Referandum sonrası

Nihayet referandum günü geldi çattı. Son hafta bile sonuçlar konusunda kolay tahminlere imkan veren bir hava oluşmadı. Anket şirketleri bizlere başabaş sonuçlar verirken, atılgan Evetçi ve Hayırcılar en az 10 puan farkla kazanmayı bekliyor. İşte tam da sonuçlara dair bu belirsizlik ve bilinemezlik, demokrasinin sihrini ve sırrını taşıyor. Demokrasinin gücü ...

Devamı... »

“Evet” ile “Hayır”, “Eski” ile “Yeni”

AK Parti tarihinde ilk defa bir sandığa eli bu kadar zayıf bir halde gidiyor. Şimdiye kadar kurulan her sandıktanistediği sonucu almayı başardı. Ancak ilk defa sandık sonuçlarından yeterince emin olamadığı bir kampanya yürütüyor. 15 Temmuz darbe girişimini yaşamış, direnmiş, başarılı olmuş ve sonrasında çok geniş kesimlerin desteğini almış bir iktidar, gücünün ve popülaritesinin zirvesinde bir lider, her ne hikmetse, tarihindeki ...

Devamı... »

Evlilik programlarından ne istiyorlar?

Bu dönem “darbe gerekçesiyle çıkarılan KHK’lar ile evlilik programları bile yasaklanmıştı” diye tarihe geçebilir. Hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş yaptığı bir açıklamada (mealen) “bu programlar hakkında çok sayıda şikayet alındığını, bu konuda bir çalışma yapılmakta olduğunu, önümüzdeki KHK ile bir düzenlemenin hayata geçirilebileceğini, böylece toplumsal taleplere cevap verilmiş olacağını” ifade etti. ...

Devamı... »

Bağlamsız “karargâh rahatsız” tepkisi

25 Şubat’ta Hürriyet gazetesinde yayınlanan “karargâh rahatsız” haberi iktidar tarafından bağlamı dışında ele alınarak aşırı bir tepki gösterilmişti. İktidar ve çevresi niye böyle bir tavır takınmış olabilir? Haber bağlamı dışına çıkarılmıştı; zira “rahatsız”dan kasıt askerin muhalefet tarafından eleştirilmekten duyduğu rahatsızlıktı. Ama sanki Hükümetten, AK Parti’den askerin duyduğu rahatsızlık kast ediliyormuş ...

Devamı... »

Karargâh rahatsız derken!

25 Şubat tarihli Hürriyet gazetesinin “Karargâh Rahatsız” haberi büyük bir çalkantıya sebep oldu. İktidar çevreleri bu haberi önce bir muhtıra olarak; tozlar biraz kalktıktan sonra arabozucu bir girişim olarak tanımladılar. Gazeteye, sahibine ve Hande Fırat’a ateş püskürdüler. İntikam yeminleri ettiler. Oysa Savunma Bakanı Fikri Işık olay henüz tazeyken meselenin “olduğu ...

Devamı... »

Cumhurbaşkanına hakaret suçu

Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisine yönelik söz ve ifadeler konusunda hiç bir zaman, fazla toleranslı ve esnek olmadı. Başbakanlığı döneminde de, hakaret gerekçesiyle çeşitli karikatür, yazı ve sözler üzerinden pek çok dâvâ açtığını biliyoruz. Cumhurbaşkanlığı döneminde de bu tutumunu sürdürüyor. Cumhurbaşkanına hakaretten açılan dâvâlar ve yapılan tutuklamalar sık sık gündeme geliyor. En ...

Devamı... »

686 sayılı KHK

AK Parti iktidarı, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL kapsamında çok sayıda KHK çıkardı. 688 sayılı KHK diğerlerinden farklı olarak her kesimden tepki çekti. Yüksek tepkinin sebebi, kamuoyunca tanınan ve FETÖ ile ilişiği olmadığı herkesin malumu olan çok sayıda akademisyenin üniversitelerindeki görevlerinden topluca ihraç edilmiş olmalarıydı. Kanaatimce, KHK’ların kullanımına yönelik ...

Devamı... »

Hangisi üstün? Hukuk mu, siyaset mi?

Hukuk ile siyaset arasındaki ilişki çok sık gündeme düşer. En son Trump’ın çıkardığı “yedi [çoğunluğu Müslüman] ülke vatandaşlarının ABD’ye girişini yasaklama” kararnamesi veya başkanlık emrine karşı, önce New York Federal Mahkemesi’nin kısmî bir engelleme kararı; ardından, Washington Eyaleti’nin açtığı dâvâ üzerine, Seattle’dan Federal Yargıç Seattle Robart’ın çok daha kapsamlı durdurma ...

Devamı... »

Çoğulcu yapıyı yok saymak

Anayasa değişikliğine yapılan en yaygın itirazlardan biri,başkanda temsil edilen yürütme ile (diğer kuvvetler olan)yasama ve yargı arasında denge ve denetleme mekanizmalarına yer verilmemiş olduğu. Gerçekten de maddelerinin tümünü birlikte değerlendirdiğimizde, hem yasama hem yargı üzerinde başkanın tartışılmaz bir üstünlük ve güçle donatıldığını görüyoruz. Değişiklikler kuvvetler arasında bir denge ve karşılıklı denetime göre değil, yasama ve yargıdan “üstün ve üstte” bir ...

Devamı... »

Resmi milli politika versus demokratik siyaset

Kemalist vesayet rejimin sonunu hazırlayan en temel husus, çok partili bir siyasi hayat perdesi önünde demokratik siyaseti iğdiş etmiş olmasıydı. Çeşitli vesayet makamlarınca belirlenmiş (veya gerektikçe belirlenen), resmi ideolojinin parçası kılınmış ve bizzat devlet tarafından koruma altına alınmış çok geniş bir politik saha, demokratik siyaset yapıcılara kapatılmıştı. Kıbrıs’tan Kürt meselesine; ...

Devamı... »