Mustafa Erdoğan

İyi Niyet, Yoksulluk ve Piyasa

Türkiye toplumunda pek çok konuda şikayet konusu sosyal problemlerin esas itibariyle “iyi niyet”le çözülebileceğine ilişkin çok yaygın bir kanaat var. İktisadi ve sosyal problemler bunların belki de başında gelmektedir. Çoğu kimse, mesela yoksulluğun ve “adaletsiz gelir dağılımı”nın iktisadi ilişkilerin “hayırhah” biçimde tanzimi –ve dolayısıyla, “iyi niyetli bir planlama”- yoluyla düzelebileceğine inanır. Aslında büyük çoğunluğu devlet müdahalesinden kaynaklanan yoksulluk ve  adaletsizliklerin ...

Devamı... »

Demokratik çözüm için bir çerçeve

 Daha önce işaret ettiğim gibi, bana göre, Kürt sorununun demokratik çözümünün anayasal-hukuki çerçevesi şu beş esasa dayanmalıdır: (1) etnik tarafgirliğin reddi, (2) kültürel çeşitliliğin tanınması, (3) kültürel haklar, (4) idari adem-i merkeziyet, (5) demokratik katılımın güçlendirilmesi. “Etnik tarafgirliğin reddi”nden kastım, dibacesinden başlayarak baştanbaşa Anayasanın her türlü etnik imadan arındırılmasıdır. Bunun için en başta, milliyetçi söyleminin zirve noktasını teşkil eden Anayasanın ...

Devamı... »

Silahlı Kuvvetler Partisi devrede

    Bugün Kürt sorununun çözümü için düşündüğüm “demokratik çerçeve”yi açıklayan bir yazı yazmayı  planlamıştım, ama genelkurmay başkanının “Zafer Bayramı Mesajı” gündemi değiştirdi. Bu mesaj, besbelli ki, hükümetin Kürt Açılımı’nı hedef almaktadır. Genelkurmay burada “Kürt Açılımı” denen şeyin gerçek bir açılım olmamasını sağlayacak şekilde bu girişimin çerçevesini çizme cür’eti gösteriyor. Orgeneral Başbuğ’un hükümeti uyarma, muhalefet partilerine ise silâhlı kuvvetlerin komuta heyetinin ...

Devamı... »

Demirel Devletin Şifresini Verdi

Cumhurbaşkanı Demirel’in en son beyanatından bir parçayı birlikte okuyalım: “Devlet halin icabına göre hareket eder. Her zaman rutini takip etmek mecburiyetinde değildir. Yüksek menfaatleri –ki bunu takdir etmek hükümetlere aittir- icap ettirdiği zaman devlet rutinin dışına çıkabilir.”(Hürriyet, 13.2.2000). Son yıllarda bundan daha dehşet verici ve tehlikeli bir resmi beyanı duyduğumu hatırlamıyorum. Şimdiye kadar buna benzer görüşleri ağızlarında geveleyenlere, ima yollu ...

Devamı... »

Demokratik çözümün ön şartları

Kürt sorununun çözümüne ilişkin demokratik açılım için genel hatlarıyla bir çerçeve önermek istiyorum. Ancak, önereceğim bu çerçevenin işe yaraması bazı ön şartların sağlanmasına bağlıdır. Her şeyden önce, Kürt sorununa ilişkin resmi söylem ve tutumun esaslı bir şekilde değişmesi gerekiyor. Bunun ilk şartı “Türklük” odaklı dilin terk edilmesi ve “birlik-beraberlik” söyleminin yerine çoğulcu bir dilin geçirilmesi olacaktır. Ayrıca, daha önce de ...

Devamı... »

Kürt sorunu ve Anayasal yurttaşlık

Hükümetin Kürt sorununun çözümü için başlattığı girişim “anayasal yurttaşlık” kavramını yeniden gündemimize soktu. Birçok kişi kavramın atıfta bulunduğu siyasi anlayışın Kürt sorununun çözümü için de uygun bir çerçeve olabileceğini varsayıyor. “Anayasal yurttaşlık” kavramı genellikle çok-kültürlü toplumlarda siyasi kimliği tanımlamanın ve dolayısıyla siyasi sadakat sorununu çözmenin bir yolu olarak takdim edilmektedir. Buna göre, soy ve dil birliğine dayanan bir “ulus” anlayışı ...

Devamı... »

Vicdanınız mı körelmiş sizin!

Nihayet sorumlu ve akılcı bir siyasetin başladığını gösteren “Kürt Açılımı”nın sonuna kadar kararlılıkla götürülmesi halinde, bunun Türkiye için tarihsel önemde olacağına kuşku yok.  Şimdi herkesin tam bir sorumluluk duygusuyla hareket ederek bu davaya bir yerden el vermesinin zamanıdır. “Akılcı siyaset”  ille de duygulardan büsbütün arınmış, vicdanın sesine sağır bir siyaset değildir.  Tam aksine, Kürt sorununda bizi akılcı bir siyasete asıl ...

Devamı... »

Tehlikeli bahis

Sayın Deniz Baykal partisinin Kürt sorununun çözümüne ilişkin “kırmızı çizgileri”ni açıkladı. Kendi konuşmalarına dayanarak, bu “kırmızı çizgiler”in arkasındaki anlayışı şöyle özetleyebiliriz: “Türk milleti olarak milli kimliğimizin arkasında bin yıllık tarih var. Milli kimlikle etnik kimlik ayrıdır, bunlar birbirine hasım değildir. Herkes milli kimliğin parçası olarak yerini almalı, devlete etnisite karıştırılmamalıdır.”   Hemen belirteyim ki, karşı karşıya bulunduğumuz sorunun kaynağı işte ...

Devamı... »

Ergenekon ve medya: Biraz dikkat

Türkiye’de medyanın son yıllarda gitgide çoğulculaşmasının yararlarının en iyi gözlenebileceği alanlardan biri, epey bir süredir devam etmekte olan “Ergenekon soruşturması”dır. Ergenekon soruşturması ve onu izleyen davalar serisi karşısında medyanın kabaca ikiye bölündüğü malum. Bir grup medya Ergenekon meselesinde baştan beri kuşkucu bir tutum izliyor. Bu süreçte, başta “adil yargılama” olmak üzere, hukuk devleti ilkelerine riayetin sağlanmasına yönelik olduğu ölçüde bu ...

Devamı... »

Liberal ve Liberalimsi

Dokuz-on yıl önce, haftalık Pazar Postası’nda yayımlanan bir yazımda, Türkiye’de o zaman da popüler olan statüko karşıtı kimi düşüncelerin, ilk bakışta liberalizmi andırmakla beraber, aslında liberal siyasal felsefeyle doğrudan doğruya bir ilişkisi olmadığına dikkat çekerek, bu tür fikirleri “liberalimsi” olarak adlandırmıştım. Bu konuda bugün de değişen pek bir şey yok. Medyaya baktığımızda, çeşitli ideolojik eğilimlerden köşe yazarları, aslında zihinsel bir ...

Devamı... »