Vahap Coşkun

Tedirgin olan kim

Kürt meselesinde önemli hadiseler yaşandı. BDP heyeti, İmralı’da Öcalan ile görüştü. Öcalan’ın mektupları başta BDP olmak üzere ilgili adreslere ulaştı. Muhatapların kendi aralarında değerlendirmelerini yapıp Öcalan’a verecekleri cevap beklenmeye başlandı. Görüşmelerden Öcalan’ın, başlamış olan süreci “tarihî” olarak nitelediğini ve Kürt meselesini Türkiye’nin demokratikleşmesi çerçevesinde ele aldığını gördük. Bu nedenle Öcalan, toplumun sinir uçlarına dokunacak ve geniş kesimlerdeki korkuları ayaklandıracak (federasyon, ...

Devamı... »

Ah bu arşivlerin gözü kör olsun!

“Dersine iyi çalışsın, yoksa mahcup olur” diyor Nuray Mert (BirGün, 18.2.2013) Meğer yazısının tarihini yanlış yazmışım. 10.1.2009 değil, 10.9.2009 olacakmış. Mert, bu vahim (!) yanlışımı delil gösterip “yazısını okumadığıma, kulaktan dolma söylentilerle yola çıktığıma” hükmetmiş. Aslında dersime iyi çalışırım. Alıntıların doğru ve sağlam olmasına dikkat ederim. Sözkonusu yazıyı yazarken de Mert’in 2009’da yazdığı bütün yazılara baktım, notlar aldım. Ama insanız nihayetinde, hepimizin gözünden kaçan hatalar ...

Devamı... »

‘Türk sorunu’

Demokratik Açılım döneminde tedavüle çıkan bir kavramın öyküsü bu. O günlerde Nuray Mert, açılım politikalarının bir “Türk sorununa yol açacağı” tezini işliyor, Kürtleri bölücü olarak gören sıradan vatandaşların zihinlerinde “okur-yazarlar bir olmuş Kürtleri kayırıyor” tablosunun oluşmasına yol açabileceğini belirtiyordu (Radikal, 10.1.2009). Mert sonradan siyasi güzergâhını değiştirdi ve bu görüşüne dair bir özeleştiri yazdı (Milliyet, 6.8.2011). İmralı süreci başladığında kavram tekrar dolaşıma girdi. Bu kez bayraktarlığı Ertuğrul ...

Devamı... »

‘Solin Ölmesin’

Mardin Cezaevi’nde tutuklu olan öğrencim Zeynep’ten bir mektup aldım. Kendi deyimiyle “insanı en çok zorlayan ve çaresiz bırakan bir öyküyü” anlatmış Zeynep mektubunda: Hanım’ın, Mirhat’ın ve Solin’in öyküsünü… Hanım Onur, genç bir Kürt kadını. Çok erken yaşlarda siyasete adım atmış, dişiyle tırnağıyla çalışmış ve Cizre’de belediye başkan yardımcısı olmuş. 2011’in eylülünde mutat KCK operasyonlarından birinde yakalanıp tutuklanmış. Kocası da aynı operasyon kapsamında aranıyormuş. O günden ...

Devamı... »

“Fezleke Hukuku”

Öcalan, 1999’da yakalandı. Havanın muhalefet etmesinden ve kosterin arızalanmasından (!) kaynaklanan istisnalar haricinde Öcalan, avukatlarıyla görüşebiliyordu. Görüşmelerin hangi şartlar altında yapıldığı da biliniyordu: Tepeden tırnağa sıkı bir aramadan geçen avukatlar Öcalan’la uzun bir masada karşılıklı olarak oturuyorlar ve Öcalan’a hiç dokunmadan sadece kurşunkalemle not alıyorlardı. Çarşamba yapılan görüşmelerin notları perşembe gözden geçiriliyor ve cuma günleri öğlen saatlerinde“Öcalan’ın Cuma hutbesi” internete düşüyordu. ...

Devamı... »

Elbette ‘hubbu Ali’den’ değil!

İmralı görüşmelerinin kamuya duyurulmasının üzerinden bir ay geçti. Parlamentoda grubu bulunan dört partiden üçü görüşmeleri destekliyor, medya dikkatli; kolaylaştırıcı bir dil kullanmaya gayret ediyor ve toplumun ağırlıklı bir kesimi açık bir şekilde görüşmelerin arkasında duruyor. Ama bütün tablo bundan ibaret değil tabii. Süreç ilerledikçe pozisyonlar da netleşiyor; bundan rahatsızlık duyan ve mesafe kat edilmesini zorlaştıran tavırlar da belirginleşiyor. Bu meyanda ...

Devamı... »

Helva

Önce “eldeki malzeme”ye bakalım. Oslo’dan farklı ve daha derin bir sürecin yaşandığı açık. Bir kere görüşmeler, doğrudan yapılıyor. Arabulucu bir ülke yok; geçmişten farklı olarak daha fazla çözüm iradesine sahip oldukları sezilen taraflar taleplerini herhangi bir aracıya gerek duymadan birbirlerine iletme ve tartışma imkânına sahipler. Görüşmelerin merkezinde Öcalan duruyor. Daha önce Öcalan’la yapılan görüşmelerde gaye, Öcalan üzerinden PKK’yi tasfiye etmekti. Sonuç alınamamasının önemli ...

Devamı... »

Bu kez final barış olsun

2012, hem PKK hem de devlet için bir önemli bir sınav yılıydı. PKK, Ortadoğu’daki gelişmelerin elini güçlendirdiği kanaatindeydi ve biraz silkelerse devleti düşürebileceğini düşünüyordu. “PKK’nin AKP’yi silahla yenemeyeceğini söyleyenler avuçlarını yalasınlar” diyen Duran Kalkan siyasi çözüm arayışlarını “PKK’yi pasifleştirme çabaları” olarak niteliyordu. Kalkan’a göre, içinde bulunulan dönem “silahlı çözüm süreci”ydi ve PKK saldırılarını arttırarak hedefe varacaktı. “Devrimci halk savaşı” adını verdiği bir stratejiyi uygulamaya koyan PKK, Şemdinli’yi kuşatarak alana hâkim ...

Devamı... »

Acıdan Süzülmüş Metanet

Diyarbakır Barosu’ndan 30 avukat arkadaşla birlikte Roboski’ye gitmek üzere gün ağarmadan yola çıkıyor, İpek Yolu’nda ilerliyoruz. Karşıda el attığınızda yakalayacağınız, bağırdığınızda sesinizi duyuracağınız kadar yakın bir mesafede Suriye’nin kentleri görünüyor. Sınırdaki dikenli teller ve mayınlı sahalar, ulus-devletin yapaylığının bir nişanesi gibi.  Mardin’e kadar herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Nusaybin’den sonra ise Roboski’ye varıncaya değin tam 10 kontrol noktasından geçiyoruz. Bir gün ...

Devamı... »

Bu Dava Bitmedi

Her şey, 2009’da adli bir hükümlünün, Cizre’de tanık olduğu bazı olaylar hakkında bilgiler vermesiyle başladı. Bilgilerin önünde duran bazı dosyalardaki olaylarla benzeştiğini gören Savcılık araştırma başlattı. Aynı tarihlerde Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı’nda oluşturulan “sivil infaz ekibi”nin içinde yer alan iki PKK itirafçısı da “gizli tanık” sıfatıyla ifade verdiler. Deliller birleştirildi ve sanıklar hakkında 1993-1995 yılları arasında 20 sivili keyfî şekilde öldürdükleri gerekçesiyle dava ...

Devamı... »