Adnan Küçük

Bireysel başvuru üzerinde koparılan fırtınalar

Hükümetin Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı’nı TBMM’ye göndermesi üzerine, bu tasarıda yer alan ve doktrinde “Anayasa şikâyeti” olarak da ifade edilen bireysel başvuruya ilişkin hükümler çok yoğun tartışmalara sebep oldu. Bu tasarının ağır eleştirilere muhatap olmasının temel sebebi, bu yolla AYM’ye Yargıtay ve Danıştay da dâhil olmak üzere yargı kararlarını iptal yetkisinin verilmesidir. En ağır ...

Devamı... »

Yargının öncelikli sorunu dosyaların azaltılmasıdır

Son ayların en tartışılan konusu yargıda yaşanan sorunlardır. Bu sorunlar o düzeye gelmiştir ki, acil önlemler alınmazsa, sistem tamamen iflas edecek gibi görünmektedir. Tabii ki bu günlere alınması gerekli önlemlerin ertelenmesi neticesinde gelinmiştir. Peki, bütün bu sorunların çözümlenebilmesi mümkün mü, mümkün ise bu nasıl olacak? Çözüm önerilerine karşı bazı çevreler katı direnç göstermektedir. Sergilenen bu direncin kaynağı nedir, niçin bir ...

Devamı... »

[Yargıtay’ın skandal Haberal kararı] Tuzun koktuğu nokta

Türkiye’de yüksek yargı menşeli çok ciddi sorunlar yaşanmakta; kolay kolay hiçbir hukuki kalıba girdirilemeyecek kararlar verilmekte. Bugün bunun en son örneğini ele almak istiyorum.Daha önce Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde görev yapan ve Ergenekon davası sanıklarından Prof. Dr. Mehmet Haberal için tahliye kararı vermeyen 9 hâkim hakkında 1.500’er TL tazminat cezası verilmişti. Birkaç gün ...

Devamı... »

12 Eylülcüler için zamanaşımı neden yoktur?

Çarşamba, 25 Ağustos 2010 08:44  Bazı kesimler, 12 Eylül darbecileri hakkında yargısal denetim yolunu açan Anayasa değişikliğinin 12 Eylül 2010 günü halkoyuna sunulması neticesinde kabul edilmesi halinde darbenin üzerinden 30 yıl geçtiği için, zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle bu kişilerin yargılanmasının mümkün olmadığını ileri sürmektedir. Bu yazıda bu iddiayı tahlil etmeye çalışacağım. Darbeciler, 12 Eylül 1980 günü anarşi, terör vb. gerekçelerle ...

Devamı... »

Yüksek Askerî Şûrâ’da kısmî normalleşme

2010 yılı Yüksek Askerî Şûrâ (YAŞ) toplantıları önceki yıllara kıyasla bir hayli farklı oldu. Bu yılki YAŞ toplantıları asker ve sivil kanatlar arasında çok ciddi çekişmelere sahne oldu. Bu çekişmeli toplantılar bazı kesimlerce “YAŞ’da Kriz” şeklinde kamuoyuna sunuldu. YAŞ toplantılarında askeri kesim ile sivil kesim arasında gerilim yaşanması bir ilk değildir; geçmiş yıllarda da benzer gerilimler yaşanmıştır. Bunların çoğunda siyasi ...

Devamı... »

Demokraside gizli anayasa olur mu?

Hukuk devletinde ‘gizli anayasa’ söz konusu olamaz. Buna dair kuşku bile hukuk devleti ilkesine zarar verir. Biz ise ‘gizli anayasa’nın iç tehdit-dış tehdit tanımındaki değişiklikleri tartışıyoruz. Türkiye’de Milli Güvenlik Siyaset Belgesi şeklinde ifade edilen ve kamuoyunda kendisinden “Gizli Anayasa” ya da “Kırmızı Kitap” şeklinde söz edilen belgede, bazı köklü değişiklikler yapıldığı yansıdı kamuoyuna. Yapılan değişiklikle iç ve dış tehditlerin yeniden ...

Devamı... »

Paket reform özelliğini koruyor…

Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP tarafından iptali istenen ve halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazete’de yayımlanan 5982 sayılı anayasa değişikliği paketini kısmen iptal etti. Bu kararın herkesi tam olarak tatmin ettiği söylenemez. İptal davasını açanlar, paketin hiç olmazsa HSYK ve AYM’nin yeniden yapılandırılmasına ilişkin bütün maddelerinin iptal edilmesi beklentisi içinde idiler. Karar bu beklentiye cevap vermekten çok uzaktır. Kararın, iptal davasına karşı ...

Devamı... »

Anayasa Mahkemesi’nin esastan denetimi yoklukla malul müdür?

Anayasa değişikliğinin Anayasa’nın ilk dört maddesine göre denetlenmesi, açıkça bir “esastan” denetimdir. Bunun bir başka izahı yoktur. AYM’nin anayasa değişikliği kanununu esastan denetlemesi, Anayasa’nın vermediği, hatta açıkça yasakladığı bir yetkinin kullanılması anlamına gelir. Bu da, hem Anayasa’nın 6. maddesine hem de 148. maddesine aykırılık teşkil eder. Dahası, AYM, son anayasa değişikliğinde, hukuken yasalaşma süreci tamamlanmamış bir anayasa değişikliği paketi hakkında ...

Devamı... »

Değişiklikler Anayasa’ya uygundur

Hakkında iptal davası açılan anayasa değişikliğinin yayımlandığı gün, 14 hukukçu Cumhurbaşkanı Gül’e mektup göndererek, değişikliğin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ederek veto edilmesini istedi. Gerek CHP’nin iptal isteminde, gerekse 14 hukukçunun mektubunda anayasa değişikliğinin şu noktalardan Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür:  (1) Anayasa değişikliği önerisinin TBMM’ye hükümet tasarısı gibi sunulmuş olması; (2) Oylamanın gizliliği ihlal edecek şekilde yapılmış olması; (3) Paketin ...

Devamı... »

Demokratik Cumhuriyet’in 60. sene-i devriyesi

Ülkemizde kalıcı şekilde ilk defa demokrasiye 14 Mayıs 1950 günü geçilmiştir.  Peki, niçin çok partili hayata geçiş tarihi olan 7 Ocak 1946, demokrasiye geçiş günü olarak görülmemekte de, ilk demokratik seçimlerin yapıldığı 14 Mayıs 1950 günü demokrasiye geçiş tarihi olarak değerlendirilmektedir? Bugün bu soruya cevap bulmaya çalışacağım. Demokrasi salt çok partililikten ibaret değildir. Şayet bir ülkede birden çok parti bulunsa ...

Devamı... »