24 Haziran’a giderken muhalefet sorunu | Hür Fikirler

.: Mehmet Ali İlkaya

24 Haziran’a giderken muhalefet sorunu

24 Haziran 2018 Pazar günü için erken genel seçim kararı alındı. Bu tarihi bir seçim çünkü yeni hükümet sistemi ilk kez bu seçimde belirlenecek. Kararın kamuoyuna duyurulmasıyla kadim problem yeniden gün yüzüne çıktı: “muhalefet sorunu”. Demokrasi teorisine göre, demokrasinin en önemli aktörü muhalefettir. Zira her zaman bir iktidar bulunur ama kaliteli etkin bir muhalefet yoksa ülkenin siyasal kaderi karanlığa mahkumdur. Tam bu noktada bizim müzmin problemimiz bir kez daha nüksetti. Çok ciddi bir muhalefet sorunumuz var.

Seçim öncesi iktidar dezavantajlıdır. Bu durum Türkiye’ye has bir durum da değildir. Dünyanın her yerinde böyledir. Türkiye’deki sorunlar ise gerçek anlamda zordur. Suriye konusu, Afrin operasyonu, sayıları 3 milyonu geçen sığınmacılar, neredeyse 4 yılı bulan yüksek kur fiyatları, yüksek enflasyon, yüksek işsizlik gibi ekonomik problemler… ABD ve AB ile gergin ilişkiler, PKK ve PYD gibi şiddet örgütlerine tüm dünyadan sağlanan ayni ve nakdi yardımlar, meşrulaştırma adımları daha neler neler… Bütün bu faktörleri yönetmeye çalışan iktidar yorgundur, yıpranmıştır, yüzü eskimiştir. Bu nedenle Ak Parti seçime önemli dezavantajlarla girmektedir. Buna rağmen Ak Parti muhalefete oranla en hazırlıklı, en organize siyasi partidir. Bütün bu fırsatları bir seçim zaferine dönüştürmesi gereken muhalefet ise yerlerde sürünmektedir.

Muhalefetin Resmi

Önce seçim kararına yaklaşımlarına bakalım. Muhalefet sözcüleri, tabanları ne dedi: “baskın seçim, hazırlıksız yakalandık…” Sormazlar mı? İşiniz ne? Hiçbir sorumluluğunuz yok, nişanlılar gibi her hafta muhalefet parti başkanları, sözcüleri ve siyasetçileri görüşmüyor muydu? Dedikodu mu yapıyordunuz? Geyik muhabbeti mi yapıyordunuz? Ne yapıyordunuz? Seçime sizin her an hazır olmanız gerekmez mi? Başkan adayınızı şimdiye kadar tüm toplumun ezberlemiş olması gerekmez mi? Projelerinizi çoktan toplumun önüne koymanız, hedeflerinizi ilan etmeniz beklenmez mi?  Dış politikada, ekonomide vb. siyaset kurumunun yönetim talibi olduğu konu/problemlerde çözüm önerilerinizi dağlara taşlara yazmanız gerekmez miydi? Bütün bu sorulara bir bu kadar daha soru ve talep listesi ekleyebiliriz. Peki bu sorulara irili ufaklı muhalif partilerin verdikleri yanıt ne: “heeeç”. Böyle bir şey olabilir mi? Toplum ne yapsın, size, partilerinize kadrolarınıza nasıl güvensin? Erken seçim kararı sonrası muhalefetimiz: hazırlıksız, laçka, darmadağın haldedir.

Türkiye’de hükümet sistemi değişti. Seçilecek başkan hükümeti kuracak, parlamento ise yasaları yapacaktır. Bu basit durumu muhalif partiler bence henüz anlamadılar. Hala “tarafsız cumhurbaşkanı” vb. şeyler söylüyorlar. Bir kişi seçilecek ve bu kişi hükümeti kuracak ve yürütmenin başına geçecek. Yürütmenin başının tarafsız, tek başına olması mümkün değildir. Yasal düzenlemeler, TBMM tarafından yapılacağı için başkanın bir gruba yaslanması işin doğası gereğidir. TBMM’de bir grubu olmayan ya da küçük bir gruba sahip olan başkanın eli ayağı bağlı olacaktır. Bütün bu faktörleri göz ardı eden şımarık, mızmız ve romantik muhalefet boş işlerle iştigal etmektedir. Sadece Erdoğan’ı devirmek motivasyonu ile seçmenin karşısına dikilmenin anlamsızlığını henüz kavramış değillerdir.

Türkiye, muhalefet açısından çok şanssızdır. Muhalefet, ciddi bir iktidar alternatifi olamamaktadır. Daha da kötüsü, muhalefet, ayak oyunları, bel altı vuruşlar, darbeler ve vesayet sistemine bel bağlamıştır. Halkın tercihine mazhar olmak yerine bürokrasinin gözüne girmekle uğraşmaktadırlar. Muhalefetin mevcut perişan halinden sadece parti üst yönetimleri sorumlu değildir. Partilerinin göz göre göre yanlış yollarda olduğunu fark eden tabanı her hangi bir “uyarı” (oylarının azalması vb.) yapmamaktadır. Seçim gecesinde birkaç serzeniş ile yetinilmektedir. Bu nedenle muhalefet tabanlarına da görev düşmektedir. Her şart ve koşulda partilerine olan desteği artık sorgulamalılar. Esasen bu fırsat 16 Nisan 2017 referandumunda ayağımıza gelmişti. Ama değerlendirilemedi, evet-hayır sonuçları arasındaki fark az olunca muhalefet bloğu şımardı. Kendilerini doğru yolda zannediyorlar. Yeni yapıya hazır değiller, değil B ve C planları, A planları bile yok. 24 Haziran muhalefet boşluğu için Türkiye’ye bir fırsat sunuyor, eski Türkiye’yle birlikte eski muhalefeti de tasfiye edelim.

Şimdiden 24 Haziran genel seçimlerinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.