.: Mehmet Ali İlkaya

15 Temmuz Zaferi Devrim mi?

15 Temmuz Zaferi bir devrim mi?  Evet bu bir devrim diye düşünenler sanırım çoğunlukta yer alıyor. Ben ise zaferin devrimsel bir görüntüsü olmakla birlikte demokrasi tarihimizde yavaş yavaş farklı veçhelerde ilerleyen ve nihayetinde 15 Temmuz günü taçlanan evrimsel bir süreç olduğunu iddia ediyorum. 15 Temmuz sanıldığı gibi aniden ortaya çıkmış, kahramanları sürpriz, kullanılan araçları yeni bir vakıa değildir. 15 Temmuz direnişinin devrim değil evrimsel bir sonuç olduğunu iki temel argümana dayanarak açıklamaya çalışacağım.

Birinci argüman: Toplumun demokrasiye bağlılığı

Türk halkı demokrasiye bağlıdır. İlk seçimlerin yapıldığı 1946 yılından itibaren demokrasi oyununu sevmiştir. Geniş toplum kesimleri demokratik sistem ile kendi yaşamı, çocuklarının istikbali arasında yakın ilişki görmektedir. Demokratik sistemi bozacak olaylara tepki vermiştir. Seçilmişlerin sonunu, “kendi elinden alanlara” mesafeli olmuş, müdahalecilerin istediğinin tam aksi istikamette olanlara destek vermiştir. Nitekim 27 Mayıs’tan sonra, Adalet Partisine, 12 Mart’tan sonra Ecevit’e, 1980 Darbesi’nden sonra, Özal’a 28 Şubat’tan bir süre sonra Erdoğan’a ve 27 Nisan e-muhtırasına karşı yine Erdoğan’a desteğini esirgememiştir, toplum. Demokrasiyi rayından çıkaracak girişimler, yapılar toplumun kahir ekseriyetince reddedilmiştir. Bu tepkiler çoğunlukla pasif, seçimden seçime ortaya çıkmıştır. Ama mutlaka toplum darbecilere tepki koymuştur. Sonuçta, toplum 15 Temmuz’a kadar yapılan demokrasi dışı yöntemlere bir şekilde karşı durmuş, yapılanları onaylamamıştır. Nihayetinde bu sefer doğrudan darbeye karşı kendini ortaya koyarak demokrasinin yanında olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

İkinci argüman: Sivil direniş olması

Devrimler şiddet ile malûldür, devrimciler günlerce, aylarca hatta yıllarca süren şiddet uygularlar. Bolşevik Devrimi, Fransız Devrimi bir sürü insanın hayatına mal olmuştur. 15 Temmuz günü Türkiye’de yaşanan ise barışçıl araç ve yöntemlerle darbeyi sona erdirme eylemidir. Darbecilerin silah, tank uçak kullanmalarına insanlara acımadan ateş etmelerine rağmen sivil halk silah kullanmamış, hemen hemen her noktada sonuna kadar silahsız mücadele etmiştir. İkna etmek, vazgeçirmek için çeşitli yöntemler kullanılmış ama asla silaha başvurulmamıştır. Türkiye tarihinin en sivil direnişlerinden birisi sergilenmiştir. Darbecilerin hemen hemen hiç kayıp vermemesi bu tezimizi güçlendirici bir sonuçtur. Bunun yanında barışçıl mücadele sırasında kamu mallarına, araçlara, bankalara, market ve mağazalara zarar verilmemesi de muazzam bir olaydır. Benzer toplumsal olaylarda oluşan maddî zararları hepimiz biliyoruz. Darbe girişiminin bertaraf edilmesi bu yönüyle de devrimlerden farklı bir seyir izlemiştir.

Devrim kavramı Türkiye’de hem sol hem de dindar kesimde çok kabul görüyor, oysa bütün bunlardan 15 Temmuz direnişinin bir devrim olmadığını Türkiye’nin yakın tarihinde adım adım gelişen ve bir zafer ile taşlanan evrimsel bir süreç olduğu sonucu çıkıyor.