Vahap Coşkun

Herkes kendine yakışanı yapar

Çözüm Süreci’nin ilk dönemlerinde, PKK/BDP’den gelen öneriler de dikkate alınarak, hükümet tarafından Akil İnsanlar Heyeti oluşturuldu. Türkiye’nin yedi bölgesinde görev yapan yedi heyetin her birinin dokuz üyesi vardı. Heyetlerde gazeteciler, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, sendikalar ve meslek kuruluşlarının temsilcileri yer alıyordu. Heyet üyeleri toplumdaki farklı eğilimleri, kesimleri ve siyasal pozisyonları temsil ediyorlardı. Heyetler iki ay süresince Türkiye’nin her yöresini gezdi, ...

Devamı... »

Feryatlar gökyüzüne yükselirken…

Son bir hafta-on gün içinde korktuğumuz her şey tek tek başımıza geldi. Artık bir daha yaşamamayı umduğumuz felaketler birer birer sahne aldı. Saldırılar, çatışmalar ve operasyonların sayısı hızla arttı. Yine birbiri ardına gençler toprağa düştü. Çocuklar yetim, eşler dul kaldı. Sevdiklerinin ölüm haberlerini alanlar fenalaştı. Cenaze başlarındaki ağıtlar arş-ı alaya yükseldi. Medya militerleşti. Ekranlar, savaş moduna geçti. Şehirler diken üstünde. ...

Devamı... »

‘Biz yapmadık, bağımsız birimler yaptı’

2.5 yıldır devam eden fiili ateşkesi kim ihlal etti? Silahları ilk kim ateşledi? Çatışmanın pimini ilk kim çekti? Gündemi meşgul eden soru bu. PKK’liler, ateşkesin PKK tarafından bozulduğunun söylenmesine çok kızıyorlar. Hükümetin süreç içinde yaptığı bazı hataları anımsatarak gerçekte ateşkese son verenin hükümet olduğunu belirtiyorlar. En gözde iddiaları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dolmabahçe Mutabakatı” karşısında takındığı tavır. Buna göre, aslında çatışmasızlık ve ...

Devamı... »

‘Size savaş yaptırmayacağız’

Hükümetin çözüm sürecinin yürütülmesinde önemli hataları var. Geçmişte de vardı, şimdi de var. Birkaçını hatırlayalım: Hükümet, süreci yavaş bir şekilde ele aldı. Temel bazı hak ve özgürlükleri pazarlık konusu yaptı. Kolaylıkla yerine getirilebilecek bazı düzenlemeleri yapmaktan imtina etti. Öcalan ile görüşmeleri bir rutine bağlamadı. Son dönemde de bazı hataları oldu hükümetin. Misal, gerekli mekanizmaları (İzleme Komitesi) kurmadı. Süreç içerisinde varılmış ...

Devamı... »

Çıkış kapısı

Bundan bir süre önce PYD, Tel Abyad’ı IŞİD’in elinden kurtardığında Türkiye’den PYD’ye yönelik tehditkâr açıklamalar geldi. Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Suriye’nin kuzeyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyiz” ifadesi geldi. Ardından sınırda hareketlilik arttı. Askerî birlikler sınıra kaydırıldı, kuvvet komutanları sınırda teftişler yapmaya başladı, tankların ve topların yönü sınıra çevrildi.   Tam bu esnada iktidar yakın medya da harekete geçti. “PYD, ...

Devamı... »

Gerçeğe dönüş

Dünyaya ve ülkeye salt AKP ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden bakan ve medyada sesi gür çıkan bir kesim var. Gezi Olaylarından ve 17-25 Aralık Operasyonlarından sonra bu kesim kemikleşti. Hani nerdeyse evrendeki bütün kötülükleri AKP ve Erdoğan’dan bilir hale geldiler. Sabah Erdoğan ile uyanıp, gece Erdoğan ile uyudular. Bütün davranışlarına AKP ve bilhassa Erdoğan nefreti yön verdi. Satırlarında gizlemeye gerek duymadıkları ...

Devamı... »

Faili meçhul değil faili malum

Koalisyon tartışmalarına çok gömüldük. Kimin kiminle masaya oturacağı, hangi partinin hangi partiye yakın olduğu, olası bir koalisyon hükümetinin ne getirip ne götüreceği, yapılacak bir etken seçimde tablonun değişip değişmeyeceği, vb. konulara üzerine odaklanmış vaziyetteyiz. Tüm dikkatler koalisyon hesaplarına, partilerin seçim öncesi ve seçim sonrası siyasetlerine yoğunlaştığından memlekette meydana gelen çok mühim hadiselere de gereken hassasiyeti göstermiyoruz.   Geçen hafta Ankara’da ...

Devamı... »

HDP’nin seçimi ve olası sonuçları

Milletvekili genel seçimlerinde uygulanan yüzde 10 ülke barajı, Türkiye demokrasisinin en önemli ayak bağlarından biri. 12 Eylül darbe yönetiminin bir icadı olan bu yüksek baraj, ilkin muhafazakâr/mütedeyyin kesimlerin partilerini Meclis dışında tutmak için getirilmişti. Günümüzde ise baraj en çok Kürtlerin siyasi taleplerinin taşıyıcılığını yapan partileri mağdur ediyor. Barajın, temsiliyet noktasında büyük bir soruna yol açtığı açık. Buna rağmen Türkiye’de siyasi ...

Devamı... »

Serhat Tuğan: Hukukun katlettiği bir hayat

Serhat Tuğan, Haziran 1972 doğumlu. Yaşıt sayılırız onunla. Kasım 1988’de, Sürgünde Filistin Devleti’nin ilan edildiği gece üç arkadaşı ile birlikte Hakkari’de bir bildiri dağıtıyor. Bildiri “Filistinlilerin artık haklarına kavuştuğunu ve Kürtlerin de mağduru oldukları zalim rejimin son bulması için ayağa kalkması gerektiğine” dair görüşleri içeriyor. Bildiğimiz, her birimizin hayatında çok defa gördüğü, okuduğu, yazdığı bildirilerden biri. Normal bir ülkede olsanız, ...

Devamı... »

İktidar korkusu

İnsanlar siyasete niçin girerler? Neden binbir çeşit güçlülüğün içine dalarlar? Hangi motivasyonla dağ-bayır gezer, dur-durak demeden oradan oraya koştururlar? Neden insanlar kapı kapı dolaşır, binlerce kişiyle ilişki kurar ve onların dertlerini dinlerler? Acaba onları birçok kimsenin eleştirilerine, küfürlerine, beddualarına muhatap kılan gözü karalığın ardında yatan nedir? Meşakkatli bir iş olmasına rağmen siyasetin çok sayıda taliplisinin olması neyle açıklanabilir? Kuşkusuz bu ...

Devamı... »