Vahap Coşkun

Anayasa değişikliğinin içeriği – 4

Anayasa değişiklik teklifinde en çok tartışılan maddelerden biri, cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 104. maddedir. Tamamen yeniden kaleme alınan bu maddeye yönelik eleştirilerin, cumhurbaşkanına verilen yetkilerden bilhassa ikisi üzerinde toplandığı görülüyor. Bunlardan birincisi, cumhurbaşkanının üst düzey kamu yöneticilerini ataması ve görevlerine son vermesidir. Öneri, üst düzey kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleneceğini belirtiyor. Bu ...

Devamı... »

Anayasa değişikliğinin içeriği – 3

İlk iki yazıda değişiklik teklifinin altı maddesini değerlendirmiştim. Bu yazıda teklifin aslî varlık nedenini oluşturan cumhurbaşkanının seçimini, taraflılığını/tarafsızlığını ve iki dönem kuralını ele alacağım. Aday gösterme koşulları Teklif, cumhurbaşkanlığına aday gösterme koşullarını değiştiriyor. Şimdiki halde, yirmi milletvekili ve/ya en son yapılan genel seçimlerde  yüzde 10’u geçen siyasi partiler bir cumhurbaşkanı adayı gösterebiliyor. Ayrıca, en son seçimlerde oy toplamları yüzde 10’u ...

Devamı... »

Anayasa değişikliğinin içeriği – 2

Anayasa değişikliğinin içeriğini konu alan serinin ilk yazısında, teklifin ilk üç maddesini ele almıştım. Bu yazıda ise sıradaki üç maddeyi tartışacağım. Beş yılda bir, aynı günde seçim 2007 yılında yapılan bir anayasa değişikliği ile, milletvekilliği genel seçimleri için öngörülen süre beş yıldan dört yıla düşürülmüştü.16 Nisan’da halkın oyuna sunulacak olan teklifte bu sürenin yeniden beş yıla çıkarılması ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ...

Devamı... »

Anayasa değişiklik teklifinin içeriği-1

Herhangi bir hükümet sisteminin “mutlak taraftarı” ya da “mutlak karşıtı” değilim. Sistemlerden birine içkin bir “iyilik/güzellik” diğerine de içkin bir “kötülük/çirkinlik” atfetmeyi doğru bulmam. İki nedenden ötürü: Birincisi, eğer derdimiz demokrasi ise parlamentarizm de, yarı-başkanlık da, başkanlık da demokrasiyle uyumludur. Demokrasi her üç sistemde de yaşayabilir. Elbette hepsinde de demokrasinin altı oyulabilir. Ülkelerin demokrasi düzeyleri birbirinden farklıdır. Bunun altında –hükümet ...

Devamı... »

Nerden baksan tutarsızlık!

Türkiye ile Avrupa arasında iplerin gerildiği günlerden geçiyoruz yine. Bu kez krizin nedeni AKP’li milletvekillerinin ve bakanların Avrupa ülkelerinde toplantı yapmalarının engellenmesi. Kıvılcım, Almanya’da çakıldı. AKP’nin “evet” kampanyası çerçevesinde düzenleyeceği toplantılar -absürd gerekçeler öne sürülerek- art arda iptal edildi. Almanya’nın federal makamları, kararların yerel otoritelerce alındığını ve kendilerinin bir dahli olmadığını belirtti. Ancak kararlı ve organize bir şekilde alınan kararlarda ...

Devamı... »

Bitpazarına nur yağmaz

16 Nisan’daki halk oylaması hakkındaki yazılarıma başlarken kendime bir yol haritası çizmiştim. Önce “evet” ve hayır” taraflarının güçlü ve zayıf yönleri üzerinde duracaktım. Ardından da halkın önüne götürülen teklifin içeriğini değerlendirecektim. “Evet” cephesi ile başladım. Ancak araya başka konular ve başka yazılar girdi. Mevzu dağıldı. Kısa bir toparlama yapmanın zamanıdır. Evet’in üç büyük avantajı olduğunu belirtmiştim: * İstikrar ve güvenlik ihtiyacının azamileştiği bir atmosferin varlığı ve evet ...

Devamı... »

15 Temmuz’un tapusu

Evet ve mağduriyet başlıklı yazım üzerine birçok mesaj aldım. Kimi bizzat kendisinin, kimi de eşinin, dostunun, yakınının başına gelenleri anlatıyordu. Okuduk, üzüldük. Maalesef elimizden gelen bir şey yoktu. Onlar da bunu gayet iyi biliyordu. Zaten amaçları da birilerini kendileri adına harekete geçirmek değildi. Kişisel öykülerini anlatıyor, dertleşmek istiyorlardı. 15 Temmuz sonrası başlayan süreçte asla hak etmedikleri bir muameleye tabi tutulduklarından ...

Devamı... »

Evet ve mağduriyet

2002 seçimlerine gidilirken bütün merkez medya AKP’nin karşısında yer alıyordu. Ceza alan Erdoğan için kullanılan “muhtar bile olamaz” ifadesi, hukuki bir tesbitten ziyade memnuniyet duyulan bir hali anlatıyordu. Bazen doğrudan, bazen ima yoluyla, AKP’nin iktidar yolunda ilerlemesine izin verilmeyeceği; sandıktan çıksa dahi zinde kuvvetlerin İslâmî kimliği ağır basan bir partinin yönetimine razı olmayacağı ve onu bir biçimde alaşağı edeceği söyleniyordu. ...

Devamı... »

Evet ve statüko karşıtlığı

686 sayılı KHK’nın sebep olduğu üç yazılık zorunlu aranın öncesinde, anayasa değişikliği önerisinin demokratik hak ve özgürlüklere olumlu anlamda dokunmamasının “evet” cephesini zayıflatan bir unsur olduğunu belirtmiştim. Oradan devam edelim ve bilhassa, kararsız seçmenlerin tercihlerini belirlemede önem taşıdığını düşündüğüm “statüko karşıtlığı” üzerinde duralım. AKP, 15 yıldır aralıksız olarak hükümet koltuğunda oturuyor. 2002’den itibaren yapılan bütün seçimlerde ve referandumlarda AKP’nin zafere ...

Devamı... »

KHK’lar, ihraçlar ve hukuk

KHK’ların müsebbibi olduğu tahribatın siyasi boyutuna çok temas edildi. Meselenin bir de hukuki bir boyutu var. Hukuki açıdan bakıldığında başlıca iki suale cevap verilmesi gerekir. Bir, OHAL’de çıkarılan KHK’lar hukuken denetlenebilir mi? İki, KHK’lar yoluyla bireyler /kamu görevinden ihraç edilebilir mi? (1) Tartışılan konu bağlamında, Anayasada OHAL’e ilişkin iki önemli hüküm var. Biri, Anayasanın “olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde ...

Devamı... »