.: Emre Turku

Asıl Mesele TEOG Değil!

Yeni gündemimiz TEOG’un kaldırılması. Yani gündem daha çok bunun üzerinde yoğunlaşmış durumda fakat asıl gündemin TEOG veya kaldırılması değil de nasıl kaldırıldığı olması gerektiğini düşünüyorum. Sistemin ne olduğu, nasıl olduğu, mevcut sistem iyi miydi kötü müydü, yerine gelecek olan çok daha iyi mi olacak? Bu sorularla ilgilenmek istemiyorum. Bunlar farklı, bu konuda uzman kişilerin kaleme alabileceği bir yazının konusu olabilir. Benim şu an için üzerinde durmak istediğim nokta bu değişikliğin nasıl gerçekleştiğidir.

Bu değişikliğin zamanı ve yöntemi gerçekten de oldukça rahatsızlık verdi. TEOG belki de gerçekten sağlıklı bir sistem değildi farklı bir düzenlemeye ihtiyacımız vardı. Bunlar kabul edilebilir gerekçelerdir. Buna itiraz etmiyorum. Fakat böylesi önemli (Erdoğan basit bir konu diyor ama etkisi oldukça fazla olan bir konuya basit demek haksızlık olacak sanırım) bir konuda bu kadar ani bir karar sağlıklı sonuçlar doğurmayacaktır.

Her şeyden önce bu değişiklik yapılacaktı ise bunun zamanı eylül ayı olmamalıydı. Eğer bu durum eylül ayına kaldıysa o zaman bu sınavın bu sene son kez yapılması şeklinde bir yol izlenmeliydi. Çünkü insanlar kurslara yazılma işlerini mart-nisan aylarından halletmeye başlıyor. Kursların indirim sınavları, erken kayıt avantajları gibi bazı kampanyalarından yararlanılıyor. Gerek çocuklar gerek aileler gerekse kurs işletmecileri aynı anda mağdur olmuş durumda.

Bu zamansızlığın yaratmış olduğu mağduriyetlerin yanı sıra değişikliğin nasıl gerçekleştiği de ayrı bir rahatsızlık sebebi oldu. Erdoğan karşıyım dedi ve konu kapandı.

Sürecin nasıl geliştiğine şöyle bir göz atalım dilerseniz:

Erdoğan 15 Eylül tarihinde katıldığı bir televizyon konuşmasında “Ben TEOG olayını istemiyorum. Ve bunu da artık yanlış buluyorum. … TEOG’un kaldırılması lazım.” dedi ve akabinde program sunucusunun “Nasıl bir süreç beklemeliyiz?” sorusuna “TEOG kaldırılacak hemen, kaldırdık bitti.” dedi.

Ardından 17 Eylül’de yurtdışına çıkmadan önce yaptığı basın toplantısında da “Uygulamaya girmesi konusunda herhangi bir mani yok. Çok basit bir konu. … Hemen bu adımın atılması mümkün. … Temenni ediyorum ki süratle bu ülke gündeminden çıkartılacaktır.”

Erdoğan’ın bu açıklamalarından sonra, 19 Eylül tarihinde, Bakan İsmet Yılmaz “TEOG bu sene uygulanmayacak.” diye bir açıklama yaptı.

Evet, milyonları doğrudan etkileyecek olan bir değişikliğin hikâyesi sadece bu kadar.

İşin başka bir tuhaflığı da yerine neyin getirileceğinin henüz tam belli olmaması. Bakan bey “bize güvenin, niyetimiz salih”, “1 ay içerisinde teklif bakanlar kuruluna sunulacak” diyor. Belli ki neyin getirileceği konusunda hazırlık da hakkıyla yapılmış değil.

“Daha iyiye daha iyiye daha iyiye” doğru hedef gösteriyor Yılmaz. Evet belki de gerçekten daha iyi bir şey gelecek ama bu kadar acemice bu kadar oldu-bitti şeklinde bir süreç işletilemez. 15 yıllık bir iktidarın bu kadar düşüncesizce hareket etmesini anlamakta zorlanıyorum.

Erdoğan söylüyor ve icraat yapılıyor. Erdoğan söylediyse tamamdır. Hemen yapılmalıdır. Böyle bir resim vermek için özellikle mi uğraşılıyor acaba?

Ayrıca bakınız...

Liberallerin “Bu Ülke”yle İmtihanı

Liberallerin “Bu Ülke”yle İmtihanı

Bu yıl Liberal Düşünce Kongresi’nin yirmi ikincisini düzenledik. Her yıl Kasım ayında, Kapadokya’da düzenlediğimiz kongreye, ...