Vahap Coşkun

Resmî ideolojinin gücü (3)

Rauf Orbay’ın siyasî hâtıralarından çıkardığımız derslere devam edelim. Önceki yazıda ilk dersten söz etmiştim. İkinci ders ise, iktidarın kısmî bir krizi kendisi için genel bir fırsata dönüştürme ve yerel bir hadiseyi bütün muhalefeti susturmak için kullanma maharetine dairdir. Orbay ve arkadaşlarının Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra başına gelenler de bunu teyit eder. Halk Fırkası’ında Cumhuriyetin ilânı ile başlayan tartışma bir türlü ...

Devamı... »

Oyunu bozmak yetmez; oyun kurmak lâzım!

Fenerbahçe maçı için Trabzon’a gittim. Niyetim maçı seyredip dönmekti. Bordo-Mavili şehirde olduğumu gören Ali Fikri Işık, “Hamsi tadında bir maç yazısı bekliyorum” dedi. La Liga’da Real’in, Süper Lig’de de Trabzonspor’un nahoş gidişi nedeniyle uzun bir müddettir elim futbol yazmaya gitmiyordu. Arada Işık’ın yazdıklarıyla giderdim açlığımı.  Onun yazılarını daima merakla beklerim; hevesle okur ve hep yeni şeyler öğrenirim. O böyle bir istekte bulununca ...

Devamı... »

Resmî ideolojinin gücü (2)

Geçen yılın sonlarında AK Parti’nin başlattığı Atatürkçülük açılımı bağlamında, resmi ideolojiye ve uygulamalarına dair birkaç yazı yazmayı planlamıştım. Araya hem yeni konular hem de benim yoğun şahsi gündemim girdi; sonuç, ilk yazının (Serbestiyet, 05.12.2017; http://www.serbestiyet.com/yazarlar/vahap-coskun/resmi-ideolojinin-gucu-1-835766) üzerinden neredeyse iki ay geçmesi oldu. Arada Rauf Orbay’ın siyasi hatırlarını okudum (Rauf Orbay, Cehennem Değirmeni 1-2, Emre Yayınları, İstanbul, 1993); mevzuya oradan devam edeyim. Orbay, Osmanlının ...

Devamı... »

Anayasa Mahkemesi’nin iptali

Anayasa Mahkemesi (AYM), Şahin Alpay ve Mehmet Altan’ın yaptığı bireysel başvuruları görüştü ve her iki yazarın tutukluluğunda hak ihlali yapıldığını tespit etti. Anayasanın 153. maddesinin son fıkrasına göre “Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayınlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” Anayasanın bu hükmü ek bir izah gerektirmeyecek kadar sarihtir. AYM’nin kararları herkesi bağlar. ...

Devamı... »

OHAL, nasıl bir hal (3) Zorunlu kıyafet

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a, 696 Sayılı OHAL KHK’sı ile, tutuklu ve hükümlülere zorunlu kıyafet uygulaması getiren aşağıdaki madde eklenmiştir: “MADDE 103- 5275 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. EK MADDE 1- (1) 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanlar, duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları durumunda, ceza infaz kurumu idaresince ...

Devamı... »

OHAL, nasıl bir hal? (2) Sivillere yargı muafiyeti

OHAL’in 696 sayılı KHK’sı, en çok sivillere yargı muafiyeti getiren 121. maddesi ile gündemi meşgul etti. Aslında bu madde, 668 sayılı KHK’da yer alan ve kamu görevlileri için koruma sağlayan maddenin bir devamı niteliğindeydi. 668 sayılı KHK Meclise getirilmiş ve 6755 sayılı Kanunla onaylanmıştır. Bu kanunun 37. maddesindeki düzenleme şu şekildedir: “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile ...

Devamı... »

Irak Kürtleri ve 2018*

Ortadoğu zor bir yer; ne şiddet eksilir burada ne de sürpriz. İran’ın son günlerde başına gelenler de bunun bir göstergesi. Daha düne kadar Ortadoğu’da beş başkenti idare etmekle övünen bir ülkenin yöneticileri bugün kendi başkentlerinde asayişi temin etmeye harcıyorlar tüm çabalarını. Yani bu coğrafya için uzun boylu tahminlerde bulunmak güç, büyük laflar etmek yanlış; zira her öngörü ve iddia daha ...

Devamı... »

OHAL, nasıl bir hal? (1) Hukuksuz yöntem

Yürütme, 15 Temmuz 2016’nın ertesinde Olağanüstü Hal (OHAL) ilân etti. Hükümet temsilcileri, mümkün olan en kısa sürede buna son verileceği ve olağan duruma dönüleceğini topluma taahhüt ettiler. Fakat OHAL sürekli uzatıldı. Dahası, hali hazırda OHAL’in kaldırılacağına dair herhangi bir emare de görülmüyor. OHAL’in maksadı, darbe teşebbüsü sonrasında meydana gelen krize çare bulmaktı. Lâkin süreklilik kazanan boyutuyla OHAL’in kendisi kriz üretir ...

Devamı... »

Çözüm sürecinde sivil toplum kuruluşları (*)

Türkiye, 2013’ün Ocak ayından 2015’in Haziran ayına kadar olan sürede PKK’nin silâh bırakmasını ve Kürt meselesinin demokratik bir şekilde çözüme kavuşturulmasını hedefleyen bir süreç yaşadı. Toplum, bu süreç hakkında kısmen bilgi sahibiydi. Sürecin üç aktif tarafı vardı: AK Parti, HDP ve PKK. Tarafların bazen doğrudan, bazen dolaylı olarak görüştüğü bu süreçte, önemli eşiklerden geçilmesine rağmen beklenen neticeye ulaşılamadı. İki buçuk ...

Devamı... »

ABD’nin denge siyaseti ve PYD (*)

Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde yapılan referandumun ardından Irak merkezi ordusu ve Haşdi Şabi güçlerinin Kerkük’e girmesi üzerine Mesud Barzani, ABD’nin tavrından hayal kırıklığına uğradığını belirtmişti. “İran destekli paramiliter güçlerle Irak ordusunun, ABD’nin kendilerine tedarik ettiği tanklar ile petrol kenti ve Kürtler için önemli bir kent olan Kerkük’ü almasına ABD’nin ses çıkarmamasına şok olduk” diyen Barzani şunları da eklemişti: “Amerikan silahları, Abrams tankları ve ...

Devamı... »