Vahap Coşkun

Geç kalmanın bedeli

Yeni bir yıla yine eski problemlerimizle giriyoruz. Umarım 2016, tarihi sorunlarımızın çözümünü sağlayacak demokratik ve barışçıl bir zeminin kurulduğu, beklentilerin gerçekleştiği bir yıl olur. Herkese huzur ve mutluluk getirir. 31 Aralık gecesi Türkiye’nin birçok yeri yeni bir seneye ümit ve heyecanla girdi. Fakat bölgede çatışmalar eksik olmadı, silah ve patlama sesleri hüküm sürdü. İnsanların korkusu ve endişesi büyüdü. Karın örtemediği ...

Devamı... »

Kadim Mesele (3): ‘Kanun Türk’ü’

Leyla Zana’nın Meclis’te kabul edilmeyen yemini bir vatandaşlık tartışmasına başlamış, iki yazı yazmış ve devam edeceğimi belirtmiştim. Fakat araya Tahir Elçi’nin katli, hendekler, barikatlar, şehir savaşları, tanklar, toplar, ölümler girdi ve mecburen mevzulara girmek durumunda kaldım. Yılın son yazısında, vatandaşlık tartışmasına dair hesabı -şimdilik- kapatmak istiyorum. 1924 Anayasasında vatandaşlık, sadece gayri-Müslimlerin durumu dikkate alınarak tanımlandı. Müslüman olup da Türk olmayanların ...

Devamı... »

Reform zamanı

Kürt meselesinin çözümünde AKP’nin önünde iki tarihi fırsat var: Birincisi, 1 Kasım seçimlerinde AKP’nin tek başına ve kuvvetli bir çoğunlukla hükümet olmasıdır. Dünya deneyimleri, güçlü iktidarların ve güçlü liderlerin çatışmaları çözüme ulaştırmada belirleyici bir faktör olduğuna delalet ediyor. Şaşılacak bir durum değil bu. Çünkü kuşaklar boyu süren bir çatışmayla birlikte toplumda derin çatlaklar oluşur ve çatışmaya bağlı bir çıkar düzeneği ...

Devamı... »

Muhatapları çoğaltmak

Çözüm süreci bir çıkmaza girdiğinden beri hükümet çevreleri süreçte muhatapların değişeceğini söylüyorlar. Buna göre, artık PKK ve HDP doğrudan muhatap alınmayacak, onların yerine bütün toplumsal kesimlere gidilecek ve onların sesine kulak verilecek. Uygulanabilir ve sonuç alınabilir bir yaklaşım değil bu. Çünkü Türkiye’deki Kürt meselesinin iki önemli boyutu var: Birinci boyut, meselenin silahtan arındırılması ve şiddet çemberinden çıkarılmasıdır. Silah kullanan ise ...

Devamı... »

Müzakereye dönüş

Devlet, PKK’ye karşı çok geniş kapsamlı bir operasyon başlattı. Tanklar ve zırhlı araçlar şehir merkezlerine indi. Askerler sahaya sürüldü. Bilhassa Cizre, Silopi ve Sur yoğun çatışmalara sahne oluyor. Bölgenin tamamında tablo giderek ağırlaşıyor. İnsani, içtimai ve iktisadi bir yıkım yaşanıyor. Siyasetin sözünün edilmediği bir haldeyiz. PKK saldırılarını artırdıkça devlet de güvenlik önlemlerinin alanını genişletiyor, dozunu artırıyor. Böylelikle mesele, tekrardan salt ...

Devamı... »

Hendeğin sanal savunucuları

Diyarbakır-Sur’da sokağa çıkma yasağına 17 saat ara verildi ve enkaz bütün yakıcılığıyla gözler önüne serildi. Yıkılan evler, taş üstünde taş kalmayan sokaklar, derin yarıklar, içine girilemeyen mahalleler, yanıp kül olan camiiler, hanlar, okullar, hamamlar… Ve hepsinden en acısı yitip giden canlar. Sur’la sınırlı değil bu tablo. Cizre, Nusaybin, Silvan, Lice ve diğer yerlerde hep aynı görüntüler, aynı kahredici manzaralar… İmkânı ...

Devamı... »

Hendeğin hedefi

KYB Başkanı Mesud Barzani, Ankara’da HDP heyeti ile yaptığı görüşmede hendeklerin bir an önce kapatılması gerektiğini belirtmiş. Barzani barış ikliminin kırılmasının ve savaş durumuna geçilmesinin kimseye kazandırmayacağının altını çizmiş. Barzani, görüşmede bir de hendeklerle ilgili bir anısını anlatmış. Bağdat yönetimi ile çatıştıkları dönemde bir kenti almak istediklerini, ancak babası Mustafa Barzani’nin “Doğru strateji olmaz. Sonradan müdafaa edemeyeceğiniz bir yere girip ...

Devamı... »

Arada

Türkan Elçi, eşi Tahir Elçi’yi kaybettikten sonra yaptığı ilk açıklamada onun öldürülmesini kimsenin adamı olmamasına bağlamıştı: “Her kesimden sevildiği için böyle bir şeyle karşılık buldu, hayatı sonlandırıldı. Bir tek tarafın adamı olmuş olsaydı ona yönelik bir şey olmayacaktı. Adım gibi eminim.” Acı bir gerçeğin çarpıcı bir ifadesi bu. Siyasi mücadelenin keskinleştiği dönemlerde mücadelenin tarafları her şeyin hatlarının kesin sınırlarla çizmek ...

Devamı... »

Tahir Elçi’nin ardından

Türkiye’de Kürt meselesi, insan hakları ve hukuk devleti gibi konularda çalışan hemen herkesin Tahir Elçi ile bir irtibatı oldu. Bugün PODEM (Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Merkezi) şemsiyesi altında faaliyet yürüten olarak da bizler de, birçok çalışmada Elçi’yle teşrik-i mesaide bulunduk. PODEM’in Elçi’nin ardından yayınladığı mesajı sizinle de paylaşmak istiyorum: “Uzun yıllardır tanıdığımız, sayısız çalışmada birlikte yer aldığımız, her fırsatta ...

Devamı... »

Yürekten Vurulmak

Söz tükenmez. Söz bittiğinde hayat sona erer çünkü. Sözün tükendiğini kabul etmek, yaşamın manasını yitirmek, kaba kuvvete boyun eğmektir. Söz devam eder. Önce de söz vardı, sonra da söz olacak. Söz hayatın kendisidir. Ama bazen sözü söylemekte zorlandığınız anlar olur. Kelimeler boğazınıza dizilir. Aklınız başınızdan gider, düşüncelerinizin kontrolünü yitirirsiniz. Kızgınlık, korku, endişe, öfke, nefret, acı, ızdırap hepsi birden beyninize hücum ...

Devamı... »