Vahap Coşkun

Korkuyu dağıtmak ve demokrasiyi büyütmek gerek

Türkiye’de birçok fay hattı var. Ellerinden geldiğince bu hatları tetiklemeye çalışan ve yoğun bir hareket içinde oldukları gözlemlenen örgüt sayısı da çok fazla. Son emarelere bakılırsa (Irak ve Suriye’nin kaotik hali, PKK’nin sol örgütlerle birleşerek kurduğu yeni “cephe”) bundan sonrası da zor geçecek. Terör her yerde belli amaçları gözetir: Hükümeti aciz göstermek ister. Sağduyuyu ortadan kaldırıp toplumsal nefreti harekete geçirmeyi ...

Devamı... »

Kırmızı çizgiler ve bomba

5 Haziran’da startı verilen kanlı bir sürecin içinden geçiyoruz. O günden bu yana altı büyük bombalı saldırı yapıldı. İlk üç saldırı (Diyarbakır, Suruç ve Ankara-Gar), Kürt, Alevi ve solcu kimliği hedef alan saldırlar iki sonuç doğurdu: İlki, hep aynı grupların saldırılara maruz kalması bu grupların mensuplarında “Neden ölen hep biziz?” duygusunu bileyleydi. Kimlik üzerinden bir radikalleşme derinleşti ve karşıtlık yükseldi. ...

Devamı... »

Bin yıl daha iktidar olamayız

CHP hakkında yazıma iki tür tepki aldım: En yaygın tepkiyi “İktidar dururken muhalefeti eleştirmek anlamsız ve gereksiz” diyenler gösterdi. Bu tavrı yanlış buluyorum. Doğru, bir ülkede demokrasinin gelişmesinde iktidarın sorumluluğu daha fazladır. Ama bu, muhalefetin bir yükümlülüğü olmadığı anlamına gelmez. Demokrasinin ileri taşınması isteniyorsa iktidarın da muhalefetin de eksikliklerini göstermek gerekir. Bu meyanda, iktidarı daha özgürlükçü olmaya zorlamayan ve cılız ...

Devamı... »

Altmış milyon yobaz

Türkiye, 1946 yılında 1923’ten beri süre gelmekte olan tek parti diktatörlüğüne bir son verdi. Çok partili bir seçim yapıldı. Ancak bu, halk iradesinin Meclis’e adil bir şekilde yansımasını mümkün kılan bir seçim olmadı. Sopalı ve hileli seçim, CHP’nin iktidar ömrünü biraz daha uzattı. Lakin yol açılmıştı. 1950’deki ilk özgür ve dürüst seçimlerde halk, CHP’ye “yeter” dedi ve Demokrat Parti’yi iktidara ...

Devamı... »

Açık makas

Aynı siyasi gelenekten geliyorlar ama Erdoğan ile Davutoğlu’nun siyasete bakışları ve siyaset yapma tarzları birbirinden son derece farklı.  Nitekim makam devir-teslimleri yapıldıktan sonra bu farklılık birçok noktada kendini gösterdi. 7 Haziran’a gelinceye kadar tarafların ayrı düştükleri beş konu vardı. Hatırlayalım: Davutoğlu, 17-25 Aralık Operasyonlarında suçlanan dört bakanın Yüce Divan’a gönderilmesine taraftardı. Erdoğan ise“Surda gedik açtırılmaz” düşüncesiyle buna karşı durdu. Davutoğlu, ...

Devamı... »

Bu yol, yol değil

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Tuncay Önder’in AKP hakkında dile getirdiği iki önemli tespiti var: İlki, Türkiye’de siyasetin“AKP ve karşıtları” temelinde yapılmasıdır. Genellikle bunun nevzuhur –veya 2010’dan sonra gelişen bir- durum olduğu varsayılır. Oysa gerçekte bu, AKP’nin 2002’de tek başına iktidara gelmesinden sonra başladı: AKP’nin verili sistemi değiştirme iddiası vardı. Çevrenin bu meydan okumasına karşı merkez,  zaman içerisinde değişen metot, form ...

Devamı... »

Siyasi cevap üretmek

Ankara saldırısında seçilen mekânın sembolik manası büyük. Bomba, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının bulunduğu bir semtte, yani askeri bürokrasinin merkezinde patlatıldı. Daha önceki Diyarbakır, Suruç, İstanbul ve Ankara saldırılarından farklı olarak bu kez hedef, siviller değil, doğrudan askerlerdi. Bomba, ordunun hassasiyetlerini kaşımaya ve onu harekete geçirmeye ayarlaydı. Kimi yorumcular, meşum saldırının bilhassa Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na yakın bir yerde gerçekleştirilmesine dikkat ...

Devamı... »

Aklıselim ve sabır

Türkiye’ye, Haziran 2015’den beri büyük bir saldırı var. Ülkenin doğusu ve batısı bombalarla sarsılıyor. Diyarbakır, Suruç, Ankara, İstanbul ve son olarak yine Ankara’da patlatılan bombalar, çok sayıda insanımızı yaşamdan koparıyor ve toplumda bir kuşatılmışlık hissiyatını güçlendiriyor. Kayıplar çok fazla. Saldırıların yaydığı negatif etki büyük. Böyle bir ortamda hisler ve heyecan akla galebe çalabilir. Buna fırsat vermeden mesele serinkanlılıkla ele alınmalı, ...

Devamı... »

‘Kürt anasını görecek’

Bir Laz ile bir Kürt birlikte idam sehpasına çıkarılırlar. Adet olduğu üzere cellât iki kurbanına da son dileklerini sorar. Evvela Kürt cevap verir: “Anamı görmek isterim” der. Cellât “Kabul” der ve Laz’a döner: “Peki, senin son arzun nedir?” Laz, cevaplar:“Kürt, anasını görmesin.” Fıkra, bilindik. Çeşitli vesilelerle hatırımıza gelir. Bu kez aklımıza düşüren ise Türkiye’nin PYD’ye karşı tavrı. Bir siyasetin en ...

Devamı... »

Irak’taki hata (!)

Cumhurbaşkanı Erdoğan Latin Amerika dönüşünde önemli bir açıklama yaptı. Erdoğan’a göre, zamanında Irak’a girilmemesi büyük bir hataydı ve Suriye’de de aynı hata tekrarlanmamalıydı. “1 Mart tezkeresinin yanındaydım, karşı olanlar bunu açıkça söylemediler. 1 Mart tezkeresi kabul edilip, Türkiye Irak’ta olsaydı, Irak’ın durumu böyle olmazdı.” Bu yaklaşım birçok açıdan sorunlu: Evelen, Irak ve Suriye’deki şartlar birbirinden son derece farklı. Biri diğeri ...

Devamı... »