Vahap Coşkun

Yol üstündeki taşlar

IKYB’nın bağımsızlığı, Ortadoğu’da yeni bir sayfanın açıldığı bir dönemde gündeme geliyor. Lakin dikensiz bir gül bahçesinden bahsetmiyoruz. İç ve dış birçok parametre bağımsızlığa direkt tesir edecek ağırlıkta. İlk etapta beş tanesini saymak mümkün: Evvela ekonomi darboğazda. Merkezi hükümet ile ekonomik meselelerdeki anlaşmazlıklar had safhada. Petrol fiyatları sürekli düşüyor. Geliri azalan hükümet, memur maaşlarını ödemekte aciz kalıyor, elektrik kesintilerinin önüne geçemiyor. ...

Devamı... »

Şişeden çıkan cin

IKYB Başkanı Mesud Barzani, kısa bir süre önce Guardian’a verdiği beyanatta mühim noktalara temas etti. Uluslararası camianın da Irak’ın ve özellikle de Suriye’nin yeniden birleştirilemeyeceğini kabul eder bir noktaya geldiğini söyleyen Barzani, Ortadoğu’daki sınırları belirleyen 1916 tarihli Sykes- Picot Anlaşması’nın da hükmünü yitirdiğini belirtti. Barzani’ye göre, dinsel ve mezhepsel bölünmelerin yaşandığı coğrafyada toplumları korumak için yeni bir anlaşma yapılmalı. Bu ...

Devamı... »

Mümkün olanın sanatı

Her çatışma sürecinde iktidar çevrelerinde bir tez öne sürülür. Denilir ki “PKK’yi ve Kürtleri birbirinden ayıralım, PKK ile savaşıp Kürtlere şefkatle yaklaşalım ve Kürt meselesini PKK’yi işin içine katmadan çözelim.” Ayartıcı bir tez bu; devlet bakımından cezbedici bir yönü ihtiva eder. Dolayısıyla her vakit bu tezin çok sayıda talibi ve savunucusu olur. Lakin tezin küçük (!) bir zaafı var; gerçekçi ...

Devamı... »

İşe yarar ifade

ABD Federal Yüksek Mahkemesi, 1949’da ifade özgürlüğüne dair anıtsal bir karar verir. Olay kısaca şudur: Peder Terminiello, Chiago’da 800 kişilik bir topluluk önünde bir konuşma yapar. Komünistleri ve kendi ifadesiyle “Siyonist Yahudileri” sert bir dille eleştirir. Bir grup bu konuşmayı protesto eder, olaylar çıkar ve Peder “her türlü huzur bozma”yı yasaklayan bir yasaya muhalefetten tutuklanır. Davayı gören mahkeme, “toplumu öfkeye ...

Devamı... »

Değişen tavırlar (2): Süreç taraftarları

Önceki yazıda çözüm sürecine muhalefet edenlerin çatışmalar sonrası değişen tavırlarına değindim. Kısa bir süre öncesine kadar bir bütün olarak değersizleştirdikleri ve ellerinin tersiyle ittikleri diyalog ve müzakereye bugünlerde önem yüklediklerini belirttim. Am değişim tek taraflı değil. Sürece destek olan bazı kesimler de değişiyor. Ve maalesef bu kesim sürecin ruhuna ters bir istikamete savruluyor. Şöyle ki: 2011 Temmuz-2012 Aralık tarihleri arasında ...

Devamı... »

Değişen tavırlar (1): Süreç karşıtları

Çözüm süreci, çok bahtsızdı. Elbette asgari yüz yıllık bir mesele sulha kavuşturmak istendiğinde bazılarının buna karşı durmaları bekleniyordu. Nihayetinde siyasi kimliklerini çatışmanın varlığı üzerinden temellendirenler vardı ve onların sürece cansiperane muhalefet etmeleri doğaldı. Asıl garip olan, süreci en çok sahiplenmesi beklenenlerin sürece tersten çakmasıydı. Her daim demokrasi mücadelesi içinde var olan ve “barış” kelimesini duyduğunda harekete geçen çok sayıda ismin ...

Devamı... »

Çözüm bulmak devletin görevi

Müzakere masası her çöktüğünde film tekrar başa alınır. Silahların konuşmaya başlamasıyla demokratik çözümden bahsetmek zorlaşır. Siyasetin yol açıcılığına dikkat çekenlere kötü gözle bakılır, cebri metotları savunanların yıldızı parlar. Makul sesler kısılır, her taraftan “sonuna kadar gidelim” diyenler prim yapar. Daha önce duymadığımız herhangi bir laf çalınmaz kulaklara. Tarafların dilinden aynı nakaratlar dökülür. PKK her beyanatının içine bol miktarda “halk”, direniş”, ...

Devamı... »

Milletvekiline dokunma!

2 Mart 1994’te Meclis’te bir darbe yapıldı. Darbenin muhatabı da, mağduru da ve ne yazık ki faili de Meclis’ti. Meclis önce DEP’lilerin dokunulmazlığını coşkuyla kaldırmış, ardından da onların polislerce hırpalanmasını seyre dalmıştı. Rahmetli Orhan Doğan’ın başının bastırılarak polis minibüsünün içine zorla sokulması, mıh gibi çakılmıştı zihinlere. Aslında tahkir edilen ve teslim alınan Doğan değildi. Milli irade gasp edilmiş, Doğan’ın şahsında ...

Devamı... »

Geç kalmanın bedeli

Yeni bir yıla yine eski problemlerimizle giriyoruz. Umarım 2016, tarihi sorunlarımızın çözümünü sağlayacak demokratik ve barışçıl bir zeminin kurulduğu, beklentilerin gerçekleştiği bir yıl olur. Herkese huzur ve mutluluk getirir. 31 Aralık gecesi Türkiye’nin birçok yeri yeni bir seneye ümit ve heyecanla girdi. Fakat bölgede çatışmalar eksik olmadı, silah ve patlama sesleri hüküm sürdü. İnsanların korkusu ve endişesi büyüdü. Karın örtemediği ...

Devamı... »

Kadim Mesele (3): ‘Kanun Türk’ü’

Leyla Zana’nın Meclis’te kabul edilmeyen yemini bir vatandaşlık tartışmasına başlamış, iki yazı yazmış ve devam edeceğimi belirtmiştim. Fakat araya Tahir Elçi’nin katli, hendekler, barikatlar, şehir savaşları, tanklar, toplar, ölümler girdi ve mecburen mevzulara girmek durumunda kaldım. Yılın son yazısında, vatandaşlık tartışmasına dair hesabı -şimdilik- kapatmak istiyorum. 1924 Anayasasında vatandaşlık, sadece gayri-Müslimlerin durumu dikkate alınarak tanımlandı. Müslüman olup da Türk olmayanların ...

Devamı... »