Vahap Coşkun

15 Temmuz’un ardından (3)

15 Temmuz öncesinde bile, Türkiye’de halkın — özellikle de AKP seçmeninin — Batı’ya olan muhabbetinde belirgin bir azalma gözleniyordu. Birçok nedeni vardı bunun. Meselâ Müslüman karşıtlığı Batı’da giderek daha görünür bir hal alıyordu. Batılı devletler PKK/PYD’ye verdikleri desteği artırmaktaydı. Avrupa Birliği üyelik süreci neredeyse rafa kaldırılmıştı; her iki tarafın da ...

Devamı... »

Onlar hem vatandaş hem rehin/e

15 Temmuz değerlendirmesine küçük bir ara daha. Bu kez mevzumuz, Yahudi vatandaşlarımızın ibadethaneleri önünde yapılan bir protesto gösterisi. Bilindiği üzere, İsrail bir süredir yine gerilimi tırmandırıyor. Müslümanlar için çok büyük bir reel ve sembolik değer taşıyan Mescid-i Aksa’ya dedektörler koyuyor, caminin girişlerini kapatıyor,  Müslümanlara türlü zorluklar çıkartıyor. İbadet özgürlüğünü pervasızca ...

Devamı... »

Akıldan uzakta

15 Temmuz’a dair değerlendirmelerim bitmedi. O konuda değinmem gereken bir iki mevzu daha var. Fakat geçen hafta kabak tadı veren bir olay yaşandı. Muğla’daki darbe dâvâsındaki sanıklardan birinin üzerinde HERO yazan bir tişört giymesinin ardından, aynı tişörtü giyen kişiler peşpeşe gözaltına alınmaya başladı. Türkiye’deki mevcut ruh halini yansıtması bakımından son ...

Devamı... »

15 Temmuz’un ardından (2)

15 Temmuz darbecilerinin sosyolojik bir ağırlığı yoktu. Halk da darbecilere posta koydu. Darbenin önlenmesinde bu iki hususun önem taşıdığı açık, sürekli vurgulanmasında da bir beis yok. Bununla birlikte darbe teşebbüsünü çökerten ve göz ardı edilmemesi gereken iki nokta daha var. Birincisi, darbe duyumunun alındığı ilk dakikadan itibaren siyasi iktidarın her ...

Devamı... »

15 Temmuz’un ardından (1)

O meşum gecenin üzerinden tam bir yıl geçti. Gerçekten çok karanlık bir geceydi. Milletin emeği ve milletin parasıyla temin edilen silahlar milletin üzerine doğrultuluyordu. Halkı düşmanlara karşı korunması için atılması gereken kurşunlar ve bombalar halkın kafasına yağdırılıyordu. Demokrasiyi simgeleyen tüm aktörlerin ve kurumların yok edilmesi isteniyordu. Hedef bütün bir ülkeyi ...

Devamı... »

İnsan hakları ve AKP: Dün ve bugün

AK Parti, 2002 yılında yapılan seçimlerde iktidarı kazandı. Abdullah Gül’ün başkanlığında kurulan 58. Hükümetin programında en çok dikkat çeken husus, insan hak ve özgürlüklerine yapılan vurguydu. “İnsanlarımızın barış ve refah içinde özgürce yaşadığı, çağdaş dünya ile bütünleşmiş, farklılıkların çatışma unsur olarak değil zenginlik kaynağı olarak görüldüğü itibarlı, demokratik ve dinamik bir Türkiye ...

Devamı... »

“Terörist”

Bir Kürt gazeteci, G-20’nin ardından yapılan basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın ve tutuklu diğer milletvekillerinin ne zaman serbest bırakılacağına dair bir soru sordu. Erdoğan, önce Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu ve tutukluları salıvermek gibi bir yetkilerinin bulunmadığını söyledi. Ardından da Demirtaş’ı kastederek ekledi: “Söylediğiniz kişi bir teröristtir. ...

Devamı... »

Kürtler devlete “eyvallah” etmedi; PKK’ye de etmez!

Çözüm sürecinin bitmesinden sonra PKK, AK Partili siyasetçileri hedef almaya başladı. Geçen yıl, aralarında gençlik kolları başkanı, milletvekili adayı, ilçe başkan yardımcıları ve ilçe başkanı olan beş AKP’li siyasetçiyi öldürdü. Toplum buna büyük bir tepki gösterdi, PKK geri adım attı ve bir süre siyasetçilere silah doğrultmayı durdurdu. Ancak aradan çok ...

Devamı... »

Adalet yürüyüşünün karşılığı

’nun tutuklanmasından sonra yollara düşmesi, partinin bu tavrının ikna ve inandırıcılık potansiyelini örselemiştir. (http://serbestiyet.com/yazarlar/vahap-coskun/akilsiz-basin-cezasi-797139) Madalyonun bir tarafı budur. Lakin madalyonun bir de diğer tarafı vardır ve bu tarafta CHP adına müspet birkaç hususu tespit etmek mümkündür. Birincisi, eylemin icra edilme biçimidir. Yola çıkıldığı ilk andan şimdiye kadar geçen sürede eylem ...

Devamı... »

Sanki bütün sorun “anlatamamak”mış gibi!

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Öcalan’ın önerisiyle 2007 yılında kuruldu. Amacı, bölgedeki bütün sivil toplum örgütlerini bir çatı altında toplamak, önemli toplumsal gelişmeler karşısında tavır belirlemek ve tavsiye kararları almaktı. Mevcut eşbaşkan Leyla Güven, DTK’yı “Kürdistani bir kongre” olarak tanımlıyor; DTK’nın TBMM’ye alternatif bir parlamento olduğu iddialarına karşı çıkıyor, “Kesinlikle TBBM’ye bir alternatif değiliz” diyor. ...

Devamı... »