Mustafa Erdoğan

Başbakan mı ‘bazı köşe yazarları’ mı haklı?

 AKP hükümetlerinin bugüne kadar karşı karşıya kaldıkları komitacı-cuntacı  tertiplerin asıl zararı Türkiye halkının özgürleşme ve demokratikleşme davasına verdiğine şüphe yok. Ama bu tertipler AKP liderliğinde de kafa karışıklığına ve bocalamaya yol açıyor. Bu kafa karışıklığının sergilendiği örneklerden biri, muhtelif konularda AKP yönetiminden ve hükümet canibinden zaman zaman sadır olan tutarsız, ...

Devamı... »

Güvenlik Devletine Doğru

Millî İstihbarat Teşkilâtı’nın yapısını ve işleyişini yeniden düzenleyen malum kanunu çıkarmak suretiyle, AKP iktidarı son yıllarda içine girdiği devletleşme yolunda ileriye doğru büyük bir adım daha atmış oldu. Böylece, AKP sayesinde güvenlik ve istihbarat odaklı yeni bir devlet anlayışına geçmek üzereyiz. Düşününüz ki, bütün vatandaşları hem MİT’in gözetimi altına koyan ...

Devamı... »

Özgürlük hukuk ve demokrasi

Demokrasinin toplumsal varoluş bakımından ifade ettiği değer, elbettetartışmasızdır. Yine de siyaset teorisi öteden beri bir siyasî ideal olarak demokrasinin değeri konusundaki tartışmalarla doludur. Bu tartışmaların gösterdiği temel bir gerçek şudur ki, demokrasi ne yegâne, hatta ne de en üstün toplumsal-siyasal değerdir. Şüphe yok ki, özgürlük, adalet ve hukukun üstünlüğü de toplumsal ...

Devamı... »

AKP fenafil devlet oldu

Anayasa hukukçusu Mustafa Erdoğan, AKP’nin halini Hallac-ı Mansur’la açıkladı: Devlette eriyip yok oldular. Yani devlet gibi düşünmeye başladılar  Hukukçu Prof. Erdoğan’a göre devlet Cemaat’i düşman olarak kodlamıştı. Muhtemelen onu, dostu AK Parti eliyle tasfiye etmeyi daha rasyonel buldu. Bu süreçteki hukuksuzluklar ise ilk Osmanlı anayasasını hatırlatıyor Polisin savcının talimatını yerine ...

Devamı... »

Devletle bütünleşme sivilliği bitiriyor

Röportaj: Muhsin Öztürk, Aksiyon Dergisi Yerli yerine oturmayan siyasi yapı, bir türlü demokratikleşemeyen devlet, her daim ötekileşen toplum. Böyle zamanlarda depremlerde sağlam bir sığınak arar gibi ararız entelektüeli. O yüzden Mustafa Erdoğan’ı okuyacaksınız. Üniversitenin son yılında, “Türki-ye’de demokrasinin gelişimi ve handikapları” konulu bitirme tezini ellerine bıraktıktan sonra da hep yollarımız ...

Devamı... »

Anayasa meslesinde küçük bir ümit

Anayasa Uzlaşma Komisyo-nu’nun bu yöndeki çalışmalarını durdurmasıyla, yaklaşık iki yıl süren “yeni anayasa” yapımı süreci ne yazık ki başarısızlıkla sonuçlanmış oldu. Sürecin sona erdiğini, TBMM Başkanı’nın Komisyon başkanlığından çekildiğini açıklaması ve Komisyon’un AKP’li üyelerinin Komisyon çalışmalarına artık katılmayacakları yolundaki beyanları tescil etmiş oldu. Aslına bakılırsa, sonucun böyle olacağı epey bir ...

Devamı... »

Kürt sorunu, başkanlık ve yeni anayasa

Bu yazı Zaman Gazetesi‘nde yayınlanmıştır. Epey bir süredir Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, daha doğrusu Sayın Başbakan’ın “başkanlık sistemi”ne geçmeyi istediği biliniyor. Nitekim basın-yayın organlarında iktidar partisinin, bu yönde hazırladığı bir taslağı Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunduğu haberleri çıktı. Dahası, muhalefetin bu öneriye sıcak bakmaması karşısında, AKP’nin bu işte BDP ile birlikte ...

Devamı... »

“Eşit İlgi ve Saygı”nın Düşünürü Ronald Dworkın’in Ardından

[Bu makale ayrıca Zaman Gazetesi’nde iki bölüm halinde (1,2) yayınlanmıştır.] Amerikalı hukuk ve siyaset teorisyeni Ronald M. Dworkin 14 Şubat günü 82 yaşında vefat etti. Dworkin otuz küsur yıldır İngilizce konuşulan dünyada başta hukuk teorisi alanında olmak üzere kendisine en çok atıf yapılan düşünürlerden biriydi. Kamu hukuku alanında uzmanlaşmış bir ...

Devamı... »

Yeni Anayasa İçin İnsan Hakları Gündemi

1. Genel Olarak Anayasa Yapımı Anayasa yapımı, genellikle sanıldığının aksine, öncelikle teknik-hukuki bir iş değildir. Şüphesiz, anayasa yapmanın genel olarak hukuk özel olarak da anayasa hukuku alanında uzmanlık bilgisi gerektiren teknik bir yanı vardır. Ne var ki, anayasanın kendisi hukuki olmaktan önce siyasi bir metin olduğundan, anayasa yapmanın teknik hukukçuluğu ...

Devamı... »

O sözü ırkçılık değil milliyetçilik söyletti

Yasama organında “anadilde savunma” hakkıyla ilgili kanun tasarısının görüşülmesi sırasında Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup bir milletvekilinin sarf ettiği “Türk ulusu Kürt milliyetiyle eşit olamaz” sözü genel kamu oyunda olduğu gibi CHP’nin kendi içinde de tepkiler yol açtı. Ama tuhaf bir şekilde, tepkiler “ırkçılık” eleştirisiyle ve bu sözün Kürt sorunu bağlamında yarattığı rahatsızlıkla sınırlı kaldı. ...

Devamı... »