Vahap Coşkun

Bir kitap (1) “Ne o! Memlekette inkılâp mı yapmak istiyorsun?”

“Üç devir gördüm: Sultan Hamit Devri Meşrutiyet Devri Cumhuriyet Devri Günler, geceler, velhasıl hayat nasıl geçiyorsa bu devirler de öyle geçti… Üç idare gördüm: İstibdat İdaresi Meşrutiyet İdaresi Cumhuriyet İdaresi Bu üç idarenin de keyfi birer idare olduğunu anladım. Her birinin kendisine mahsus iyi tarafları olduğu gibi fena tarafları da ...

Devamı... »

Tüketilmiş söylem

Her muhalefetin biri “söylem” diğeri “eylem” olmak üzere iki boyutu bulunur. Muhalefetin başarılı olabilmesi, hem söylem hem de eylem bazında halkla arasında bir bağ kurabilme yeteneğine bağlıdır. Muhalefet dikkat çeken, sıkıntılara çareler içeren ve insanlara bir gelecek tasavvuru sunabilen bir söyleme ilâveten, toplum nazarında gerekli addedilen ve kabul gören bir ...

Devamı... »

Sert muhalefet

Anayasa değişikliği maratonunun Meclis etabı bitti. 18 maddeden oluşan teklif 339 oyla kabul edildi. Cumhurbaşkanının onayından sonra teklif halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazete’de yayınlanacak. Altmış gün içinde referandum yapılacak. Dolayısıyla, onayın gerçekleşeceği sürece bağlı olarak, muhtemelen Nisan ayının ilk yarısında sandık halkın önüne gelecek. Şahsi kanım o ki, hâlihazırda ne ...

Devamı... »

Yüksek gerilim hattı

Anayasa değişikliğine dair görüşmelerin ilk turu bitti. 18 maddeden oluşan paket, herhangi bir fire vermeden kabul edildi. Paketin gerek Anayasa Komisyonu’ndaki ve gerek Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri esnasında çok gürültü patırtı koptu. Tekmeler, yumruklar havada uçuştu. Saksılar, çay bardakları, su şişeleri fırlatıldı. İlk turun sonuna gelindiğinde iş iyice çığırından çıktı. ...

Devamı... »

Aslında hepimiz bir parça milliyetçiyiz

Yakın zamanlarda George Orwell’in bir makalesini okudum (*). Orwell “her konuda düşüncemizi etkileyecek kadar yaygın ama adı henüz konmamış bir düşünme şeklimiz”den bahsediyor bu makalesinde. Bu düşünme şeklini — en yakın karşılık olarak düşündüğü için — “milliyetçilik” olarak adlandırıyor. Ama milliyetçiliği bilinen mânâsında kullanmıyor Orwell. Zira onun bahsettiği duygunun bir milletle, ...

Devamı... »

15 Temmuz sonrası Türkiye (3)

Türkiye’nin “Batı” diye mimlenen ABD ve AB ile ilişkilerinin geniş bir tarihî arkaplanı var. Gerek Cumhuriyet’in banilerinin ülkenin geleceğini Batı’da görmeleri, gerekse İkinci Dünya Savaşı’ndan ardından oluşan siyasi mecburiyetler, Türkiye ile Batı arasında sıkı bir ittifakın kurulmasını sağladı. Her ilişkide olduğu gibi bunda da bazı sıkıntılar yaşandı, halk tabanında hoşnutsuzluklar ...

Devamı... »

15 Temmuz sonrası Türkiye (2)

AKP, 2007 yılında toplumun önüne bir anayasa önerisi getirdi. Siyasi yürüyüşünün başından itibaren Erdoğan’ın gönlünde yatan aslanın başkanlık sistemi olduğu biliniyordu. Ancak AKP’nin ikinci iktidar döneminde Ergun Özbudun başkanlığındaki anayasa hukukçularından oluşan bir heyete hazırlattığı öneri, parlamenter sistemi savunuyordu. AKP’nin o zaman başkanlık sistemiyle değil de parlamenter sistemle halkın karşısına ...

Devamı... »

15 Temmuz sonrası Türkiye (1)

2015’in son çeyreğinde başlayıp 2016’nın ilk yarısına kadar devam eden hendek savaşları, 15 Temmuz darbe girişimi, İsrail ve bilhassa Rusya ile sürmekte olan gerilimin düşürülmesi, Fırat Kalkanı operasyonu, hükümet sistemi değişikliğini öngören anayasa değişikliği ve daha niceleri… Türkiye geçtiğimiz yıl hem içte hem dışta birçok badire atlattı. Söz konusu olayların ...

Devamı... »

Adı konmamış bir savaş

Şüphesiz takvimden bir yaprağın düşmesi, ya da bir rakamın yerini kendini takip eden bir sonraki rakama bırakmasıyla, her şey kökten değişmeyecek. Hayat bayram olmayacak, problemler kendiliğinden bir çözüme kavuşmayacak, kötülükler son bulmayacak. İnsanlar bunu bilir ama yine de bekler. Sorunların hal yoluna gireceğini, daha huzurlu bir güne uyanacağını, iyiliğin kötülüğe ...

Devamı... »

Bombalarla özdeşleşmek

Temmuz 2015’de çözüm sürecinin rafa kaldırılmasıyla birlikte, Türkiye’de çok sayıda bombalı saldırı yapıldı. Sürecin ardından PKK savaşı şehir merkezlerine taşıdı. “Devrimci halk savaşı” adını verdiği strateji uyarınca birçok kentte hendekler kazdı, barikatlar kurdu ve sokakları patlayıcılarla döşedi. İkili bir gaye güdülüyordu bu hamleyle. Biri, halkın bir kısmını arkasına alıp devlete ...

Devamı... »