Vahap Coşkun

“Kalabalıkları, Kızıldeniz’i yarar gibi yaran karizma”

Cardiff’te güzel bir futbol gecesi yaşandı geçen Cumartesi. Şampiyonlar Ligi’nin (ŞL) bu sezon en fazla (32) gol atan takımı Real Madrid ile en az (3) gol yiyen takımı Juventus, en büyük kupayı almak için kapıştılar. Real adına rüya gibi geçen bir ikinci yarının ardından kupa Madrid’e gitti. Beyaz Şimşekler toplamda on ikinci, son dört yılda üçüncü kupalarını kazandı. Ancak geçen ...

Devamı... »

Şüphe bulutlarını dağıtmak

Sedat Ergin, Kara Havacılık Komutanlığı iddianamesini esas alan on yazı kaleme aldı. Titiz bir incelemeyle, darbe teşebbüsünün merkezi olan bu komutanlıkta 15 Temmuz gecesi yaşananları ve buradaki FETÖ’cü yapılanmanın ayrıntılarını ortaya koydu. Darbecilerin “vur” emirlerini vermelerindeki tüyler ürpertici soğukkanlılığın, insanı ne denli dehşete düşürdüğünü yazdı. “Verilen talimatları en ufak bir tereddüt göstermeden, sorgulamadan icra eden mekanik ölüm makineleri var karşınızda. ...

Devamı... »

Halkla inatlaşılmaz

Hakkâri ve Şırnak, kısa bir süre önce yine gündemdeydi. İki ilin de ilçeye dönüştürülmesi, Yüksekova ve Cizre’nin de il yapılması planlanıyordu; buna göre Hakkâri Yüksekova’ya, Şırnak da Cizre’ye bağlanacaktı. Tabii, her iki ilin ahalisi de ayağa kalktı. Birçok konuda birbirinden siyah ve beyaz kadar ayrı düşenler, iş şehirlerinin kimliğinin korunması olunca yan yana geldiler ve elbirliğiyle çalıştılar. Çalmadıkları kapı, yanlışlığı ...

Devamı... »

Tarihî kişilikleri tartışmak

Atatürk’e dair Türkiye’de farklı hissiyatlar taşıyan toplumsal kesimler var. Bir kesim varlığını Atatürk ile irtibatlandırıyor. Onun ülkeyi yoktan var ettiğini, bağımsız kıldığını, modernleşme yolunda devâsâ adımlar attığını düşünüyor. Hem geçmiş hem de gelecek kuşakların Atatürk’e borçlu olduğunu varsayıyor. Bu kesim Atatürk’e, onun sembollerine ve değerlerine büyük bir bağlılık duyuyor; bu noktalardaki en küçük eleştirilerden bile rahatsız olabiliyor. Ancak başka toplumsal ...

Devamı... »

Ergenekon’un akibeti, 15 Temmuz’un başına olmasın!

Mustafa Alper, Denizli Cumhuriyet Başsavcısı’ydı. Alper’in Türkiye kamuoyunda tanınmasını sağlayan, FETÖ’cü darbecilerle ilgili ilk iddianameyi hazırlayan savcı olmasıydı. Alper 15 Temmuz’un ilk anından itibaren cesurca darbe girişimine karşı durmuş, gözü pek bir şekilde darbecilerle mücadele etmişti. Maalesef 10 Mayıs’ta gerçekleşen elim bir trafik kazasında Alper hayatını yitirdi. Cumhuriyet gazetesi internet sitesinde Alper’in ölümünü “Başsavcı Alper’i kamyon biçti” olarak verdi. Kullanılan ...

Devamı... »

Tarafsızlık süsü verilmiş ayırımcılık

Geçtiğimiz günlerde gazetelerin birinde rastladım: Almanya’da Baden-Württemberg eyaletinde, personelin mahkeme salonlarında başörtüsünü takmasını engellemek maksadıyla bir yasa önerisi hazırlanmış. Önerinin bir geçmişi var: Önce Bavyera eyaletinde bir stajyerin mahkemede başörtüsü takma isteği idare mahkemesi tarafından kabul edilmiş. Eyalet bunun üzerine temyize başvurmuş. Sonra bu kez Baden-Württtemberg’de bir stajyer başörtüsü takmak istemiş. Ancak eyalet bunu yasa çıkararak engelleme kararı almış. Baden-Württemberg, ...

Devamı... »

Hangi cephe, hangi blok?

2012’nin sonu 2013’ün başlarında Kürt meselesini demokratik bir çerçevede hal yoluna koymak üzere bir Çözüm Süreci başladı. Bir tarafında, tabiatıyla, PKK’nin olduğu bu süreç siyasi planda iki parti tarafından yürütülüyordu: AKP ve HDP. Dolayısıyla AKP ve HDP arasında bir süreç birlikteliği söz konusuydu. Buna mukabil CHP daha yumuşak, MHP ise daha sert bir biçimde sürece muhalefet ediyordu. Yani sürecin yanında ...

Devamı... »

2019 arayışları ve Gül’ün adı

Abdullah Gül uzun süren sessizliğini bozdu. Kısa bir beyanat verdi, üç dakika konuştu ama dolu dolu konuştu. Hemen her konuya temas etti. Deniz Baykal’ın politik bir oyun kurucu gibi davranmasına itiraz etti; onun dağıttığı rolü ciddiye almadığını belirterek reddetti. Başta kendisi olmak üzere AKP’nin kuruluşunda ve iktidarında yer alan şahıslara karşı başlatılan haysiyet cellatlığına tepki gösterdi. Meşum kampanyanın faillerinin kimler ...

Devamı... »

Erdoğan’ın dönüşü

Önce 1991’de Turgut Özal yaptı bunu; Anavatan Partisi’nin (ANAP) genel başkanlığını bıraktı ve cumhurbaşkanı oldu. Onun vefatından sonra bu kez Süleyman Demirel aynı yolu takip etti; Doğru Yol Partisi’nin (DYP) başından ayrıldı ve 864 rakımlı tepenin yeni konuğu oldu. Demirel, siyasi liderlerin fırsat doğduğunda hemen Çankaya yoluna revan olmaya başlamasının nedenini açıklarken “Cumhurbaşkanlığı, kimsenin elinin tersiyle itebileceği bir makam değildir”diyordu. Ancak hem Özal hem Demirel devletin en tepe ...

Devamı... »

CHP ve siyasetin kaynayan kazanı

16 Nisan’da halkın anayasa değişikliklerini kabul yönünde bir irade ortaya koymasıyla Türkiye yeni bir döneme girdi. Bir bütün olarak siyasetin koşulları değişti. Liderler için siyaset sahasında varlığını korumanın ve sürdürmenin yeni ölçütleri oluştu. Eski usul ilişkilerle ve alışkanlıklarla siyaset yapmanın, yapılsa da başarılı olmanın imkânı ortadan kalktı. Siyaset yeni bir forma büründü ve partilerin bu yeni forma uygun bir yapılanmaya ...

Devamı... »