Mustafa Erdoğan

Suskunluk dayatmak yargının saygınlığına hizmet etmez

Son zamanlarda gazeteciler ve yazarlar hakkında “yargılamanın gizliliğini ihlâl” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” isnatlarıyla ardı ardına davalar açılıyor. Görülmekte olan kimi davalar hakkında kamuoyunu bilgilendirici haber yapan veya yorum yazanlar gitgide daha fazla mahkemeler tarafından cezaya çarptırılıyor. Yargının bu konudaki işgüzarlığı mahkeme kararlarını hukuki temelde eleştiren yazıları da kapsayacak kadar ileri gidiyor. Korkarım ki, yargının özgürlükler konusundaki zaten kısıtlayıcı ...

Devamı... »

Ortadoğu’da ‘Devrimci dalga’ mı?

Aralık ayının ikinci yarısında Tunus’ta patlak veren ve diktatör Zeynel Abidin Bin Ali’nin devrilmesiyle sonuçlanan halk ayaklanması bütün Arap dünyasını etkisi altına alan bir “devrimci dalga”ya yol açmış görünüyor. Nitekim, Mısır’da, Yemen, Ürdün ve Bahreyn’de de geniş kitleler ülkelerindeki otoriter rejimlere karşı siyasi özgürlük talepleriyle harekete geçmiş durumda. Arap dünyasında mevcut baskıcı ve yozlaşmış rejimi değiştirme, onu kendisini reforme etmeye ...

Devamı... »

Bu seçim bir Anayasa seçimi olsun

Bir süredir Türkiye’nin kamusal gündemine hakim olan “sivil-demokratik anayasa” beklentisi nihayet karşılığını bulacak gibi görünüyor. Nitekim, iktidar partisi Haziran’daki genel seçimler sonrasına ilişkin olarak bu yönde mesajlar vermeye başladı. Keza, son haftalarda yeni anayasa için sivil girişimlerin de arttığına, hatta muhalefet partilerinin de aynı yönde cılız da olsa bazı işaretler verdiğine tanık oluyoruz. Bu durumda, öyle görünüyor ki, Haziran seçimleri ...

Devamı... »

Mahkemeler adalet için değil miydi?

Birkaç gündür Danıştay’ın malum yasakçı kararı tartışılıyor. Ama ilginçtir, çoğu kimse tartışıyorsa da bunu şaşırtıcı bulmuyor. Bana gelince, ben bu gibi tuhaflıklara şaşırmayı bırakalı neredeyse çeyrek asır oluyor. Türkiye’de kamu otoritesi kullanan makam ve mercilerin sık sık hak-hukuk tanımayan kararlar alması alışıldık bir durum. Yürütme ve idare şüphesiz bu makam ve merciler arasında yer alıyor ve tarihsel bir perspektifle bakıldığında ...

Devamı... »

Muhafazakâr hegemonyaya doğru mu?

Son günlerde hükümet çevresinden ve bürokrasiden gelen bazı işaretler iktidar partisinin muhafazakâr otoriteryenizme doğru gittiği suçlamasında haklılık payı olduğu kanaatini yaygınlaştırıyor. Eğer bu yargı doğruysa, bunun sadece kategorik AKP karşıtlarını değil, AKP iktidarının Türkiye’nin demokratik dönüşümüne yaptığı katkıyı takdir etmekte şimdiye kadar bir beis görmemiş olan liberali, solcusu ve muhafazakârıyla bütün demokratları endişeye sevk etmesi gerekir. Önce şunu teslim edelim: ...

Devamı... »

DGM’leri kaldırmak için bir neden daha

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tutuklama süresiyle ilgili 102. maddesinin yürürlüğe girmesi üzerine Yargıtay’ın verdiği kararı takiben başlayan tahliyelerin yaptığına bakın: Şimdiye kadar, uzun tutukluluk sürelerinin bir tür cezaya dönüşmesinden yakınılırken, şimdi bazı sanıkların neden “erken” salındığından yakınılıyor. Bu yakınma ancak, davaların gereksiz yere uzamasından duyulan rahatsızlığın bir yansıması olarak anlaşılması şartıyla makuldür. Bugün asıl tartışmamız gereken, Türkiye’de tutukluluk sürelerinin neden bu ...

Devamı... »

Hükümet kendine gelmeli

Hükümetin Kürt sorununa bakışı, tuhaf bir şekilde, son haftalarda birdenbire değişti. Başbakanın Meclis’te yaptığı son bütçe kapanış konuşması, aynen partisinin kimi sözcülerinin daha önceki beyanları gibi, “Kürt Açılımı”ndan tam bir geri dönüşü simgeliyordu. Öyle görünüyor ki, hükümet hızla devletçi-Türkçü çizgiye kayıyor. Hükümetin, kendisini angaje ettiği “Kürt Açılımı” rotasından sapmasının nedeninin yaklaşan seçimler olduğu yorumları yapıldı. Bunun, Başbakanın MHP’nin tabanından kendi ...

Devamı... »

‘Demokratik Özerklik Taslağı’na dair

Geçen hafta sonu Diyarbakır’da toplanan “Demokratik Toplum Kongresi”nde tartışmaya açılan ve BDP tarafından da sahiplenilen “Demokratik Özerklik Modeli Taslağı” epeyce tepki çekti. En sert tepki de, genelkurmay dışında, “Kürt Açılımı”nı başlatmış olmakla övünen iktidar partisinden geldi. Tepkilerin şiddetini ve kısmen adaba aykırılığını onaylamasak da, Taslağın tepki çekmesinde şaşılacak bir yan yok. Nitekim, “Demokratik Özerk Kürdistan” önerisinin bir emr-i vaki gibi ...

Devamı... »

Yeni Türkiye’den eski manzaralar

İstanbul’da Başbakanın üniversite rektörleriyle yaptığı toplantı öncesinde meydana gelen ve polis şiddetinin ön plana çıktığı “öğrenci olayı”nı, Ankara SBF’de meydana gelen ve iki akademisyen siyasetçinin konuşmasını engelleyen olay izledi. Bu olaylar hakkında bugüne kadar medyada birçok farklı yorum yapıldı. Şurası açık: İstanbul’daki olaylarda güvenlik güçleri, bu gibi durumlarda genellikle yaptığı gibi, protestocu öğrencilere karşı çok haşin davranmıştır. Medya buna “orantısız ...

Devamı... »

Yargıda reform şart

Kemal Türkler cinayeti davasının 30 yıl sonunda “zamanaşımı” nedeniyle düşmesi Türkiye’de yargının işleyişindeki sorunları bir kere daha gündeme getirdi. Bu dava ne yazık ki türünün ilk örneği olmadığı gibi, bu gidişle sonuncusu da olmayacak. Yargı sürecinin herkesçe bilinen yavaş işleyişine bu davada bir sürü özensizlik ve ciddiyetsizliğin de eklenmesi sonucunda bir cinayetin faili veya failleri maalesef cezasız kalmış oldu. Bu ...

Devamı... »