Mustafa Erdoğan

Seçimlere doğru

Bir süredir iktidar partisi cenahında değişim iradesinin zayıfladığı gözleniyordu. Galiba esas olarak bu nedenle çoğu kimse AKP’nin 12 Haziran seçimleri için göstereceği milletvekili aday listesini merakla bekliyordu. Benim nihayet belli olan aday listelerinden ve diğer bazı işaretlerden edindiğim izlenim o ilk gözlemi doğrular gibi. Aday listesinden başlarsak, Kürt meselesinin barışçı çözümünü dert edinen başka birçok kimse gibi, ben de AKP’nin ...

Devamı... »

Cemaatçilik, özgürlük ve demokrasi

Toplumun “cemaatler”e bakışını tespit etmeye çalışan son araştırma dolayısıyla cemaatçiliğin modernleşme ve demokrasiyle ilişkisi konusu yeniden gündeme geldi. Aslına bakılırsa, bu mesele özellikle modernist çevrelerin Fethullah Gülen “cemaati”nden duydukları kaygılar nedeniyle zaten epey bir süredir gündemdeydi. Ne var ki, onların esas olarak “hayat tarzı” özgürlüğüyle ilgili olan endişeleri şimdiye kadar ciddi bir tartışmadan ziyade yüzeysel bir polemikçi bir söylem üretmiş ...

Devamı... »

Kürt Sorunu ve ‘rant kardeşliği’

Barış ve Demokrasi Partisi’nin başlattığı “sivil itaatsizlik” eylemi devam ediyor. Sivil itaatsizlik ilk bakışta “isyan, kalkışma, direniş” gibi durumları çağrıştırsa da aslında onlardan farklı bir anlama sahip. Yasaları ihlâl niteliğinde olduğu zaman bile sivil itaatsizlik kriminal bir eylem değildir. Çünkü, onun esas amacı kamu otoritesini adalete çağırmaktır ve dolayısıyla şiddete başvurmaz. Aynı zamanda, devrim ve direnişten farklı olarak, sivil itaatsizlik ...

Devamı... »

‘NATO’nun Libya’da ne işi var?’

Hükümetin son olaylar esnasında takip ettiği Libya siyasetinin “Türkiye’nin çıkarları”na uygun olduğunu en sonunda parlamento da onaylamış görünüyor. Peki ama, hükümetin vermeye çalıştığı izlenim gibi, bu siyasetin aynı zamanda “ahlâki” de olduğu söylenebilir mi? Hükümet bu meselede gerçekten de ahlâki bir siyaset mi izliyor?… Ben şahsen “çıkar” arayışının her halükârda ahlâka aykırı olduğunu düşünenlerden değilim. Meselâ, herkesin hayatını idame ettirmekte ...

Devamı... »

İnsani müdahale hukuk ve ahlâk

Bugünkü dünyanın siyasi düzeni, merkezinde Birleşmiş Milletler teşkilâtının yer aldığı devletler arası bir sistemdir. Özneleri uluslar veya haklar olmayan bu sistemi “uluslararası” olarak nitelemek yanlıştır. Bunun zamanla sahici bir “uluslararası” sisteme dönüşme şansı, halklar arasındaki etkileşimin artmasının ve devlet dışı küresel aktörlerin devreye girmesinin sonucunda bir “küresel sivil toplum”un ortaya çıkmasına bağlıdır. Halihazırdaki devletler arası sistemin “anayasası”nı oluşturan BM Antlaşması ...

Devamı... »

Hem hukuk hem demokrasi

Demokrasi, malum, çağımızın en popüler siyasi idealleri arasında yer alıyor. Günlük dilde, hatta bazen akademik söylemde de, demokrasi aynı zamanda hukuk devleti ve insan hakları gibi diğer siyasi değerleri de kasteder şekilde kullanılıyor. Hukuk ve siyaset literatüründe “demokratik hukuk devleti” veya “anayasal demokrasi”den söz edildiğinde de aşağı yukarı aynı şey kastedilir. Demokrasiyi hukuk devletiyle veya anayasacılıkla birlikte düşünmek özgürlük için ...

Devamı... »

Ergenekon’da işgüzarlığın riskleri

Son haftalarda Ergenekon kovuşturması çerçevesinde ardı ardına bazı gazetecilerin evlerinin aranıp gözaltına alınması, hatta bir kısmının tutuklanması, medyada belirgin bir infiale yol açmış görünüyor.Bu mesele dolayısıyla bazı gazeteciler gazetecilik faaliyeti ile suça -bu arada demokrasi karşıtı girişimlere- bulaşma arasında bir ayrım yapılması gerektiğini yazıp-söylüyorlar. Kimileri de bütün bu “Ergenekon işleri”nin hükümetin muhalif medyayı susturma siyasetinin eseri olduğuna kaniler. Gözaltına alınan ...

Devamı... »

Demokrasiyi kuşatma modelleri

İktidara geldiği 2002 sonlarından bu yana Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yönelik olarak yürütülen birbiriyle ilişkili başlıca üç tür girişim var. Birincisi, “Ergenekon” kovuşturmasının konusu olan “derin devlet” operasyonları, ikincisi “Balyoz” vb. girişimlerde somutlaşan ordu kaynaklı darbe hazırlıkları, üçüncüsü ise medyanın yürüttüğü kuşatma veya köşeye sıkıştırma kampanyasıdır. Bunların hiçbirisi daha önce örneği bulunmayan “nevzuhur” girişimler değildir. Aksine, hepsinin benzerleri veya prototipleri ...

Devamı... »

Darbeci zihniyetin yakın tarihi

Son iki yıldır kamusal gündemimizi işgal eden malum soruşturma ve kovuşturmalara konu olan darbe girişimlerinin hayali olduğunu iddia edenler var. İsterseniz, yakın geçmişi biraz hatırlayalım. Meselâ, zamanın kuvvet komutanlarının yaptığı konuşmalar 2 Ekim 2006’da bu sütuna, “Kendi Sonlarını Hazırlayan Zavallılar” başlığı altında bakınız nasıl yansımış: “Kuvvet komutanları, askerî okulların açılışları vesilesiyle, ardı ardına ‘lâiklik vurgusu yapan’ konuşmalar yapıyorlar. / Biz ...

Devamı... »

Türkiye’nin hangi ‘modeli’ Araplar’ı cezbediyor?

Mısır’da ve genel olarak Arap dünyasında patlak veren başkaldırı girişimlerinin ülkemizde tartışılma şekliyle ilgili bir meseleyi ele almakta yarar var. Hatırlanacağı gibi, Sovyet rejiminin uydularıyla birlikte çökmesinden sonra, 90’lar başlarında Türkiye’de şöyle bir hava oluşmuştu: Bu çöküşle birlikte bağımsızlığını kazanan Türkik halkların demokrasiye geçme çabasına “Türkiye modeli”nin yol gösterebileceği söylenmeye başladı. Atatürk’ün eseri olan bu modelin “başarısı” öve öve bitirilemiyordu. ...

Devamı... »