Mustafa Erdoğan

Kürt sorununda ışık göründü mü?

Kürt sorununun, Türkiye’nin halihazırdaki en büyük ve acil çözüm bekleyen sorunu olduğunda kuşku yok. Bu sorun eğer makul bir süre içinde hakkaniyete uygun bir çözüme kavuşturulabilirse, bu, Türkiye’de toplumsal barışın tesisi bakımından olduğu kadar, insan hakları ve demokrasi bakımından da bir kazanç olacaktır. Ne yazık ki, Türkiye bu meselede şimdiye kadar çok zaman kaybetti. Terör sorunu mu?Kabul edelim ki, Kürt sorununun çözümü konusunda AKP ...

Devamı... »

‘Yeni anayasa’ için ihtiyaç devam ediyor

Liberal anayasacılık felsefesi açısından anayasa yapmak demek, kısaca, devlet iktidarını sınırlayan ve onun kötüye kullanılmasını önleyecek güvenceleri içeren yazılı bir belge üretmek demektir. Yoksa, sadece devlet teşkilâtını gösteren bir belge sahici anlamda anayasa sayılamaz. Bu gelenek içinde devlet iktidarını sınırlamanın ilkeleri ile kurumsal araç ve mekanizmaları da üç aşağı beş yukarı bellidir. Bunlar insan haklarının, yatay ve dikey kuvvetler ayrılığı ...

Devamı... »

Siyasetin Özerkliği, Hikmet-i Hükümet ve AKP

  Siyasetin özerk bir etkinlik alanı olarak görülmesi modern bir olgudur. Siyasetin özerkliği fikrinin temellerinin 16. yüzyılda Machiavelli ve Bodin tarafından atılmış olduğu genellikle kabul edilmektedir. Bu özerk siyasi alanın hukuk dilindeki şifresi ise “kamu hukuku”dur. Fransızların droit politique, Almanların allgemeines Staatsrecht dedikleri disiplin… Türkiye’de biz buna öteden beri “genel kamu hukuku”/“umumi amme hukuku”  diyoruz. Siyaset kendi kural ve ilkelerine ...

Devamı... »

Özgürlük ve güvenlik

“Anayasa bireysel hakları tecavüzlere karşı korursa da, o bir intihar fermanı değildir.” Bu cümle Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin 1963 tarihli bir kararında yer alıyor. ABD’nin kuruluşunun fikri mimarlarından sayılan Benjamin Franklin ise bir keresinde şöyle demiş: “Biraz güvenlik elde etmek için özgürlükten vazgeçebilenler ne özgürlüğü ne de güvenliği hak ederler.” Bu sözlerde birbirine tamamen zıt olan iki farklı görüş yansımaktadır. Birincisinde ...

Devamı... »

Kutlama Krizinin Çağrışımları

  Son Cumhuriyet Bayramı kutlamaları esnasında ortaya çıkan ve bayram havasına hiç yakışmayan nahoş görüntüler her şeyden önce bir “yönetim krizi”ne işaret etmektedir. İşin bu tarafı, en hafif deyimiyle, hükümetin basiret fukaralığından kaynaklanıyor. Resmi bayramları totaliter sistemlerin uygulamasına benzeyen halka karşı güç gösterileri havasından çıkarıp sivilleştirelim diyen hükümetin, sonuçta yine devletin inisiyatifinde yürüyen ve sivil girişimleri zorla dışlayan bir “kutlama” ...

Devamı... »

Muhafazakâr hegemonyaya doğru mu?

  Son günlerde hükümet çevresinden ve bürokrasiden gelen bazı işaretler iktidar partisinin muhafazakâr otoriteryenizme doğru gittiği suçlamasında haklılık payı olduğu kanaatini yaygınlaştırıyor. Eğer bu yargı doğruysa, bunun sadece kategorik AKP karşıtlarını değil, AKP iktidarının Türkiye’nin demokratik dönüşümüne yaptığı katkıyı takdir etmekte şimdiye kadar bir beis görmemiş olan -liberali, solcusu ve muhafazakârıyla- bütün demokratları endişeye sevk etmesi gerekir. Önce şunu teslim ...

Devamı... »

Cemaat, Cemiyet ve Ulus-Devlet

Devlet tarih boyunca sık sık kötülük ve musibetin ana kaynağı olmuştur.Ludwig von Mises   1. DEVLET VE MODERN DEVLET Bugün “ulus-devlet” olarak andığımız siyasi formasyon bütün bir insanlık tarihi nazara alındığında çok yeni bir olgudur. Ulus-devletin mahiyeti hakkında doğru bir görüşe varabilmek için, önce modern devlete ilişkin bazı verileri hatırlamak gerekiyor. Bu bağlamda işaret edilmesi gereken iki noktadan biri “devlet” denilen siyasi ...

Devamı... »

Eğitim, Üniversite ve Sivil Toplum

Eğitim ve üniversite temalarını “sivil toplum”la bağlantılı olarak düşünmek bugün bize garip geliyor. Çünkü, modern toplum bu iki önemli toplumsal kurumun sivil toplumla olan tarihsel bağlantısını büyük ölçüde koparmış ve onları neredeyse tamamen devletin birer işlevi ve uzantısı haline dönüştürmüştür. Oysa, gerek eğitim gerekse üniversite tarihsel kökleri bakımından sivil nitelikte olan faaliyet ve kurumlardı. Bugün bunların esas olarak “devletin ideolojik ...

Devamı... »

Türkiye’de Aydınlar ve Darbeler

Aydın ve Entelektüel “Aydın” kelimesinin farklı çağrışımları var. Kelime anlamı itibariyle, aydın “aydınlanmış kişi”yi ifade etmektedir, bu anlamıyla aydın eski “münevver” kelimesinin günümüz Türkçesine aktarılmış hali gibi durmaktadır. Bu anlamın, ayrıca, 18. yüzyıl Aydınlanma anlayışıyla yakın bir ilişkisi de var. Böyle bakıldığında, herhangi bir “aydınlanmışlık” değil, Aydınlanma Felsefesinden mülhem bir “aydınlanmışlık” kast edilir. Bu anlamda aydınlanmanın tipik anlatımını ise Kant’ın ...

Devamı... »

AİHM, TCK’nın 301. maddesini mahkûm etti

  AİHM, Akçam’ı kişisel olarak haklı bulmakla yetinmiyor, bu ihlâlin nedeni olan 301. maddenin bir hukuk devletinde yeri olamayacağı tesbitini kayda geçiriyor.    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Taner Akçam’ın başvurusu üzerine 25 Ekim tarihinde verdiği karar Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinin ifade özgürlüğü üstünde bir “Demokles Kılıcı” olduğunu teyit etmiş bulunuyor. Bilindiği gibi, eski Ceza Kanunu’nun 159. maddesine karşılık ...

Devamı... »