Mustafa Erdoğan

Rejimin restorasyonu mu?

 Dışişleri Bakanı Davudoğlu bir vesileyle AKP iktidarı döneminde “Cumhuriyet’in restore edildiği”ni söylemiş. İlk bakışta sarih görünmesine rağmen, bu sözden farklı anlamlar çıkarılabilir. Nitekim, kimileri bunu ilk dönem Cumhuriyetçi paradigma doğrultusunda rejimin yenilenmekte olduğu şeklinde anlamak istiyor. Üstelik bu anlayış, kelimenin “eski halin iadesi, önceki duruma dönme” şeklindeki anlamına da uygun düşüyor. Ne var ki, ben AKP çevrelerinin de bundan aynı ...

Devamı... »

‘Kaynaşmış bir kütle’den çokluk içinde birliğe

Sayın Cumhurbaşkanı 1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Aslında bu konuşmayı, bir süredir gündemde olan “Kürt Açılımı”na teorik bir zemin teşkil edecek şekilde Cumhurbaşkanının Türkiye’nin rejimini kısmen yeniden tanımlaması olarak da niteleyebiliriz. Cumhurbaşkanının konuşmasında ifadesini bulan mesajlardan şu dört tanesini özellikle zikretmek isterim: “çokluk içinde birlik”, “devlet millet içindir”, “demokrasi” ve “hukukun üstünlüğü”. Cumhurbaşkanı ...

Devamı... »

Zorla getirmesek olmaz mı?

“Terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan haklarında dava açılmış olan DTP milletvekillerinden ikisinin ifade vermek üzere “zorla getirilme”sine mahkeme tarafından karar verilmesi yeni bir krizin işaretlerini veriyor. Esasen bu kriz geçen yasama döneminde başlamıştı, ama o vakit bir şekilde atlatılan -daha doğrusu ertelenen- krizden bu sefer kaçınılamayacak gibi görünüyor. DTP yöneticileri milletvekillerinin mahkemeye gitmeyecekleri yolunda açıklamalar yaptıklarına ve Meclis Başkanı da ...

Devamı... »

İfade özgürlüğü ve Kürt açılımı

  “Kürt Açılımı” konusunda Milliyet gazetesine verdiği bir mülâkattan dolayı Hülya Avşar hakkında ceza soruşturması başlatılmış. İddia edildiğine göre, sanatçı, söyledikleriyle halkın bir kesimini başka bir kesimi aleyhine “kin ve düşmanlığa alenen tahrik” etmiş. Bu olayın aklımıza ilk getirmesi gereken şu: Mevzuatta yapılan kimi değişikliklere rağmen Türkiye’de ifade özgürlüğü halâ tam olarak güvence altında değil. Bunun bir nedeni, ceza mevzuatının ...

Devamı... »

Açılımı anlamak bu kadar zor mu?

Öyle anlaşılıyor ki, hükümetin “Kürt Açılımı” önümüzdeki haftalarda resmen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de gündemine girecek. Bu da gayet normal. Bir demokraside kamu hayatını ilgilendiren meseleler elbette her türlü meşru platformda tartışılır ama kamu işlerinin nihai müzakere ve karar yeri elbette parlamentodur. Ben bu türden yazı ve konuşmaların samimiyetinden ciddi olarak kuşku duyuyorum. Kuşku duyuyorum; çünkü şunca zamandır hem Türklere ...

Devamı... »

Üniversite ve okul

Okulların ve üniversitelerin açılma sezonuna girdiğimize göre, önümüzdeki haftalarda eğitim-öğretim sorunları daha sık konuşulacak. Demek ki, bu meselede öteden beri yapıla gelen temel bir yanlış da tekrarlanacak: İlk ve orta dereceli eğitim-öğretim ile üniversite öğretimini aynı kategoride görmek. Türkiye’de üniversitenin başlı başına bir araştırma ve öğretim kurumu olmak yerine, orta dereceli öğretimin devamı olarak görülmesi, çocuklarını “hayata hazırlamak” isteyen ebeveynler ...

Devamı... »

Doğan’ın siyaseti, hükümetin siyaseti

Hükümetin 2004 yılı başındaki meşhur “Uzanlar operasyonu”nu herhalde hatırlıyorsunuzdur. O zaman rakip medya gruplarının, bu arada Doğan Medya Grubunun, bu operasyonu eleştirmek şöyle dursun, aksine desteklediklerini de hatırlıyor olmalısınız. O zaman Dünden Bugüne Tercüman’da şöyle yazmıştım: “(B)u olayın gösterdiği ve gözümüzü açması gereken asıl şey, özgürlükler karşısında devletin icabında ne kadar keyfi davranabileceği, isterse veya uygun bir bahane bulursa hak-hukuk ...

Devamı... »

Hangi kurucu felsefe?

     Malum, kimi üniformalı devlet erkânı, CHP’liler ve bedenleri yerine zihinlerine üniforma giydirmiş bazı gazeteci-yazarlar sık sık şöyle bir görüşü dile getiriyorlar: “Cumhuriyet’in kurucu felsefesinden kimse sapamaz.” Ama bu görüş ahlâki olarak yanlış olduğu kadar, tarihsel gerçeklerle test edildiğinde de ondan savunucularını hoşnut edecek bir sonuç çıkmaz. Peki ama, yeni Türkiye’nin kuruluşuna hakim olan siyasi doktrin gerçekten de o mudur?.. Herhalde ...

Devamı... »

Yargının yeni görevi: ‘Koruyup kollama’

Yargı Reformu Stratejisi”ni eleştirme sadedinde Yargıtay Birinci Başkanının dile getirdiği yargının bağımsızlığıyla ilgili görüşler şöyle özetlenebilir: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na TBMM’nin üye seçmesi ve Adalet Bakanıyla Müsteşarının Kurul üyeliğinin korunması “yargının siyasallaşması”na yol açacağından yargı bağımsızlığına aykırıdır. Bunun demokratik meşrulukla açıklanması da mümkün değildir. 1. Başkan yanlış olarak yargı ile HSYK’yı özdeşleştirilmektedir. HSYK “yargı” değil, yargıyla ilgili idari bir ...

Devamı... »

Yargı reformu stratejisi

Avrupa Birliği’ne uyum çalışmaları çerçevesinde, Adalet Bakanlığı’nca ilgili yargı kurum ve kurulları yanında Avrupa Komisyonu’nun da katkıları alınarak hazırlanan “Yargı Reformu Stratejisi”  açıklandı. Stratejinin temel amaçları, gayet isabetli olarak, yargının bağımsızlık, tarafsızlık ve etkinliğinin artırılması olarak belirlenmiş, ama ben bu yazıda sadece “bağımsızlık”la ilgili hususlar üzerinde durabileceğim. Yargının bağımsızlığını güçlendirmek üzere yapılması tasarlanan düzenlemeler şöyle özetlenebilir: HSYK’nın yeniden düzenlenmesi, hakimlerin ...

Devamı... »