Mustafa Erdoğan

“Anayasadan ‘Milliyetçilik’ Çıkartılmalı”

Anayasa Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erdoğan, Hülya Okur’a konuştu:”Tayyip erdoğan pragmatik bir adam…Türkler Kürtlerle bir devlet kurmak istedi…Baş örtülüler parya muamelesi görüyor…Gülen cemaatinin problemi, devlet tarafından komplocu görülmekti…Kürtler Ak Partiye dindar diye oy veriyor…Ak parti istese bile, Türkiye’de laik olmayan bir devlet anayasası yapamaz…Bu anayasanın yanlışı, ideolojisinin olmasıdır” “Sonbaharda suya ve havaya düşen bir sıcaklık gibiydi kendisi. Her ...

Devamı... »

Kürt sorunu ve Anayasal yurttaşlık

Habermas’ın önerisi, liberal çokkültürcülüğün Amerikan türünden özünde pek farklı değildir.  “Anayasal yurttaşlık” tartışması Türkiye’nin gündemine ilk defa 1990’ların ilk yarısında girmişti. İlginçtir, bugünkü gibi o zaman da siyasi seçkinlerin aklında Kürt sorununun çözümüne katkı yapmak düşüncesi vardı. Nitekim, bu kavramı resmî gündeme taşıyan zamanın cumhurbaşkanı Demirel daha önce de “Kürt realitesini tanıyoruz” demişti. Üç yıldır gündemde olan ve adı birkaç ...

Devamı... »

Kürt sorunu ve yeni anayasa (II)

Anayasa, bir topluluğun kendisini bir halk olarak kurduğunu simgeleyen bir pakttır. Bunun için de birarada yaşama iradesi, milliyetçi ve birlikçi olmamak gereklidir. Geçen yazıda, başka nedenler yanında, Kürt sorununun çözümünün imkân dahiline girebilmesi için de “yeni anayasa”nın şart olduğunu, ama bunun da her şeyden önce Kürtlerin Türkiye’de “Türkler”le birarada yaşama iradesine sahip olmalarına bağlı olduğunu yazmıştım. Şimdi, o yazıda dile ...

Devamı... »

Kürt Sorunu ve Yeni Anayasa (I)

Türkiye’nin anayasal ve hukuki düzenini yenilemesini zorunlu kılan birçok neden var. Çoğu kimsenin aşağı yukarı farkında olduğu bu nedenler arasında Kürt sorununun çözümünü kolaylaştırma ihtiyacı şüphesiz ki önemli bir yer tutuyor.  Kürt sorununun çözülmesinden değil de “çözümünün kolaylaştırılması”ndan bahsetmem boşuna değil. Çünkü, anayasal düzenleme, başka temel sorunlarımız gibi, bu büyük sorunumuzu da kendi başına çözemez. Ne var ki, halihazırdaki anayasal ...

Devamı... »

Milli irade çoğulculuk ve “ileri demokrasi”

Türkiye’de orta-sağ geleneğin sahiplendiği “Milli irade”, çoğulcu anlayışla bağdaşması zor bir toplum tasavvuru tahayyül eder Türkiye’de öteden beri merkezsağ iktidarların söyleminde “milli irade” kavramının vazgeçilmez bir yeri olmuştur. Bu kavrama bir yandan “milli egemenlik”i ikame eder şekilde atıfta bulunulurken, öbür yandan bununla çoğulcu anlayışla bağdaşması zor bir monolitik toplumsal-siyasal tasavvur ima edilmektedir. “Milli irade”nin milli egemenlikle -daha genel olarak, egemenlikle- ...

Devamı... »

Medeni milliyetçilik mi demiştiniz

Sivil milliyetçilik hiçbir zaman yurttaşçılık değildir. Bazen devlet milliyetçiliği halini alır. Devlete, ulusa sadakat aynı şey haline gelir Modern siyasi kurumların şekillenmesinde, daha özel olarak da “ulus-devlet”in ortaya çıkmasında hiçbir ideoloji milliyetçilik kadar etkili olmamıştır. Milliyetçilik ideolojisi modernlik-öncesi dönemde dinlerin yerine getirdiği siyasi işlevi üstlenerek son iki yüzyılda siyasi kurumların “dünyevi” referans çerçevesi halini almıştır. Milliyetçiliğin “mütemmim cüz’ü” olan lâiklik ...

Devamı... »

Medeni milliyetçilik olur mu?

Toplumsal-siyasal teoride milliyetçiliğin iki türü arasında ayrım yapmak adettendir. Buna göre, yurttaşlık temelli (civic) veya “medeni” milliyetçiliği, zararlı etkilerinden haklı olarak şikâyet ettiğimiz etnik-kültürel milliyetçilikten ayrı tutmamız gerekir. Ben bu ayrıma şüpheyle bakan birisi olarak burada temel ahlâki ve normatif iddiaları bakımından bu iki tür milliyetçilik arasında bir fark olmadığını ve “medeni” bir milliyetçilik arayışının bir ham hayal olduğunu anlatmaya ...

Devamı... »

Özgürlük, eşitlik ve demokrasi

Siyaset teorisi literatüründe demokrasiden bir “ideoloji” olarak söz edildiği vaki olmakla beraber, demokrasiyi bir “felsefe” olarak nitelemek pek yaygın değildir. Zaman zaman onun bir “hayat tarzı” olduğu söylenirse de, demokrasi genellikle siyasi rejim türleri arasında ele alınır. Yine de, bir felsefe olarak demokrasiden değilse de, “demokrasinin felsefesi”nden bahsedildiği durumlar vardır. Ne var ki, bugün demokrasi derken kastedilen esas olarak “liberal ...

Devamı... »

Ulema, Umera ve Gazetecilik

Çoğu kimse şu hikmetli sözü bilir: “Ulemânın makbul olanı umerâya uzak durur, umerânın makbul olanı ise ulemaya yakın durur.” Bugünkü dille söylersek, “iyi bilim adamı devlet adamlarından uzak durur, iyi devlet adamı ise bilim adamlarına yakın durur.” Beni bu denklemin sadece “ulemâ” tarafı ilgilendiriyor; diğer tarafını varsın “umerâ”nın kendisi takdir etsin. Gerçekten de bir bilim adamının iktidar sahiplerine yakın durmaya ...

Devamı... »

Artık Star’da Yazmıyorum

Star gazetesindeki köşe yazarlığım altı yılın dolmasına birkaç ay kala sona erdi. Gazetedeki en son yazım 16 Nisan tarihini taşıyor. Neden böyle olduğunu merak eden dostlarıma ve okuyucularıma şimdilik şu kadarını söylemem yeter sanırım: Bu, benim isteyerek aldığım bir karar değil, gazete yönetiminin zorladığı bir sonuç bu. Elbette, istenmediğiniz yerde durmamalısınız. Otuzbeş yıldır yazı hayatında olan ve şimdiye kadar pek ...

Devamı... »