Vahap Coşkun

BDP için siyaset zamanı

İçinde yaşadığımız ve günlük siyasetin hayhuyuna bazen fazlasıyla kapıldığımız için fark etmeyebiliriz ama Türkiye’de ciddi değişimler meydana geliyor, ülke büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor.Eskiye dair algılar farklılaşıyor, kalıplar kırılıyor, sosyal ve politik yaşamın her düzeyinde yeni ilişkiler boy veriyor. Her alanı etkileyen bu değişim ve dönüşüm süreci sivil-asker ilişkilerini de etkisi altına alıyor ve askerlere üstünlük sağlayan vesayet sistemi önemli ...

Devamı... »

Savaşın kazananı olmaz

12 Haziran genel seçimlerinin sonrasında Kürt meselesinin demokratik çözümü için umut verici bir ortam doğmuştu. Zira bir taraftan demokratik açılımı başlatan AKP büyük bir oyla tekrar iktidara gelmiş, BDP önemli bir seçim zaferine imza atmıştı. CHP, eski katı politikasını terk etmiş, seçim öncesi yayınladığı belgelerde Kürt meselesinin çözümü için atılacak demokratik adımları destekleyeceğini taahhüt etmişti.Diğer taraftan ise devlet ile Öcalan ...

Devamı... »

Ergenekon’un maliyeti

Baykal CHP’si, sadece yaşam tarzı üzerinden muhalefet eden ve kendisini diğer partiler karşısında ayrıcalıklı kılan vesayete dayalı müesses nizamı muhafaza etmeye çalışan bir partiydi. Baykal, her sorunu “laiklik”e indirgiyor ve atılan küçük demokratik adımları “rejimin çözülmesi” olarak sunuyordu. Toplumda karşılığı bulunmayan bu politikanın sonucu, CHP’nin son derece sınırlı bir kesime hitap eder bir hale gelmesi, AKP’nin ise siyasal ve toplumsal ...

Devamı... »

BDP’nin AK Parti’yi dışlama lüksü yok

BDP’nin, gözden kaçırmaması gereken bir husus da AK Parti ile sağlıklı bir işbirliği geliştirme sorumluluğudur. Hiç kuşkusuz, aynı sorumluluk AK Parti için de aynı oranda geçerlidir. Zira AK Parti, Türkiye’nin tüm bölgelerinde seçmenin en çok teveccüh ettiği parti konumundadır.2007 genel seçimlerinde DTP, yüzde 4 civarında bir oy almıştı. Bu oy, 1990’da HEP ile başlayan siyasal geleneğin aldığı en düşük seviyeye ...

Devamı... »

BDP’nin AK Parti’yi dışlama lüksü yok

BDP’nin, gözden kaçırmaması gereken bir husus da AK Parti ile sağlıklı bir işbirliği geliştirme sorumluluğudur. Hiç kuşkusuz, aynı sorumluluk AK Parti için de aynı oranda geçerlidir. Zira AK Parti, Türkiye’nin tüm bölgelerinde seçmenin en çok teveccüh ettiği parti konumundadır. 2007 genel seçimlerinde DTP, yüzde 4 civarında bir oy almıştı. Bu oy, 1990’da HEP ile başlayan siyasal geleneğin aldığı en düşük ...

Devamı... »

Doğu ve Güneydoğu’da seçim

2011 genel seçimlerini önemli kılan iki temel beklenti vardı: Toplum bu seçimlerin ertesinde teşekkül edecek parlamentodan, toplumsal sözleşme niteliğini taşıyacak yeni bir anayasa yapmasını ve Kürt meselesini demokratik bir çözüme kavuşturmasını bekliyordu. Yeni anayasa ve Kürt meselesi gibi birbiriyle yakından irtibatlı iki konu 12 Haziran seçimlerinin ana tartışma ve vaat alanı haline gelince, hem partilerin Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ...

Devamı... »

Yeni bir başlangıç yeni bir anayasa

Seçim sürecinde partiler ve partililer arasında sert tartışmalar yaşanır, etraf biraz kırılıp dökülür, yürekler burkulur. Bazen dozun kaçtığı da olur, taraflar eylemleri ve sözleriyle birbirlerini yaralarlar, yarın-ertesi gün bir arada bulunma ve birlikte çalışma zeminini aşındırırılar. Rahatsız edici olsa da bunlara çok şaşırmak gerekir, zira her seçim, biraz gerginlik demektir.   Ama aynı zamanda her seçim bir ümidi de ifade eder. ...

Devamı... »

İnsan onuruna dayanan anayasa

Mevcut 1982 Anayasası çağın gereksinimlerine ters düşüyor ve toplumsal kesimlerin taleplerini karşılamıyor. Bu nedenle bu anayasa, ilki 1987’de, sonuncusu ise 2010’da olmak üzere toplam 17 kez değiştirildi. (2008’de yapılan 16. değişiklik AYM kararıyla iptal edildi.) Ancak birçok maddesi değiştirilmiş olmakla birlikte 82 Anayasası, özgürlük karşıtlığı üzerine temellenen zihniyetini koruyor ve böylelikle Türkiye’nin yapısal sorunlarına demokratik çözümler üretmesinin önünde engel olarak ...

Devamı... »

Eğitimde kürtçenin kullanılmasına ilişkin önyargılar

Vatandaşlarına eşit hizmet etme yükümlülüğü altında bulunan devletler de, bu hakkı tanımak ve hakkın kullanılması için gerekli önlemleri almakla sorumlu tutulur. Ancak Türkiye’de, eğitimde anadilinin kullanılmasını engelleyen anayasal bir hüküm bulunur. Genel eğitim hakkını düzenleyen Anayasa’nın 42. maddesi, 1924 ve 1961 anayasalarından farklı olarak, eğitim dili konusunda bir yasak getirir. Buna göre, “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında ...

Devamı... »

Vahap Coşkun – Üniversitede Yükselen Duvar

Fakültedeki odam, üniversitenin en güzel bahçesine bakıyor. Geniş bir alana yayılmış ve içinde çeşitli ağaçların boy verdiği bu bahçe, bilhassa öğlen saatlerinde, bütün fakültelerin öğrencilerinin buluştukları bir mekân oluyor. Kimisi burada yemeğini yiyor, kimisi yemekhaneden dönüp burada bir çay molası veriyor. Kimisi çimlere yayılıp müzik dinliyor, kimisi ise hararetli bir şekilde tartışıyor. Bahçe her daim işlek  Bahçenin iki işlevi daha ...

Devamı... »