Celal Şengör’ün kapısına “dışkı” bırakmak

Celal Şengör’ün verdiği bir röportajda sarf ettiği “dışkı yedirmek işkence değildir” sözü haklı bir tepkiye yol açtı. Konuyla ilgili söylenecek çok şey var. Ancak öncelikle Şengör’ün bu ifadesi ve röportajda sarf ettiği diğer sözlerinin düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında yer aldığını belirtmek gerekir. Zira psiko-sosyal bir linç havası yüzünden bunu ...

Devamı... »

Parça başı siyaset maksimalizme karşı

Hayli tartışmalı olan milletvekili yemin metni Leyla Zana üzerinden yeniden gündeme geldi. Bu olayı krize dönüştürmek ve krizi derinleştirmek yerine, zaten bekleyen bir problemi çözmek için bir vesile olarak değerlendirmek mümkün. Ancak bunu yapabilmek için öncelikle kökten bir tutum değişikliğine gitmek gerekir. Türkiye’de siyasete sirayet etmiş bir hastalık var: Maksimalizm. ...

Devamı... »

Leyla Zana ve yemin krizi

Milletvekili yemin töreninde Leyla Zana’nın ettiği yemin, “Türk Milleti” yerine “Türkiye Milleti” diyerek metne sağdık kalmadığı gerekçesiyle, Deniz Baykal tarafından kabul edilmedi. Bizim de missi gibi bir “yemin krizimiz” oldu. Bu hiç yoktan çıkmış ve reel siyaset bakımından hakiki karşılığı olmayan bir durumdur. Baykal bunun “krize” dönüşmesini önleyebilirdi, ancak öyle ...

Devamı... »

Devlet çocuğa zorla aşı yapabilir mi?

Anayasa Mahkemesi yakınlarda, mahkeme kararıyla dahi olsa ebeveynlerin izni olmadan çocuğa zorla aşı yapılamayacağına hükmetti. Mahkeme, açıkça kanunla düzenlenmediği sürece zorunlu aşı uygulamasını Anayasaya aykırı buldu. ZORLA AŞI Öğrendiğim kadarıyla meselenin hikâyesinden kısaca bahsedeyim. Bazı aileler aşıların güvenliğiyle ilgili çıkan çeşitli haberler sebebiyle çocuklarına aşı yaptırmak istememişler. Sağlık Bakanlığı aşı ...

Devamı... »

Bir cinayet ve katilin duygusu

Hatice Kaçmaz evlenme teklifini reddettiği bir erkek tarafından 16 bıçak darbesiyle öldürüldü. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine, sadece müebbet hapse mahkûm edildi. Katil, kurbanı ile buluşacağı parka gelirken yanında bıçak getirmesine ve bıçağı kolunun içinde saklamış olmasına rağmen, mahkeme bu cinayeti tasarlayarak öldürme olarak kabul etmedi. Dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet vermedi. ...

Devamı... »

Ak Parti’nin oyları neden fırladı?

7 Haziran genel seçimlerinden önce en iyi seçim sonucu senaryosunun Ak Parti’nin tek başına iktidar olduğu ve HDP’nin barajı geçtiği bir durum olacağını düşünüyordum. Sebebi ise Türkiye’nin yeni anayasal rejimini muhafazakârlar ve Kürtlere dayanan bu iki siyasî hareketin kurabilme ihtimalini daha yüksek bulmamdı. 7 Haziran’da beklediğim sonuçlar 5 ay gecikmeyle ...

Devamı... »

İlk yazı…

Yeni Yüzyıl Gazetesi’nin tekrar yayın hayatına başlayacağını duyduğumda umutlandım ve heyecanlandım. Beni umutlandıran Gazetenin, mevcut medya dünyasının propagandist, partizan ve kalitesiz ahvalinden sıyrılabilecek bir yayın organı olabileceği düşüncesiydi. Heyecanlandıran ise ilk yayınlandığı dönemde hevesle alıp okuduğum bir gazetede yazar olmamın istenmesiydi. Malum, ülkede cepheleşmiş iki siyasi kesim, iki ayrı kamuoyu ...

Devamı... »

Muhalefet Tarzı ve Demirtaş’ın Alkışı

Cumhurbaşkanlığı yemin töreninde iki tip muhalefet etme tarzı fotoğraf karelerine yansıdı. CHP Grup Başkanvekilinin bağırarak kitapçık fırlatması ve Selahattin Demirtaş’ın usule uygun şekilde Cumhurbaşkanını ayakta alkışlaması. Bu karelerden ilki anti-siyaseti ikincisi ise siyaseti sembolize ediyor. Demirtaş bu hareketi sebebiyle, gerçi sonra hava yavaştan terse döner gibi oldu ama, sosyal medya ...

Devamı... »

Fazıl Say Vakası, Çifte Standart ve İfade Hürriyeti

Gülay Göktürk Fazıl Say Vakası üzerine yazdığı “Bilmem Fark Ettiniz Mi…” başlıklı yazısında (19 Nisan 2013 Cuma Günü Bugün Gazetesi’nde yayınlanan yazı) haklı olarak bir çifte standarda dikkat çekerken, aslında dünyanın ifade hürriyeti ile ilgili gelip dayandığı bir çıkmazı da açık bir şekilde gösteriyor. Lakin Göktürk, bu ifadelerin nefret suçu ...

Devamı... »

Vesayetsiz Bir İktidar, Seçimle Değişen Bir Hükümet

Türkiye olarak, 3 Kasım 2002 genel seçimleriyle başlayan ve 7 Haziran 2015 genel seçimlerine kadar devam eden yaklaşık 13 yıllık dönemi sürekli bir aksiyon filmi içinde, üstelik de hep en hareketli sahnelerinin ortasındaymışız gibi geçirdik. Bütün bu dönem boyunca hiç olmayanlar oldu, hiç söylenmeyenler söylendi, hiç yapılmayanlar yapıldı. Olmadık, söylenmedik, ...

Devamı... »