyor.  Kitabın “38’de Neler Yapıldığına Dair Beyanlar” bölümü son derece ...

Devamı... »

BDP neden önemlidir?

Lider kültü ve kavram fetişizmi, partinin toplumsal değişimi okumasını ve alternatif politikalar üretmesini engelliyor. Bunu aşmanın yolu ise, politik esnekliğe sahip olmaktan ve liberal siyasal değerlerle daha fazla hemhal olmaktan geçiyor. Bu yazının yayınlandığı gün Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), 2. Olağan Kongresi’ni yapıyor olacak. Bu kongrede BDP’nin ismini ve amblemini değiştirmesi ve yönetimini yeniden şekillendirmesi bekleniyor.    BDP, değerli ...

Devamı... »

Kürtler PKK’ye “Hayır” Diyebilir mi?

Nuriye Akman, son dönemlerde çok revaçta olan bu soruyu farklı siyasi görüşlere sahip Kürtlere yöneltmiş geçen haftaki yazısında. Sayın Akman’ın lütfedip görüşüne başvurduklarından biri de bendim. Kendisine kısa bir cevap yazdım. (Zaman, 06.11.2011) Ancak konu önemli, dolayısıyla buna dair fikirlerimi daha ayrıntılı bir şekilde açıklama gereği duyuyorum. Öncelikle ve özellikle belirtmem lazım gelen bir husus var: Kürtler yekpare bir yapı ...

Devamı... »

Muhafazakârların Başörtüsü ile İmtihanları

Son dönemlerde muhafazakar kesimlerin başörtüsü konusundaki tavırlarının sorgulanmasına neden olan iki gelişme oldu Türkiye’de. İlki, “Başörtülü milletvekili yoksa, oy da yok” kampanyasıydı. Demokrat tutumlarıyla tanınan bir grup başörtülü kadın yazar, partilerin aday belirleme sürecine girdiği bir dönemde başörtülü milletvekili talebini dile getiren bir kampanya başlatmışlardı. Kampanya ilgi çekmişti; zira kampanyada dillendirilen talebin toplumda geniş bir karşılığı vardı. Nitekim yapılan tüm ...

Devamı... »

Bir Çözümsüzlük Politikası

KCK operasyonu, Mart 2009’da başladı. Akıl hocalığını üstlenen bazı akademisyenler, operasyonun üç amacının olduğunu belirtiyorlardı. Onlara göre bu operasyonla PKK ve BDP içindeki şahin–güvercin ayrımı derinleşecek, şahinlerin tasfiye edilmesiyle siyasi alan genişleyecek ve PKK’nin eylem gücü kırılacaktı. Ortada siyasi bir amaç vardı, emniyet ve yargı güçleri de bu siyasi amaca araç kılınmıştı. Ancak, Ankara’da bazı strateji merkezlerinde yapılan hesap Diyarbakır’da ...

Devamı... »

Yarı demokrasiden tam demokrasiye

  Bir ülkede çok partili bir siyasî yapı bulunabilir; ülkede belirli periyotlarla genel seçimler yapılabilir ve iktidar bu seçimlerden çıkan sonuca göre belirlenebilir. Ama tüm bu özellikler bir ülkeyi “tam demokratik bir ülke” yapmaz. Zira tüm bunlara rağmen seçimle işbaşına gelen yöneticiler bürokratik elitler yoluyla kontrol edilebilir; başta siyasî haklar olmak üzere insan hakları demokrasiyle bağdaşmayacak ölçüde sınırlandırılabilir, çoğulculuğa ve ...

Devamı... »